- 7 yıldır devlet ve iktidar dışındaki tüm eylem ve etkinliklerin yasak olduğu Colemêrg bölgesinde halkı sindirmeye yönelik uygulamalara, fuhuştan uyuşturucuya kadar uzanan özel savaş politikaları da eşlik ediyor.
- Marînûs, Geliyê Tiyarê, Guzêreş köylerinde yaşayanlar başta olmak üzere neredeyse köylerin tamamı evlerine istediği erzağı alamıyor. Bir torba un yarım torbaya, 5 kilo çay 3 kiloya indiriliyor. Tüp değiştirmek bile sınırlı.
- Her yerde kontrol noktaları var. Sadece 47 kilometrelik Gever ve Şemzînan (Şemdinli) arasında 6 yerde kontrol noktası yerleştirilmiş ve her noktada insanlar durdurularak GBT’den geçiriliyor.
Colemêrg ve ilçelerinde yıllardır baskı altına alarak boyun eğdirmeye yönelik politikalara karşı halk da boyun eğmeme ve direnme kararlılığını gösteriyor.
Kurdistan’da iktidar halka karşı baskı, yasak ve saldırılarını aralıksız sürdürürken halk da direnişten vazgeçmiyor. JINNEWS'ten Rabia Önver'in haberine göre; iktidarın özel politikalarla halkı baskı altında tutmak istediği yerlerden biri de Colemêrg (Hakkari) ve ilçeleri. Kente yönelik özel politikalardan kaynaklı başta Gever (Yüksekova) olmak üzere 2015'ten sonra birçok şey değişti.
Gençlere yönelik özel politikalar
İktidar özel savaş politikalarını en çok da gençler üzerinde uyguluyor. Gençler de bunu kabul etmiyor. İktidar, gençlerin evlerine, mahallelerine gidişlerine kadar bir baskı oluşturmaya çalışıyor. Saat 22.00’yi gösterdiğinde evlerine gidenlerin önü kesiliyor. Bu saatlerde evine giden herkes Genel Bilgi Taraması (GBT) uygulamasından “nasibini” alıyor, kimi zaman ise bununla sınırlı kalmayarak hakarete maruz kalıyor.
Kışla ve Orman mahalleleri
İktidarın ilçeye yerleştirdiği asker ve polisler, gençlere, halka en geç saat 21.00’de evlerinde olmayı dayatıyor. İlçenin genelinde bu dayatma olsa da baskıların en çok yaşandığı mahallelerin başında da Kışla ve Orman mahalleleri geliyor. Her gece devriye adı altında mahallelerde gezen zırhlı araçlara verilen görev, halkı tedirgin etmek. Halkı, gençleri tedirgin etmeye çalışmanın yanında bir diğer uygulama ise 6 yıldır neredeyse aralıksız devam eden gözaltı, şiddet ve işkenceler. Evlere baskın yapan asker ve polisler, tüm aile fertlerine hakaret ve tehdit yağdırıyor.
Anneler nöbet tutuyor
İlçede konuştuğunuz, dokunduğunuz tüm kadınların ortak dile getirdikleri; baskı, tehdit ve işkencelerden dolayı çocuklarının evlerin önünde bile oynayamadıkları oluyor. Yaşları 6-9 arasında olan çocukların oyun oynama istemleri ve dışarı çıkmaları korkuya dönüştürülmüş durumda. Kadınlar, geceleri uyumadan sabah şafak vaktine kadar nöbet tutuyor. İktidarın ilçede yürüttüğü bu baskı ve korku politikalarına karşı başta kadınlar olmak üzere halk ise direniyor. Evini, mahallesini her şeye rağmen koruyor. Çocuklarının başına bir şey gelmemesi, katledilmemesi için direniyor.
Fuhuş ve uyuşturucu
İktidarın bölgede yürüttüğü politikalardan biri de fuhuş ve uyuşturucu kullanımını yaygınlaştırma. Bunu daha çok gençler ve kadınlar üzerinde uygulamaya çalışıyor. Yine artan kadın katliamları, şüpheli kadın ölümleri devlet politikasının bir başka yanını gösteriyor. Failler, ya cezalandırılmıyor ya da dosyalar hiç açılmadan üzeri kapatılıyor.
‘Özel güvenlik’ bölgeleri
İlçe merkezinde bunlar yaşanırken köylerde de durum daha başka. Yıllardır köylerde yaşayan insanlar, ilan edilen “özel güvenlik” bölgeleri adı altında yasaklarla karşı karşıya. Ne tarlalarına ne de yaylalarına gidebiliyor. Köylerde kalmayanlar, varsa akrabaları dahi ziyaretine gidemiyor.
Erzak yasağı
“Güvenlik” bölgelerinin yanı sıra köylerde bir başka uygulama ise erzak yasağı ya da kısıtlaması. Marînûs, Geliyê Tiyarê, Guzêreş köylerinde yaşayanlar başta olmak üzere neredeyse köylerin tamamı evlerine istediği erzağı alamıyor. Aldıkları erzaklar jandarma tarafından engelleniyor. Bir torba un yarım torbaya, 5 kilo çay 3 kiloya indiriliyor. Ocakları için kullandıkları tüpler ise başka bir engele takılıyor. Tüm köylülerin tüpü bitmeden yenisini almaları da yasak! Tarlalara, zozanlara gitmek ise hiç rahat değil. Birçok insan hayvancılık yapamadığı için, hayvanlarını satarak kent merkezine yerleşmek zorunda kalıyor.
