- Fon vurgununda yeni bir iddia ortaya atıldı. Buna göre; 17 Eylül'de 131 fonun tasfiye kararından bir gün önce 650 hesaptan toplam 227 milyar lira çekildi. Kişi başı yaklaşık 350 milyon liralık çıkış, içerden bilgi şüphesini gündeme taşıdı.
Manipülatif işlemler yapıldığı gerekçesiyle 17 Eylül'de 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verildi. Kararın ardından fonlardaki para hareketleri gündeme geldi. İktisatçı Sabri Öncü’nün paylaştığı verilere göre; bağımsız portföy yönetim şirketlerindeki fon toplam değeri 16 Eylül’de 349 milyar 638 milyon 487 bin liraydı. Bu tutar, 17 Eylül’de 122 milyar 511 milyon 681 bin liraya düştü. Aynı dönemde hesap sayısı da 329 bin 215’ten 328 bin 565’e geriledi. Böylece bir günde 650 hesap fondan çıkarken, toplam 227 milyar 126 milyon 806 bin liralık para çekildi.
Veriler, söz konusu 650 hesapta kişi başına ortalama yaklaşık 350 milyon liralık çıkış yaşandığını gösterdi. Bu durum, tasfiye kararından önce bazı kişilerin bilgi sahibi olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi.
2 Eylül-2 Ekim arasındaki değişim de dikkat çekti. Bu fonlardaki toplam tutar 2 Eylül’de 465 milyar 718 milyon 911 bin liraydı. 2 Ekim’de ise 101 milyar 60 milyon 933 bin liraya geriledi. Böylece bir ayda toplam para çıkışı 364 milyar 657 milyon 977 bin lira oldu.
İktisatçı Nazır Kapusuz da 17 Eylül’de fon tutarının bir önceki güne göre sert biçimde düştüğüne dikkat çekti. Kapusuz, kişi başına ortalama 350 milyon liraya ulaşan tutarın, fonlar tasfiyeye kalmadan önce çekildiğini belirtti. Kapusuz, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Kim bu İnsider trade (içerden bilgi alarak haksız kazanç sağlayan) yapan 650 kişi? Parti içinde kurulan fon/hisse Whatsapp grupları olabilir mi? O 650 kişi bizzat Erdoğan rejiminin üç beyidir.”
***
AKP'li bürokrat alıp kaçtı
Fatma Betül Sayan Kaya’nın ardından AKP'li eski bürokrat Osman Arıkan Nacar’ın fondan 20 milyar lira kazandığı öne sürüldü.
AKP’li eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, fon vurgunundan 2,2 milyar lira gelir elde ettiğinin belirlenmesi üzerine AKP’deki görevlerinden ayrılmıştı. Benzer bir iddia da eski üst düzey bürokrat ve AKP milletvekili aday adayı Osman Arıkan Nacar için gündeme geldi. Türk medyasına göre; fon soruşturmasına borsada işlem gören E-Data Teknoloji şirketi de dahil edildi. Şirketin ana ortakları arasında yer alan Ali Göl tutuklanırken, yüzde 21,28 hisseye sahip Osman Arıkan Nacar’ın ise yurt dışında bulunduğu kaydedildi. Şirketin üçüncü büyük ortağının ise İsmet Köksal olduğu biliniyor.
İsmi fon vurgunuyla anılan ve 20 milyar vurgun yaptığı belirtilen Nacar, Sağlık Bakanlığına bağlı İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Tıbbi Cihaz Daire Başkanlığı, Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanlığı yapan Nacar, sonrasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı görevine getirildi.
Siyasete girmek için 2015 seçimlerinde bürokrasiden istifa ederek AKP’den aday adayı olan Nacar, listelere giremeyince müsteşar yardımcılığına döndü. 24 Haziran 2018 seçimlerinde tekrar şansını deneyen Nacar, yine aday gösterilmedi.
Nacar ailesinin diğer üyeleri de kamu ve iş dünyasında dikkat çeken pozisyonlarda yer alıyor.
***
AKP medyasında atışmalar!
Fon skandalında oğlunun adı geçen, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İBB günlerinden bu yana yanında olan Hayati Yazıcı’ya ilk kez iktidar medyasından eleştiriyormuş gibi yapıldı. Hayati Yazıcı ile ilgili iddialar TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık'ın 30 Eylül'de yaptığı sosyal medya paylaşımlarıyla gündeme gelmişti. Şık, Mustafa Yazıcı dahil 30 kişi hakkında mal varlığına tedbir kararı uygulandığını açıkladı. Hayati Yazıcı, oğlunun adının fon soruşturmasında geçmesiyle ilgili olarak ticari eylem ve işlemlerinin hukuka ve ahlaka uygun olduğunu belirterek, "Zerre kuşkum yok" ifadesini kullandı. Hayati Yazıcı’ya ilk kez iktidar medyasından eleştiri geldi. Sabah gazetesinin soldan devşirilen yazarı, "Fon soruşturmasında oğlunun adı geçen Hayati Yazıcı'ya ne buyurulur? İktidar üyesi bir siyasetçinin, 'Dar gelirli vatandaş ekonomik sıkıntı içindeyken, kara bulut gibi üzerlerine çöken bankaların tahsildarlığına soyunmak, pozisyonum gereği ailemize yakışmaz' demesi gerekmez mi?" diye sordu.
