• İsveç’in Kiruna kentindeki Kin Çağdaş Sanat Müzesi’nde,  Sami halkının ilk yazarlarından Johan Turi’nin eserleri yaklaşık 100 yıl sonra yeniden sergileniyor.

REWŞAN DENİZ

Kiruna’daki Kin Çağdaş Sanat Müzesi’nde “Çirkin ve Güzel Üzerine” başlıklı sergi, Sámi yazar ve sanatçı Johan Turi’nin (1854–1936) yazı, çizim, resim ve geleneksel el sanatlarını (duodji) merkezine alıyor. Eserler, neredeyse bir asırdır bu ölçekte sergilenmiyordu.

Sergi, Sami Halkı Hakikat Komisyonu’nun devletin işlediği soykırıma dair uzun süredir beklenen raporunun bu hafta İsveç hükümetine teslim edilmesine denk geliyor. Raporun, yüzleşme ve uzlaşma tartışmalarının zeminini oluşturması bekleniyor. Nitekim Norveç ve Finlandiya’da da benzer komisyonlar kurulmuştu.

The Guardın’ın haberine göre Müze müdürü Maria Lind, Turi’nin 1910’da Sami ve Danca yayımlanan, yedi yıl sonra İsveççeye çevrilen “Samiler Üzerine Bir Anlatı” kitabını şöyle tanımladı: “Turi’nin amacı İsveç halkının Samilerin ne kadar zor koşullarda yaşadığını anlamasını istemişti. Çünkü o yıllar zordu. Kralın kitabını okumasını umuyordu, okursa bir şeylerin değişeceğini düşünüyordu. Büyük olasılıkla kral okumadı ama kitap başarı kazandı.”

Samilerin ilk yazarlarından

Turi,  Norveç tarafındaki Guovdageainnu’da (Kautokeino) doğdu. Resmi sınırların yaşamı daha fazla etkilediği dönemde ailesi ren geyiği çobanlığı yapan bir aile olarak Kiruna’ya taşındı. Irkçılık, toprak uyuşmazlıkları ve sanayinin yayılması karşısında, Avrupa’nın tek tanınmış yerli halkının yaşamını kendi dilinde anlatan ilk yazarlardan biri olarak anılıyor.

Sergide Turi’nin eserleri, çağdaş sanatçılar Outi Pieski ve Johanna Minde’nin işleriyle yan yana duruyor. Sapmi’nin Finlandiya tarafında yaşayan Pieski, Turi’nin yazı ve çizimleriyle büyüdüğünü söyledi. Kağıdı toprağın kendisi gibi gördüğünü belirterek şunları kaydetti: “Bu, manzaraya uzaktan bakılan Batılı bir bakış değil. Fiilen içinde bulunduğunuz, toprağın ağının aktif bir parçası olduğunuz yer.”

Sömürge karşıtı feminizm

Pieski, Eeva-Kristiina Nylander ile birlikte Sámi kadınlarının tarihsel olarak taktıkları geleneksel başlık ládjogahpir üzerine yürüttükleri çalışmanın da sergide yer aldığını, bu başlığın yeniden kullanıma girdiğini ve “sömürge karşıtı feminizmin yeni bir simgesi” haline geldiğini ifade etti.

Pieski’ye göre Turi, yaşamı ve Sami kültürünü kendi bakışından yazarak bugünkü hakikat ve uzlaşma sürecinin yolunu açmıştı. Ancak tablo değişmedi: “100 yıl sonra hâlâ aynı noktada olmamız çok üzücü. Johan Turi’nin mücadelesiyle dile getirdiği aynı mücadeleler bugün de var. Hiçbir ulus, kendi sözlü veya yazılı tarihi olmadan var olamaz. Bunu yok saymak, ‘buradayız’ diyen bir halka varlık tanımayan çok basit bir sömürge aracıdır.” STOCKHOLM