Yeni bir dönemin başlangıcı...
Dosya Haberleri —

.
- KNK Dış ilişkiler sözcüsü Nilüfer Koç ve Kürt Siyasetçi Hatip Dicle, Abdullah Öcalan’a Özgürlük Kürt Sorununa Çözüm kampanyasını gazetemize değerlendirdi.
- Nilüfer Koç: "Kadın hareketlerinden tutun toplumsal alanda kendi ülkelerinde sorunlara karşı mücadele eden geniş rengarenk siyasi bir yelpaze bu kampanyaya katıldı. Kampanya katılan herkes Öcalan’ın sadece Kürt halkını lideri olmadığını ve fikirlerinin uğruna mücadele ettikleri sorunun yegane çözümü olduğunu söyledi."
- Hatip Dicle: "Ortadoğu çok daha kanlı bir ortama doğru gidiyor bu durumda Önderliğin özgürlüğüne daha fazla değer biçmek durumundayız. Bu sadece bir başlangıç. Tüm dünya çapında devam edecek kampanyada, yeni önerilerle Önderliğin fiziki özgürlüğü sağlanana kadar devam edecek. Bu hamle sürekli ve amacına ulaşana kadar kesintisizdir.”
REWŞAN DENİZ
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'dan 31 aydır hiçbir haber alınamıyor. İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde mutlak tecrit altında tutulan Öcalan'ın fiziki özgürlüğü ve Kürt sorununun çözümü için uluslararası çapta yeni bir hamlenin startı verildi. 9 Ekim Komplosu’nun 25. yıl dönümünü vesilesiyle ve Abdullah Öcalan’ın yaşını sembolize eden 74 merkezde eş zamanlı açıklamalar yapıldı. Fransa, Belçika, Almanya, Avusturya, İtalya, İspanya, İsviçre, İsveç, İngiltere, İrlanda, Hollanda, Danimarka, Norveç, Kıbrıs, Yunanistan’dan okyanus ötesinde Avustralya, Arjantin, Kolombiya, Ekvator’a, Kenya, Japonya, Hindistan, Bangladeş, Doğu Timor ve Filipinler’e kadar dünyanın dört bir yanında Öcalan'ın fiziki özgürlüğü talep edildi. Açıklamalara, uluslararası sendikalar, siyasi partiler, parlamenterler, aktivistler, kadınlar, gençler, sivil toplum örgütleri, çevreci gruplar, Nobel barış ödülü sahipleri, filozoflar ve yazarlar da destek verdi. Kurdistan Ulusal Kongresi (KNK) Dışilişkiler sözcüsü Nilüfer Koç, kampanyayı gazetemize değerlendirdi. Kampanyanın Avrupa’nın her yerinde Asya, Afrika kıtasından, Japonya’dan Bangladeş’e kadar her yerde yankı uyandırdığını belirten Koç, “İlk defa küresel çapta böyle bir eylem gerçekleşiyor ve ilk defa bu kadar çok renkli ve etkili oldu” dedi.
Geniş bir siyasi yelpaze
Kampanyada siyasal yelpazede birçok partinin yer aldığını belirten Nilüfer Koç, “Bazı ülkelerin siyasetine yön veren merkezler olarak ulusal meclisler de basın toplantılarının yapılması da önemli bir gelişmeydi. Mesela Almanya'da Önder Apo'nun özgürlüğünü talep eden bir basın toplantısına izin verildi. Kadın hareketlerinden tutun toplumsal alanda kendi ülkelerinde sorunlara karşı mücadele eden geniş rengarenk siyasi bir yelpaze bu kampanyaya katıldı. Kampanya katılan herkes Öcalan’ın sadece Kürt halkını lideri olmadığını ve fikirlerinin uğruna mücadele ettikleri sorunun yegane çözümü olduğunu söylediler” diye belirtti.