Hürriyet'teki AKP elemanı Abdulkadir Selvi ise Erdoğan'ın kapalı bir toplantıda yaptığı değerlendirmeyi aktararak, "O paraları getirecekler. Başka bir yolu yok" dediğini yazdı. Daha önce AKP'nin Salı günü Meclis Araştırma önergesi vereceğini ve böylece Araştırma Komisyonu kurulmasına öncülük edeceğini yazan Selvi, bu kez AKP'nin komisyon kurulması kararından vazgeçtiğini aktardı. Selvi, AKP'nin komisyon kurmaktan vazgeçmesini ise doğru bulmadığını söyleyebildi.
Yeni Şafak'ta yazan Erdoğan'ın eski danışman ve metin yazarlarından Aydın Ünal ise dünkü “Bu bir darbe mi?” başlıklı yazısında “Fon krizinin arkasında CIA, MOSSAD, KGB, MI6, BND, FETÖ, Siyonistler, Masonlar, Soros, dünyayı yöneten 5 zengin aile mi var? Bu bir darbe girişimi mi?” sorusunu yöneltti. Aydın Ünal, bu soruyu soranlara çok açık şöyle yanıt verdi: “Fon krizi tamamen ‘doğal’ nedenlerle ortaya çıktı. Cılız bir setin arkasında tatmin olmayan iştiha, hırs, tamahkarlık, açgözlülük, dolandırıcılık, hırsızlık, yağmacılık biriktikçe birikti. Set, arkasında biriken bu günah yığınına dayanamadı, çatırdayarak yıkıldı, şimdi önü sıra her şeyi yıkarak ilerliyor. Setin ardındakiler kadar yanındaki borsa yatırımcıları, dar gelirliler, emekliler, esnaf, şirketler, Türkiye ekonomisi, iktidar ve muhalefetiyle siyaset selin önünde sürükleniyor. Başından sonuna kadar her şey doğal. İç ya da dış mihraklar yok. Bu bir darbe girişimi de değil.”
***
Ahmet Saymadi gözaltına alındı
Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Parti Meclisi (PM) Üyesi Ahmet Saymadi, sosyal medyada hedef gösterilmesinin ardından Cumartesi gece saatlerinde sahibi olduğu Kadim Meyhane’de Narkotik Şube polisleri tarafından yapılan aramanın ardından gözaltına alındı.
TİP Milletvekili Ahmet Şık, son dönemde fon skandalıyla ilgili yaptığı açıklamalar nedeniyle iktidara yakın bir takım isimlerin hedefi olmuştu. Sosyal medyada ve bir takım çevreler tarafından Ahmed Saymadi'nin Ahmet Şık'la ortak olduğu öne sürülmüştü. SYKP yaptığı açıklamada, Saymadi'nin gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Açıklamada şunlara yer verildi: "Parti Meclisi üyemiz, önceki dönemde DEM Parti Parti Meclisi üyeliği de yapmış olan siyasetçi ve yazar Ahmet Saymadi, işyerinde Narkotik Şube polisleri tarafından gerçekleştirilen aramanın ardından gözaltına alındı. İşyerinde yapılan ayrıntılı aramada herhangi bir uyuşturucu maddeye ya da başka bir suç unsuruna rastlanmadı. Buna rağmen yoldaşımızın gözaltına alınması, kendisine yönelik kriminalizasyon girişimlerinin devamı niteliğindedir. Ahmet Saymadi daha önce de HDK’ye yönelik siyasi operasyon kapsamında gözaltına alınmış ve aylarca tutuklu kalmıştır. Dün HDK faaliyetleri, bugün başka bir kriminalizasyon girişimi… Son günlerde işyerinin iktidar yanlısı sosyal medya hesaplarınca hedef gösterilerek TİP Milletvekili Ahmet Şık ile ilişkilendirilmeye çalışılması ve hemen ardından Narkotik Şube tarafından arama yapılması da bu tablodan bağımsız düşünülemez. Aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanmaması, Ahmet Saymadi ve işyeri üzerinden Ahmet Şık’a uzanan bir itibarsızlaştırma ve kriminalizasyon girişimine ilişkin soru işaretlerini daha da büyütmektedir. Yoldaşımız Ahmet Saymadi suçsuzdur, derhal serbest bırakılsın." İSTANBUL