Annesinin eteğinde bir Kürt Ceylan'ı 

Dosya Haberleri —

27 Eylül 2022 Salı - 20:00

Ceylan Önkol / Çizim: Serpil ODABAŞI

Ceylan Önkol / Çizim: Serpil ODABAŞI

  • Biri torbada babasının kucağında, biri annesinin eteğinde, biri kargoda annesinin kucağında, biri yaşından çok kurşunların altında... Ölüden korkan bir devlet... Kürt’ün soğuk bedeni onun haz alanı. Böyle bir kinin tarihte bile örneğini, tarifini bulmak zor. Nerdeyse yeni bir icat. 
  • Dava akutlarından Yakup Güven: "Dava cezai anlamda kapatıldı. İdare anlamında Ceylan'a kusur bulunmasına itiraz ettik. Karşı taraf yani İçişleri Bakanlığı da kendilerine atfedilen kusurun olmadığını iddia etti ve haksız olduğu iddiasıyla -yani tazminat ödemek istemedikleri için- davayı temize götürdüler.’’
  • "Dosyayı AİHM’e götürdük. Biz ihlal kararı vermesini beklerken AİHM ihlal olmadığına dönük bir karara hükmetti. Yani söz konusu cezai boyutuyla failler hakkında herhangi bir tespit işlemi, yargılama işlemi ve cezalandırma işlemi söz konusu olmadı. O şekilde dosya kapatıldı. AİHM de Ceylan'ın katledilmesine ortak oldu.’’

GÜLCAN DERELİ

Biri torbada babasının kucağında, biri annesinin eteğinde, biri kargoda annesinin kucağında, biri yaşından çok kurşunların altında, bazıları kaldırımda... Bazılarının kemikleri kayıp, bazılarının mezarları yıkılmış... Ölüden korkan bir devlet... Ölüye eziyeti yaşayanları terbiye etme, bir haz aracı olarak kullanan bir devlet... Kürt’ün soğuk bedeni onun haz alanı. Böylesi bir kinin tarihte bile örneğini, tarifini bulmak zor. Nerdeyse yeni bir icat. Son dönemlerde önümüze düşüp duran fotoğraflara bir de Ceylan gözlü bir Kürt’ün, torbada babasının kucağında olan kemiklerin, anne kucağında kargo içinde olan kemiklerin, kaldırıma gömülü bulunmayı bekleyen bir serçenin gözüyle bakalım. Neler görürüz acaba? Buna cesaretimiz var mı? Buna bakma cesareti gösterenler bu dünyayı yakmalı, yeni bir dünya kurmalı. Yoksa bu lanet sürüp gider...   

Ceylan... Gözleri delip geçiyor. Küçücük, minicik, dağlarda seke seke oynar, yaşından büyük işler, çobanlık yapardı. Ceylan Önkol. Hani köyünde birçok çocuk gibi ailesinin yükünü hafifletmek için hayvanları otlatmaya çıkarmıştı. Evinden yek vücut çıkan Ceylan'ın bedeni askerlerin havan topuyla parçalanmıştı. Annesi, dokunmaya kıyamadığı yavrusu Ceylan'ı eteğinde toplamıştı. Birçoğuna bir film karesi, kurgu, senaryoyu anımsatan bu vahşet, Kürt halkı için uzun zamandır bir rutin. Boyun eğmez Kürt’ün direnişine yanıtı bu devletin. Acizlik, acınası, tiksinti uyandırıcı... Tek kare fotoğrafı ile hafızalara kazınan Ceylan, o gözleriyle vahşeti de direnenleri de gözlüyor. Ceylan'ın gözleri hepimizin üzerinde... 

Tarih 28 Eylül 2009’u gösteriyordu. Amed’in Lice ilçesine bağlı Şenlik Mahallesi'ne bağlı Hambaz mezrasında koyunları otlatmaya giden Ceylan Önkol, Tapantepe Karakolu’ndan atılan havan mermisinin isabet etmesi sonucu yaşamını yitirdi. Olayın duyulması üzerine bölgeye koşan ailesi ve yakınları cenazenin kaldırılmasını istedi ancak 6 saat boyunca yetkililer gelmedi. Acısıyla kavrulan anne, daha fazla dayamadı ve çocuğun parçalanmış cansız bedenini üzerindeki eteğinde topladı. Köylülerin de yardımıyla cenaze bulunduğu yerden alındı. Olay yeri incelemesi ise katliamdan 3 gün sonra yapıldı. Kimse ceza almadığı gibi Ceylan kusurlu bulundu. Kürt olmaktan! Çünkü nerdeyse yüzyıldır Kürt olmak kusur bu topraklarda. Dava kapatıldı. Biz de davanın avukatlarından İnsan Hakları Derneği Amed Şube Yöneticisi Hukuk Komisyonu Sözcüsü Yakup Güven ile konuştuk.