‘Çözümün anahtarı Öcalan’
Bu kadar kişinin bir araya gelmesinde 2,5 yıldır bir halkın Önderinden haber alama adaletsizliğe tahammül edememenin olduğunu söyleyen Koç, kampanya katılanların fikirlerini şöyle aktardı: “Uluslararası siyasette Kürt sorunu çözülmeli diyorlar ama çözümün anahtarını esir almışsınız ve işkence yapıyorsunuz. Çözüm istiyorsanız bunu açacaksınız. Bunun içinde kampanyanın adı, “Abdullah Öcalan’a Özgürlük Kürt Soruna Siyasal Çözüm. Kürt sorunun çözülmesi için İmralı’daki işkence sistemin acilen sonlandırılması gerekiyor.”
Renkli ve heyecan verici eylemler
Çağrının 74 merkezde planlanmasına rağmen 80’i aşkın yerde yapıldığına dikkat çeken Koç, şöyle devam etti: “Örneğin İtalya’da 15’den fazla yerde yapıldı. Herkes basın toplantısı yapmadı farklı etkinlikler de oldu. Örneğin Münih’te kent merkezinde 50 metrelik Önder Apo posteri asıldı ve yanında büyük bir hücre maketi. Hücrenin içerisinde ise Önder Apo’nun kitapları konuldu. Almanya'da belediyeler de oldu Fransa'da İtalya'da Avrupa'nın birçok ülkesinde çok farklı farklı eylemler de yapıldı. Avrupa'daki gençlik kampanyaya çok güçlü katıldı. Bazı yerlerde temsili hücreler yapılmış diyorlar ki burada bir insan fikirleriyle tutsak. Önder Apo’nun fikirlerini hepsini pankartlara yazıp onları da hücrenin içine koymuşlar. Şimdiye kadar Önder Apo’nun fikirlerinden etkilenenler vardı ama şimdi doğrudan diyorlar ki biz fikri ve fikir sahibini istiyoruz. Yapılan eylemlerin muhteşem ve insanı heyecanlandıran etkinleri oldu."
Önder Apo’nun gücü ortada
Kampanyanın ulaştığı boyuta dikkat çeken Koç, “Son 24 yıldır birçok kampanya çalışmasında yer aldım. Bu kampanyanın karakteri ve kalitesi gerçekten farklıydı. İnsanlar biz artık tahammül edemiyoruz dedi. Ve konuşmalar çok kararlı, çok netti. Bu da yeni bir düzeydir. Bu da Önder Apo’nun düşüncelerinin dünyaya yayılmasıyla beraber kendi sempatizan kitlesini yaratmasından kaynaklıdır. Önder Apo’nun gücü yapılan eylemler ile teyit edildi” dedi.
Herkes mesajını aldı
Bu kampanyanın Türk devletini de sıkıştıracağını söyleyen Koç, “Avrupa Konseyi (AK), Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Avrupa’daki diğer kurumlar bu kadar büyük bir çağrıyı görmezden gelemez. Zaten Avrupa Konseyin içinde Konseyin Parlamenterler Asamblesi’nde de birçok milletvekili aynı taleple basın toplantısı düzenledi. Eylem ve etkinliklerde toplumsal alanla ile siyasal alan birlikte konuştu. Örneğin bazı yerlerdeki basın toplantılarında normal şartlarda bir araya gelmeyen siyasi partiler Önder Apo için bir araya geldi. Bu çok önemli bir gelişme. Duymak istemeyenler duymak zorunda kaldı. Avrupa Birliği’nin Bakanlar Komitesi sekreteri, CPT’nin başkanı, AİHM’in başkanına mesajımız ulaştı. Kampanya ilk hedefine ulaştı” diyerek gündemin artık Kürt Halk Önderi Öcalan olduğunu söyledi.
Kürt halkının çok dostu var
Dünyanın birçok yerinden gelen konuşmacıların kendi devletlerini de eleştirdiğini söyleyen Koç, şöyle devam etti: “Mesela bazı konuşanlar, ‘Ben bu ülkenin vatandaşıyım ama bu devlet benim adıma hareket etmiyor. Ben bu devleti reddediyorum. Ahlaktan, vicdandan yanayım, benim ahlakım, vicdanım beni buraya getirdi. Ama benim devletim ahlaki davranmıyor. Örneğin Konsey içerisinde rolünü oynayıp İmralı sistemini değiştirmesine katkıda bulunmuyor. Ama ben Kürt halkının dostuyum ve Kürt halkının çok dostu var. O sağır dilsiz ve körleri oynayanların da hem gözünü açarız, hem ağzını hem de kulaklarını açarız bu gücümüz de var’ diyorlar.”
