3 Ağustos Şengal

Forum Haberleri —

3 Ağustos 2021 Salı - 23:00

.

.

  • On ikilerin iki günlük direnişine dağdan gelen gerilla ve ovadan gelen YPG ve YPJ savaşçıları eklendi, savunma büyütüldü. Şengal’den Rojava’ya insani koridor oluştu. Koridorun iki yakasındaki duvar, taştan ve telden değildi; duvar YPJ, YPG, HPG-YJA STAR gerillalarının göğüsleri idi.

QANADÊ KURDO

 İnsan yaşamında kimi günler vardır; duygunun, aklın donduğu böylesi günlerde bir anda çıkışsız, çaresiz kalınır. 3 Ağustos 2014 günü o günlerdendi.

Rojava Devriminin sıcaklığının sürdüğü, ‘Arap baharı’ dalgalarının sarsıntılarının devam ettiği bu günlerde, önceleri adı sanı bilinmeyen ve adına DAİŞ denen karanlık bir örgüt ‘tarih sahnesine’ çıkıyor ve bir anda Suriye ve Irak’ı yararak her ikisinin ortasında ‘İslam devleti’ ilan ediyordu.

Karanlığın temsilcisi olan bu örgüt, Ninova’da Musul’u alıyor ve oradan Êzîdî diyarına yönelirken, Şengal’de bulunan on bin peşmerge, Mesrur Barzani ve Serbest Lezgin denen ‘peşmerge komutanı’nın talimatı ile halkı bırakarak kaçıyordu.

74. Ferman göz göre göre geliyor, kadim Êzîdî topluluğu bir kez daha soykırım cenderesine alınıyordu. İhanet ağır, dünya kör ve sağırdı. Tam da bu anda, HPG Anakarargah Komutanı Murat Karyılan açıklama yapıyor: “Biz tüm gücümüzle Şengal halkının yanındayız, bu saaten sonra Gerilla harekete geçmiştir, biz müdahale ediyoruz.” diyordu.

Açıklamadan sonra, Amediye şehrinin karşısındaki bir vadide, savaşa değil, sanki düğüne gider gibi heyecanlı olan üç hareketli fedai gerilla taburu Egit Civyan komutasında toplanmış, Karayılan onlara askeri taktik ve planlama ile ilgili konuşuyor, konuşma bitiyor, gerillalar çantalarını hazırlıyorlar. Şehit Delal Amed Kadın gerillalarla özgün toplantı yapmak için onları vadinin sıklı ormanına toplayarak, kadın gerillaların yapması gerekenler üzerine perspektiflerini veriyor, toplantı bitiminde kadın gerillaların zılgıtları ovada yankılanıyordu.

Bahçesinde olan bir yaşlı adam, gerillaların yanına geliyor, onlara kalabalığın nedenini soruyordu. Bir gerilla komutanı yaşlı amcaya Şengal’e gitme hazırlığını anlatıyor. Yaşlı adamın durgun gözlerinde bir kaç damla akıyor, gerillalara bakıyor ve “xweda we biparêze” diyordu.

Şengal’e giden gruba katılamayan bazı gerillalar Şengal’e ulaşmak için birliklerinden firar ediyordu; fedailik ruhuyla yaşayan ve Şengal’e gitmek isteyen ancak gidemeyen gerillaların bazılarını köylerde gören halkın birliklere haber vermesi sonucu örgüt bu arkadaşları ikna etmiş, bazıları ise, Dicle nehrini aşarak Şengal’e ulaşmışlardı.

HPG anakarargah komutamı bu durumu; “Peşmerge û arteşa ıraqê ji deve gurê har direvin, lê hevalême ber bi devê gur dimeşin, ev ruhê kurdê netewîye û ruhê Kurdê azade” (Irak askeri ve peşmerge güçleri kudurmuş kurdun ağzından kaçarken, bizim arkadaşlar kurdun ağzına doğru dalıyorlar. Bu gidiş, bu duruş özgür Kürt’ün ve ulusallaşmış Kürt’ün ruhudur.) biçiminde değerlendirerek, ulusal tutumun ne olduğunu ve direnişin nasıl gelişmesi gerektiğini anlatıyordu.

Rêber Apo’nun Şengal üzerine yaptığı uyarıları dikkate alan PKK, olaydan bir kaç ay önce 16 kişiden oluşan seçkin bir gerilla birliğini sivil olarak Şengal’e göndermişti, ancak KDP bu gerilla birliğinden dördünü yol kontrolünde gözaltına almış ve zindana atmıştı Diğer on iki gerilla ise alandaydı. Halk içinde öz savunma çalışmaları yapıyorlardı, DAİŞ saldırınca bu on iki gerilla halkı dağa yönlendirmiş, çatışarak toplu kırımı engellemiş ve DAİŞ’in dağı tutmasını engellemişti. Bu on iki gerilladan biri halkı savunurken şehitler kervanına katılmıştı. On ikilerin iki günlük direnişine dağdan gelen gerilla ve ovadan gelen YPG ve YPJ savaşçıları eklenerek, savunma büyütülmüştü.

Ninova toz bulutu, kan barut, insanların elleri güneşe dönük “were hawara me ya melekê tawis” çığlıkları ile inliyordu.

Şengal’den Rojava’ya insani koridor oluştu. Koridorun iki yakasındaki duvar, taştan ve telden değildi; duvar YPJ, YPG, HPG-YJA STAR gerillalarının göğüsleri idi. Oluşturulan bu koridordan Şengal’den kaçan peşmergeler de Rojava’ya geçtiler, oradan Sêmelka köprüsünden Zaho’ya vardılar.

O ovada onlarca gerilla şehit düştü. Şehit düşen gerillalar Alevi, Sünni, Yarsan, Şiia ve Êzîdî idiler… Soran, Kurmanç, Kelhor, Hewreman, Kirmanç, Türk ve Araptılar. Onlar Apocu gerillaydılar. Onlar Kürt halkının rengiydiler, onlar vicdandılar, onlar geleceğimizin yollarını açanlardı…

O gün göğün umuduna sığınanlardan, o gün çaresiz, mecalsiz sadece ağlayan yüzünü yırtan ağıt yakan kadınlardan şimdi eser yok. Şimdi, silahlanan, örgütlü güce dönüşen, yüzünü yırtma yerine düşmanın, hayının yüzüne tüküren, ellerin parmak uçları silah tetiğinde, gözler nişangahta hedefin tam orta noktasında vurmaya hazır kadınlar, gençler var.

Mahabadlı yazar Abbas Veli, “toplumsallaşan PKK’yi dünyanın hiçbir güçü yenemez, bunun için kadında yaratığı değişime bakmak yeterlidir" der. Bugün PKK fiziki olarak Şengal de değil, ama geliştirdiği düşünce gücüyle, toplumda yarattığı dönüşümle; örgütlenen, konuşan, üreten, savaşan toplumun içerisinde, her kadının ve gencin yüreğinde, zihninde; asıl güç, asıl devrimde budur. 

İşte, TC, KDP ve Irak yönetiminin Şengal’e düşmanlıkları oluşan bu yeni toplumsallığadır. Toplumsallaşan devrimedir. 

Rêber Apo’nun dediği gibi “Özgür Kürtlük ebedidir” Şengal Kürt’ün tarihle var olma sınavı oldu, sürülmek istenen kara leke durduruldu. Bunu Şehit Komutan Egit Civyan ve hevalleri başardı, bu günde Şengal’i inşa etmek ve korumak onların ardılarının boyun borcudur.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.