47 kilometrede 6 kontrol
İktidarın halkı bıktırmak için yaptığı bununla da sınırlı değil. Her yerde kontrol noktaları var. 47 kilometrelik Gever ve Şemzînan (Şemdinli) arasında 6 yerde kontrol noktası yerleştirilmiş ve her noktada insanlar durdurularak GBT’den geçiriliyor.
7 yıldır her eylem yasak
Colemêrg’de bir diğer yasak ise eylem, etkinlik ve açıklamalara ilişkin. 7 yıldan bu yana sadece iki şeye yasak yok. Biri Valiliğin düzenlediği “festival” bir diğeri ise Halkların Demokratik Partisi (HDP) önüne getirilen ve HDP’ye karşı kışkırtılanlar. Kentte ve ilçelerinde halkın yaptığı hiçbir demokratik eyleme izin verilmezken, HDP’nin önüne getirilenlere polis korumasında açıklama yaptırılıyor. HAKKARİ
*****
Köye haftada dört saat su
Hava sıcaklığının 40 dereceyi bulduğu Hezex’in Hespist köyüne, haftada sadece dört saat su veriliyor.
MA'dan Zeynep Durgut'un haberine göre; Şirnex’in Hezex (İdil) ilçesine bağlı Hespist köyünde her yıl havaların ısınmasıyla birlikte su kesintileri yaşanıyor. Köy sakinlerine göre, yaz aylarında köye gelen suyun büyük bir bölümü ilçe merkezine veriliyor ve kesintiler bu nedenle yaşanıyor. Haftada sadece dört saat su verildiğini aktaran köy sakinleri, sorunun çözümü için İlçe Kaymakamlığına başvuru yaptıklarını ancak sorunun çözülmediğini ifade etti.
Suyun bir bölümünün Cehennem Deresi’ne akıtıldığı da görülürken, hava sıcaklığının 40 dereceyi bulduğu köyde kesintiler nedeniyle birçok zorluk yaşanıyor; geçiminin tarım ve hayvancılıkla sağlayan köy sakinlerinin bağ ve bahçeleri kuruyor, hayvanları susuz kalıyor.
Haftada sadece dört saat su verilmesine tepki gösteren köylüler, kayyum yönetimindeki belediye ve kaymakamlığa yaptıkları başvurulardan sonuç alamadıklarını belirterek, suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.
Su dereye akıtılıyor
Son iki yıldır yaz mevsiminde su kesintisi yaşadıklarını aktaran Hayal Oruç (34), şunları söyledi: “Bize verilmeyen su, Cehennem Deresi’ne akıyor. Haftada bir sadece dört saatliğine su veriyorlar. Evimizde su yok. Bizim evimizde havuz var, idare ediyoruz ama olmayan insanlar var, hayvanı olan insanlar var. Kaç kez itfaiyeyi aradık ama su vermiyor. Belediyenin köy hizmeti birimini arıyoruz, o da ilgilenmiyor. Belediyeye gidiyoruz, bir şey yapmıyorlar. Belediye bize, ‘Böyleydi, böyle kalacak’ diyor. Bu sorunun çözülmesini istiyoruz. Bize verecekleri su, boş boş dereye akıyor. Su deposu var, o da kilitli ve kimseye anahtarını vermiyorlar.”
Cezalandırmaya dönüştü
Su kesintilerinin cezalandırmaya dönüştüğünü dile getiren Emine Ersoy (38), “İki yıldır bu rezaleti yaşıyoruz. Haftada bir kaç saatliğine su veriyorlar. Onu bile tam vermiyorlar. Biz mağduruz. Çocuklarımız susuz. Köylüler geçimini hayvancılıkla ve bahçesiyle sağlıyor. Su olmadığı zaman nasıl sağlayacaklar? Biz ne çamaşırlarımızı ne de çocuklarımızın banyosunu yapabiliyoruz. Her ev üç-dört nüfusu var ve susuz. Traktörü olmayanın evine hiç su girmiyor. Köyde susuz kalmak çok zor. En fazla biz kadınlar zorluk çekiyoruz. Sesimizin duyulmasını istiyoruz. Biz hakkımız olanı istiyoruz. Bu gördüğünüz su Cehennem Deresi’ne akıyor. Oraya akacağına bize verseler bu kadar mağdur olmayız” dedi.
Su kesintisinden en çok kadınların mağdur olduğunu ifade eden Ayfer Oruç (35), şöyle konuştu: “Hayvanlarımız susuz, bahçemiz susuz. Hiçbir şey yapamıyoruz. Bu su bizim ama bize verilmiyor. Suyu ilçe merkezine veriyorlar. Bize haksızlık yapıyorlar. Biz nereye gidelim? Suya ihtiyacımız var.” ŞIRNAK
*****
Bedlîs’in 10 köyünde yasak
Bedlîs’in Xîzan (Hizan) ilçesinde 10 köy ve bağlı mezralarında sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
Bedlîs’in (Bitlis) Xîzan (Hizan) ilçesinde Bilgili, Akunus (Yaylacık), Govan (Sarıbal), Lanilan (Yeniçay), Xulepur (Yolbilen), Kekulan (Çalışkanlar), Sureh (Gedik), Pertavan (Akyazı), Kuran (Erencik) ve Ureh (Otluk) köyleri ve mezralarında sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
Bitlis Valilğinden önceki gün yapılan açıklamada, "Bugün saat 21.00'den itibaren ikinci emre kadar sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir" denildi. BİTLİS