Tahammül sınırı aşıldı
Kampanyaya önemli bir katılım sağlandığına dikkat çeken Koç, “Ben şunu hissettim artık herkes tahammül sınırı aşılmış. Herkes burada İmralı gerçekliğinin tahammül edilemez bir durum olduğunu ifade etti. Çünkü artık vicdanlara dokunan, Kürtleri aşan bir gerçeklik. Elbette Kürtler açışından Önder Apo’nun anlamı daha farklı ama Kürt olmayanların da yüreğinde yer edindi ve vicdanları sızlatıyor. 24 yıldır söylediğimizi bugün dünyanın 74 yerinde Kürtlerin dışında insanlar rengarenk toplumlar rengarenk siyasetçiler etnik gruplar söyledi. Güney Afrika'da 4 milyon üyesi olan Evanjelik kilisesi ilk defa bir açıklama yaptı. Açıklamalarında, ‘Bu halk zaten kazanacak. Kaldı ki Kürt halkı çok büyük bedel ödedi ve hala direniyor. Siz Önderliğini esir tutarak bu halkı ve Önderliğini de durduramazsınız. O da, halk da direniyor bunu nasıl durdurabilirsiniz’ diyorlar" ifadelerini kullandı.
Yeni bir dönemin başlangıcı
Koç, kampanyanın Kürt cephesini şöyle anlattı; “Bu kampanya Kürt halkının 24 yıldır Önderliği için verdiği direnişin teyit edilmesiydi. Önderliğinin özgürlüğünü talep ettiği için kendi yakanlar ve işkencelerden geçirilenlerin yanı sıra, dağda, zindanda, ovada Kürtler olduğu her yerde direndi. Önderliğin felsefesiyle buluşarak, 74 yerde eylemin yapılmasına ön ayak oldu. Tabi 74 bölge temsilidir çok daha fazlası var. Küçük, büyük gruplar çeşitli siyasi partiler din inanç kesimleri hepsi artık ardı ardına açıklama yapıyor. Bana göre bu yeni dönem bir dönemin başlangıcı olacak.”
Bu eylemin Kürtlerin bugüne kadar verdiği emeğinin teyit edilmesi ve direnişlerinin selamlanması anlamına geldiğini söyleyen Koç, “Dostlarımız, ‘Biz de sizin direnişin katılacağız sizinle birlikte bundan sonra olacağız’ diyor. Bu bizi daha da güçlü kılıyor. Bize düşen Kürtler olarak o mesaj veren insanları tek tek dinleyelim tek tek anlayalım yüreğimizin onlarla aynı nokta için Önder Apo için çarptığını görerek daha fazla direnmemiz gerekiyor. Çünkü doğru ve güçlü bir noktadayız. O ulaştığımız düzeyi daha da üste sıçratarak kısa bir sürede İmralı işkence sisteminde bir gedik açmamız gerekiyor” dedi.
Koç, şöyle devam etti: “Dostlarımız bir adım atarsa, Kürtler olarak bizim on adım atmamız gerekir. 2,5 yıldır Önderliğimizden haber alamıyoruz. Önderlik hayatını yaşamını bütün emeğini kadınlar başta olmak üzere bu halka feda etti. Biz yaptığımız çalışmaların on kat daha fazlasını yapacağız. Onun için 74 yerdeki yapılan çağrıyı esas alarak herkes gündemini belirlemeli. Ulusal birlik noktasının merkezi Önder Apo olmalı.”
