Vatandaşlık umutları gölgeleniyor

Vatandaşlık
- Suriye’deki Kürtler, vatandaşlık başvurusu yapmaya başlayınca, uzun süredir reddedilen haklarının iadesi umudu doğdu ama bu umut, bürokratik engeller ve geçmişteki hayal kırıklıklarıyla gölgeleniyor.
Vanadaşlık verilmeyen Kürtler, geçen hafta başında Suriye vatandaşlığı için başvurmaya başladı. Ocak'ta çıkarılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi No. 13’ten yararlanmayı umuyorlar. Kararname, Hesekê'de 1962’de yapılan nüfus sayımının sonuçlarını iptal ediyor. Bu sayım, tahmini 120 bin Kürt’ün vatandaşlıktan mahrum bırakılmasına yol açmış ve 60 yıldan fazla süren bir dışlanma mirası yaratmıştı. Vatandaşlık başvuruları için belirlenen ilk bir aylık süre, hafta başında başladı. Resmi olarak, Türkiye’den Kürtlerin göçüne yanıt olarak sunulduğu iddia edilen tek günlük bu sayım, 1950’ler, 60’lar ve 70’lerde Suriye’deki Kürtlere yönelik ayrımcı önlemler ve demografik mühendislik politikalarının bir parçasıydı. Sayım, en az 1945’ten beri Suriye’de ikamet ettiklerini kanıtlayamayan Suriyeli Kürtleri iki kategoriye ayırdı;
* Bazı kimlik belgelerine sahip olanlar Hesekê ecnebileri (yabancılar),
* Hiçbir belgeye sahip olmayanlar ya da sayım memurlarına ulaşılamayanlar ise maktumin (Arapça “kayıt dışı bırakılmış” anlamındaki maktum al-qaid’den) olarak sınıflandırıldı.
Her iki grup da kamu kurumlarından yaygın ayrımcılığa maruz kaldı; mülkiyet, eğitim ve sağlık gibi vatandaşlara tanınan hakları kaybetti.
5 il ve 9 merkezde
Suriye’nin yeni hükümeti, 13 No’lu Kararname kapsamındaki başvuruları Pazartesi günü 5 ilin 9 merkezinde almaya başladı: Heleb, Dêrazor, Reqa ve Şam’da birer, Hesekê’de ise 5 merkez. Sivil İşler Genel Müdürü Abdullah el-Abdullah, sürecin başvuru, kayıt, özel bir komiteyle mülakat, veri işleme ve başarılı olursa İçişleri Bakanlığı tarafından verilecek vatandaşlığa kabul kararı aşamalarından oluştuğunu belirtti. İçişleri Bakanlığı, ilk bir aylık başvuru süresi belirledi, bu sürenin uzunluğu nihai işlem süresini de etkileyece. Vatandaşlık alma konusunda net bir zaman çerçevesi verilmedi.
Syria Direct'den Afrin Muhammed, Qamişlo'da durumu takip edip yurttaşlarla da konuştu. Qamişlo’daki belediye stadyumunun önünde, 51 yaşındaki Assem Abdullah Hamo ve kardeşi, Pazartesi günü ellerinde tomar tomar belgeyle bekleyen onlarca Kürt’ün arasına katıldı. Ellerinde kimlik belgeleri, ikametgâh kayıtları, okul belgeleri… Kendi ülkelerinin vatandaşı olabilmek için toplayabildikleri her türlü evrak vardı. Hamo ve kardeşi gibi maktuminler yalnızca “kimlik belgesi”ne sahip. Bu belge, iki tanığın imzaladığı ve muhtarın onayladığı, sahibinin yerel yetkililerce bilindiğini gösteren bir kâğıttır. “Her yıl yenilenmesi gerekiyor” diyen 48 yaşındaki Qamişlolu Kürt Atiya Muhammed Emin İssa, “Bu yüzden elimde birçok belge birikti” dedi. Hamo, kendi belgelerinin yanı sıra Suriyeli vatandaş olan eşi ve annesinin kimlik kartlarını, bireysel nüfus kayıt örneğini ve çocuklarının isimleriyle fotoğraflarını da getirdi.
Syria Direct’in gözlemine göre; Qamişlo’daki başvuru merkezinde bekleyen ailelerin yasal statüleri çeşitlilik gösteriyordu. Bazı ailelerin tüm fertleri 'vatansız'ken, bazı ailelerde aynı aile içinde farklı statüler mevcuttu. Örneğin bir kardeş Suriyeli vatandaş olurken, diğer kardeşi 'ecnebi' ya da 'maktumin' olabiliyordu.
Hesekê’de 346 bin 242 'ecnebi'
Hesekê’deki 1962 “olağanüstü nüfus sayımı” ile vatandaşlığın geri alınması, Suriye’nin modern tarihindeki en kritik konulardan biriydi. Yıllar geçtikçe 'vatansızlar'ın sayısı arttı; 2011 başına gelindiğinde yalnızca 'ecnebi' kategorisindeki kişi sayısı Hesekê’de 346 bin 242’ye ulaşmıştı.
