Uluslararası komplonun yerel işbirlikçileri!

Forum Haberleri —

3 Şubat 2021 Çarşamba - 23:00

  • AKP ve faşist şefi Erdoğan kapitalist sistemin projesi olduğuna dair birçok yazı yazıldı, birçok veri sunuldu. Bunun için Erdoğan, kapitalist sistemin yerel işbirlikçisi olarak Ortadoğu siyasetinde konumlandırılırken Barzani ailesi de bu işbirlikçinin yerel işbirlikçisi olmuştur.

RAUF KARAKOÇAN

Soykırımcı faşist Türk devletinin Kürtlere uyguladığı imha politikaları, sadece Türk devletinin marifeti olmayıp NATO merkezli kapitalist sistemin politikaları olduğu bilinmektedir. Kürtlere dayatılan bu imha ve soykırım zihniyeti uluslararası komplo ile özelde Kürtlere genelde Ortadoğu’ya dayatılmıştır. Faşist AKP iktidarı ve şefi Erdoğan, kapitalist sistem tarafından Büyük Ortadoğu Projesinin eşbaşkanı olarak görevlendirilmiş temsilcisidir. Ortadoğu için yazılan kanlı senaryonun uygulayıcı aktörüdür. Ortadoğu’ya yapılan müdahalenin, sözde ‘Arap baharı’nın bir ön hazırlığı olarak faşist AKP ve şefi Erdoğan iktidara getirilmiş oldu. Ilımlı İslam projesinin temsilcisi olarak öne çıkarıldı. Aslında İslam’la da alakası olmayan bir figür oluşturuldu. Filistin halkını da kullanarak, İsrail’e çatar gibi yaparak Arap toplumunda yer edinmeye ve bölgesel lider olmaya kadar yoğun bir propaganda ile şişirilerek kabul ettirilmeye çalışıldı. Oysa ki gerçek anlamda hiçbir zaman İsrail karşıtı olmadı, siyasi, ekonomik, diplomatik ilişkiler en üst seviyeye çıkarıldı. ‘Paranın rengi dini olmaz’ denilerek her türlü tutarsız, ilkesiz ilişkiye bulaştı.

Uluslararası komplonun 23. yıldönümüne girdiğimiz bu günlerde, Ortadoğu’ya yapılan müdahale ve sürmekte olan savaşın yarattığı yıkım ve yol açtığı insanlık trajedilerine bakıldığında uluslararası komplonun kapsamı ve derinliği daha iyi anlaşılmaktadır. Küresel Kapitalist sistemin tam da yaratmak istediği bir sonuçtur. Bu yıkımın yaratılmasında faşist diktatör Erdoğan’ın oynadığı rol başattır. DAİŞ’in resmi gücü olarak Irak’ın yıkımında, Suriye savaşının derinleşmesinde, Rojava’yı ve Başûr’u işgal etmesinde, Libya ve Karabağ müdahalesine kadar bölgesel istikrarsızlığın temel kaynağında diktatör Erdoğan vardır.

AKP ve şefi Erdoğan kapitalist sistemin projesi olduğuna dair birçok yazı yazıldı, birçok veri sunuldu. Merdan Yanardağ’da da bu konuyu kitaplaştırmıştı. AKP’nin bu kadar uzun süre iktidarda kalmasının bir nedeni de kapitalist sistemin kendisine duyduğu ihtiyaçtandır. Türkiye’yi yıkımın eşiğine getirmesine rağmen halen iktidarda kalıyorsa kapitalist sistemin yerli işbirlikçisi olduğundandır. Büyük Ortadoğu projesinin yerel işbirlikçisi olarak görevlendirildiği için zaman zaman efelenmesine de fazla ses çıkarılmamaktadır. Hatta Kürtlere karşı insanlık dışı suçlar işlemesine rağmen kapitalist sistem tarafından desteklenmektedir. Kürt Halk Önderinin uluslararası komplo ile yakalanmasının ardında AKP projesi devreye girmiş ve paralelinde Kürt özgürlük hareketinin tasfiyesi de amaçlanarak Kürtlerden de yerel işbirlikçilerin oluşturulması hedeflenmiştir. Yani AKP ve şefi Erdoğan, kapitalist sistemin yerel işbirlikçisi olarak Ortadoğu siyasetinde konumlandırılırken Barzani ailesi de bu işbirlikçinin yerel işbirlikçisi olmuştur.

Faşist şef Erdoğan’ın Kürt özgürlük hareketine karşı her alanda imha amaçlı operasyonlar yapmasına onay veren kapitalist sistem, yerel Kürt işbirlikçisiyle de her düzeyde ilişki kurmaktadır. İşbirlikçi Barzanilerin yerel Kürt devletçiliğine, bölgesel yönetimine onay vermelerinin karşılığında özgür Kürde düşmanlık vardır. Faşist Türk devletinin Güney Kürdistanı işgal etmesine yardımcı olan işbirlikçi Barzani’nin amacı da Kürt halkının özgürlüğü ve Kürdistan’ın bağımsızlığı değildir. Diktatör Erdoğan Türkiye’yi uçurumun eşiğine getirirken Barzaniler de Kürtler ve Kürdistan’ı imha etmenin eşiğine getirmiştir. Kendi çıkarları dışında hiçbir derdi olmayan Barzani hanedanlığı, Kürdistan’ı haraç mezat satmaktadır. Türk devleti 22 askeri üs kurarak güney Kürdistanı adım adım işgal etmesine yardım etmekle temsil ettiği güney halkına da ihanet etmektedir.

İmralı işkence tabutluğunda tutulan Başkan Apo ağır tecrit koşullarına rağmen uluslararası komployu boşa çıkarmayı başarmıştır. Kapitalist sistemin öfkesi de faşist Erdoğan’ın Kürt düşmanlığı da bundan kaynaklanmaktadır. Kürt özgürlük hareketinin tasfiye edilememesi, Başkan Apo yerelden evrensel bir paradigmaya açılım yapmış olması, çözümde izlediği “3. Yol stratejisi” komployu boşa çıkarmıştır. Yıkım projesinde yer alan diktatör Erdoğan ve El Bağdadi’nin başarısızlığa uğratılması, kapitalist sistemin ön gördüğü komployu da boşa çıkarmıştır.

İster diktatör Erdoğan ister onun Kürdistan’da ki yerel işbirlikçisi Barzani olsun, Kürt halkının özgürlük mücadelesini engellemeyecektir. Kürt özgürlük hareketi DAİŞ ve artıklarına, Erdoğan gibi resmi temsilcilerine, kapitalist sistemin her türden dayatmalarına karşı insanlık mücadelesi vermektedir. İnsani değerlere bağlı, ahlak, vicdan sahibi herkes bu mücadelede yer almalıdır. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.