Önder Apo’ya önce Kürtler sahiplenmeli
Abdullah Öcalan’ın sahiplenilmesinde Kürt siyasetinin bazı noktalarda yetersiz kaldığını vurgulayan Koç, “Sen bir Fransız, Alman, İtalyan partisinden farklı olamazsın. Önder Apo senin özgürlüğün için mücadele etti. Öncelikli olarak o zaman Kürt siyasetini de harekete geçirmeliyiz. En çok da kadın hareketi Önder Apo'nun paradigması ve fikri sayesinde kendisiyle buluşan cins oldu. Bu devrimde en çok kazanan kadın oldu. O yüzden de başta kadınlar olmak üzere herkesin gündemi önce Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü sonra da Kürt sorunun çözümü olmalı. Polonya’dan gelen kendi ülkesinde tanınan tiyatro sanatçısı Zofia Nierodzinska, konuşma yaparken Önder Apo’nun ‘Kadını özgür olmayan toplum özgür değildir cümlesi beni çok etkiledi dedi. Ben bu sahibin sözü Öcalan için buradayım’ dedi. Bunu tek kadınlar değil, erkeklerde söylüyor” dedi.
Tali gündemleri bırakın
Avrupa’da yaşayan gençliğinde Kürt Halk Önderi Öcalan’dan çok etkilendiğini söyleyen Koç, “Burada çok sayıda genç insan var. Gençler, ‘Biz iklim sorunuyla uğraşıyoruz ama biz iklimi ideolojik sorundan kopuk ele alıyoruz. Ama Öcalan iklimi ideolojik sorunun sonucu olarak ele alıyor. Bu bizi güçlendiriyor’ diyor. Herkes kendisini Önderliğin o geniş teorik ve felsefi dünyasında buluyor, kendisine pay çıkarıyor. Onun için bu kadar sahiplenme oldu. Bu yüzden de Kürt cephesi tüm gündemlerini talihi bir noktaya indirerek, birinci gündemini Önder Apo’nun özgürlüğü yapmalı. Çünkü artık dostlukların ilanıyla daha güçlü bir noktadayız” diye vurguladı.
Kararlı bir hamle
Abdullah Öcalan’a Özgürlük Kürt Sorununa Çözüm Platformu üyesi, Kürt Siyasetçi Hatip Dicle, yeni başlayan kampanyanın bugüne kadar düzenlenen etkinliklerin en etkilisi olduğunu söyledi. “Ortadoğu çok daha kanlı bir ortama doğru gidiyor bu durumda Önderliğin özgürlüğüne daha fazla değer biçmek durumundayız” diyen Dicle, şöyle devam etti: “Bu sadece bir başlangıç. Tüm dünya çapında devam edecek kampanyada, yeni önerilerle Önderliğin fiziki özgürlüğü sağlanana kadar devam edecek.”
Amacımıza ulaşana kadar
Kampanyanın belli bir dönem olmadığını vurgulayan Dicle, “Bu hamle sürekli ve amacına ulaşana kadar kesintisizdir. Bu nedenle halkımızla tüm örgütlülüğümüzle ve tüm gücümüzle bu hamleye güç vereceğiz. Bundan sonra da planlamaların dünyada daha çok ülkelere yayılacağını rahatlıkla söyleyebilirim. Hedefimiz 74 merkezin üzerine çıktı. Çok canlı ve kararlı bir hamle bunun sonuçlarını önümüzdeki günlerde daha çok göreceğiz” diye belirtti.
Dostlarımız inisiyatif sahibi
Diplomatik ve siyasi faaliyetlerle hamlenin genişletileceğini söyleyen Dicle, “Şu an planlamamalarımızda olan Önderliğin paradigmasını ve savunmalarını her yere ulaştıracağız. Önderlik, ‘Savunmalarımın gittiği yere ben de gitmiş sayılırım’ diyor. Bu konuda büyük hamleler yapılacak. Üstelik bunlarla kalmayacak yeni önerilere de açıktır. Önderliğin savunmaları birçok dilde hazır. Bunlar panellerle seminerlerle yaygınlaştırılarak, dünya halklarına, siyasetçilerine ve aydınlarına tanıtılacak. Şimdi her ülkedeki dostlar inisiyatif sahibidir, tek merkezden yürüyen bir hamle değil. Bu yüzden çok güçlüdür” diyerek kampanyanın büyüyerek devam edeceğini vurguladı.