Beşar Esad, Nisan 2011'de 49 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’yle 'ecnebiler'in vatandaşlık başvurusu yapmasına izin verdi, ancak 'maktuminler'den hiç bahsetmedi. Syrians for Truth and Justice (STJ) örgütünün Eylül 2018'de yayımladığı araştırmaya göre; Mayıs 2018 sonuna kadar 326 bin 489 kişi Suriyeli vatandaşlığı aldı; geriye 19 bin 753 'ecnebi' kaldı.
Aynı araştırma, 2011’de 'maktumin' sayısının 171 bin 300’e ulaştığını belirtiyor. 2011 kararnamesi sayesinde yaklaşık 50 bin 400 kişi önce statülerini 'maktumin’den 'ecnebi’ye çevirerek vatandaşlık alabildi. 13 No’lu Kararname’den yararlanabilecek kesin sayı hâlâ belirsiz.
Haseke’deki Vatansız Mağdurlar Ağı ve Qamişlo merkezli Hevdesti örgütü üyesi Abbas Ali Musa’ya göre; 'maktumin' çoğunluğu Hesekê'de yaşıyor, ancak savaş sırasında iç göç nedeniyle Şam, Heleb, Reqa ve Dêrazor’da da nüfusları bulunuyor.
Tekrar mahrumiyet korkusu
'Maktum' bir Kürt’ün vatandaşlık başvurusu için kimlik, ikametgâh belgesi, belgedeki fotoğrafla uyumlu kişisel fotoğraf ve mümkünse okul belgeleri, su/elektrik aboneliği ya da soy bağını kanıtlayan belgelerden oluşan bir dosya hazırlaması gerekiyor. Avukat Avin Said en-Na’ame, başvuruların mutlaka şahsen yapılması gerektiğini, avukat veya vekil aracılığına izin verilmediğini söyledi. Qamişlo'da yaşayan ama aslen Serêkaniyêli olan en-Na’ame, Hamo kardeşler dahil birçok başvurucunun dosyasını takip ediyor. En-Na’ame, 'maktuminler' için destekleyici belge temin etmenin çok zor olduğunu belirterek, “Resmi kurumların tamamından dışlandıkları için yasal varlıkları yoktu ve elektrik sayacı kaydı gibi hiçbir kişisel belgeleri bulunmuyordu. Okul belgelerinin bile bombardıman, yerinden edilme ve göç nedeniyle korunması zordu" dedi.
Bürokrasi ve hukuki komplikasyonların yeniden vatandaşlık hakkından mahrum bırakma aracı olabileceği yönünde yaygın bir korku var. Geçmişte olduğu gibi delil yetersizliği veya idari engeller nedeniyle hak sahibi olanların dışarıda bırakılmasından endişe ediliyor. Hamo ve İssa, Pazartesi günkü başvuru merkezindeki işlemlerinin “sorunsuz” geçtiğini söyledi ama ikisi de yeni bir hayal kırıklığı yaşamaktan korkuyor. Esad rejimi döneminde çıkarılan önceki kararnamelerde de benzer şekilde istenen belgeleri sağlayamadıkları için idari engellerle karşılaşmışlardı.
Hamo, 1975’te doğduğu ve ülkesinde yaşanan tüm zorluklara rağmen terk etmediği Suriye’de “bir isme ve resmi varlığa” kavuşma hayalini gerçekleştirebileceğine inanmakta zorlanıyor. "7 çocuğum olduğunu kanıtlayabilecek miyim, evliliğimi resmi olarak kaydettirebilecek miyim, Suriyeli kimliği alabilecek miyim, evimi kendi adıma kaydettirebilecek miyim? Çocuklarım ve torunlarım eğitimlerini tamamlayabilecek mi? Yeni Suriye hükümeti gerçekten tüm bu engelleri kaldırabilecek mi?” diye soruyor.
Uygulama zorlukları
2011’den beri yaklaşık 13 milyon Suriyeli yerinden edildi veya yurt dışına kaçtı. Birçoğu önemli belgelerini kaybettiği için bazılarının gerekli evrakları toplaması zorlaşıyor. Kendisi de vatandaşlık mağduru olan Qamişlolu Kürt gazeteci Avîn Yusuf, başvuru merkezlerinin sayısının artırılması gerektiğini, özellikle Hesekê’nin tüm şehir ve kasabalarını kapsaması ve bazılarının seyahat ile masraf gücünün dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Kararname vatandaşlık sorununu ilke düzeyinde ele alsa da onlarca yıl süren eğitim, çalışma, mülkiyet ve hareket özgürlüğü yoksunluğunun yarattığı zararın telafi edilmesi için henüz net bir mekanizma oluşturmuyor. Kararname temel bir adımdır, ancak hukuki, idari ve hak temelli devamlılık gerektirir.















