• Yeşim Ustaoğlu’nun Artakalan filmi San Sebastián’da dünya prömiyerini yaptı. 2008’de Pandora’nın Kutusu ile Altın İstiridye alan yönetmen yaratma gücünü yitiren şair Elif’in boğucu yaşamından kopup köklere uzanan yolculuğunu anlatıyor.

TİJDA YAĞMUR

Yönetmen Yeşim Ustaoğlu’nun yazıp yönettiği Artakalan 18–26 Eylül’de düzenlenen 74. San Sebastián Uluslararası Film Festivali’nin resmi seçkisinde yarışıyor. Ustaoğlu, 2008’de aynı festivalde Pandora’nın Kutusu ile Altın İstiridye kazanmıştı. Yaklaşık yirmi yıl sonra bir kez daha Altın İstiridye için yeniden aday.

Artakalan’ın başrollerinde Öykü Karayel ile Metin Akdülger yer alıyor. Şiirler Birhan Keskin’e, müzik ise Şevket Akıncı’ya ait. Türkiye, Fransa, Lüksemburg ve Bulgaristan ortak yapımı olan filmin uluslararası satışını The Match Factory üstleniyor. MUBI Türkiye ise haklarını elinde tutuyor.

Yeşim Ustaoğlu basın toplantısında filmin 2018’den sonra hissettiği yük ve boğulma duygusundan, çevresinde gördüğü siyasal ve toplumsal yalanlardan doğduğuna dikkat çekti.

Ustaoğlu: Boğuluyordum

Pandeminin yazma sürecini kestiğini hatırlatan Ustaoğlu şunları söyledi: “Önceki filmimi 2018’de bitirdiğimde yükümlülükler, yükler içindeydim, boğuluyordum. Çevremde ve dünyada olan biten, siyasal meseleler, insan meseleleri… Ne yazmalıyım, neden yazmalıyım diye soruyordum. Kapıyı açıp köşemden çıkmak, plan yapmadan yola çıkmak, bakmak ve anlamaya çalışmak istedim.”

Artakalan’ın boğulma ve yorgunluk duygusundan çıktığını ifade eden Ustaoğlu, “Yalnızca kendimde değil çevremdeki insanlarda da gördüğüm bir şey. Hayatımızı sistematik bir döngüye hapseden, bizi standartlaştıran, öğüten, sonunda yaratma gücümüzü tüketen bir boğulma. Tek çıkış her şeyi bırakıp dışarı çıkmak, bakmak ve anlamaya çalışmak gibiydi” diye konuştu.

Boşalan köyler

Yeşim Ustaoğlu, köklere dönmenin kendisi için önemli olduğunu belirtti ve ekledi: “Bir şekilde kopmuş durumdayız. Yardımcılarımın bazıları ‘ben o köydenim’ diyor ama yıllardır gitmemişler. Hayatlarında bir şeyin eksik olduğunu hissediyorsunuz. Bir yere, bir parçaya, bir mekana ait olmak… Ruhunuz onun parçası.”

Ustaoğlu, Artakalan’ın hazırlıkları sırasında bölgede dolaşırken Yusufeli Barajı nedeniyle yerinden edilen halkı ve sular altında kalan vadileri görünce hikayenin netleştiğine dikkat çekti.

Filmde “köklere dönmek” aidiyet ve hafızanın iç içe olduğunu ifade eden Ustaoğlu, filmde sesi bilinçli olarak öne çıkardığını, sesi “bir karakter gibi” kurmak istediğini de belirtti.

Altın İstiridye adayları arasında

Hollywood Reporter, Ustaoğlu’nun filmini yavaş tempolu ama “incelikli ve güçlü bir film sözleriyle anlattı.

26 Eylül’e kadar sürecek festivalde Artakalan’ın dışında Altın İstiridye adayları arasında Pablo Larraín, Mike Leigh gibi isimler de bulunuyor.