Şüpheliye görev

Etkili bir soruşturma yapılmadığını belirten Güven, "Biz etkili soruşturma derken olayla alakalı tüm delillerin tarafsız, objektif bir şekilde toplanması, değerlendirilmesi ve buna göre bir soruşturmanın, daha sonra da kovuşturmanın yürütülmesini kast ediyoruz. Ancak bahsettiğimiz olayla ilgili de etkili bir soruşturma yürütülmedi. Çünkü son 40 yılı aşkın bir süredir özellikle 90’lı yıllardan başlamak üzere faillerin kamu görevlisi olduğu, mağdurların özellikle Kürt olduğu ölümlere, yaralamalara ilişkin olaylarda etkili soruşturmalar yürütülmüyor. Kamu görevlileri çoğu kez beraat ile sonuçlanan yargılamalara muhatap oluyor. Zaten çok azında yargılama oluyor. Çoğunda soruşturma evresinde ya takipsizlik kararı veriliyor. Ya da daimi arama kararı veriliyor. Yargılamalarda da ya beraat kararı veriliyor ya da çok cüzi hapis cezaları. Tabi kişinin herhangi bir geleceğini olumsuz yönde etkilemeyecek kararlar veriliyor. Bu olayda da benzeri bir durum oldu, savcılık etkili bir soruşturma yürütmedi, zaten savcılık incelemeyi olayın şüphelisi olan jandarma kurumuna yaptırdı" diyor. 

Dosya kapatıldı

Ceza alması gerekenlerin delilleri kararttığına dikkat çeken Av. Güven, "Olayın tarafı olan, olaydan etkilenmesi muhtemel olan, cezai yaptırım ile karşı karşıya olması muhtemel olan jandarmanın bunu yapması bir kere baştan beri delillerin sağlıklı bir şekilde toplatılmasına, değerlendirilmesine engel olan bir durum. Ki bunun akabinde zaten soruşturma boyutuyla daimi arama kararı verildi. Daimi arama kararı aslında dosyanın kapatılması demek. Bu karardan sonra dosyayı AİHM’e götürdük. Biz ihlal kararı vermesini beklerken AİHM ihlal olmadığına dönük bir karara hükmetti. Yani söz konusu cezai boyutuyla failler hakkında herhangi bir tespit işlemi, yargılama işlemi ve cezalandırma işlemi söz konusu olmadı. O şekilde dosya kapatıldı" diye vurguluyor. AİHM de Ceylan'ın katledilmesine ortak oluyor. 

Ceylan'a kusur bulundu!

Davanın idare boyutu ise tam bir skandallar zinciri. Ailenin idare mahkemede açtığı davada mahkeme tazminat ödemesine hükmediyor ancak Ceylan Önkol'u da kusurlu buluyor. Ve bir cana 283 bin TL fiyat biçiliyor! İdare boyutuna dair bilgi veren Av. Güven, "İdare mahkemesinde açtığımız davadan sonra öncelikle 5233 sayılı yasa kapsamında çok cüzi bir miktarda tazminata hükmedildi. Biz temiz makamına dosyayı götürdükten sonra temiz makamı kararı bozup yerel mahkemeye gönderdi. Yerel mahkeme daha sonra yaptığı yargılamada maddi ve manevi olmak üzere toplada 283 bine hükmetti. 283 bini de kusurları bölüştürerek yani 12 yaşındaki Ceylan’a da yüzde 10 oranında kusur atfederek tazminata hükmetti. Burada özellikle mahkeme tarafından idarenin kusurunun tespit edilmesi bizce önemli bir veri. Fakat hem Ceylan’a yüzde 10 oranında kusur atfedilmesi hem de idareye kusur atfedildikten sonra aileye 283 bin gibi hiçbir şekilde ailenin acısını bir nebze bile olsun hafifletecek, ailenin uğramış olduğu maddi ve manevi zararı bir nebze olsun azaltacak bir karar olmadığını da belirtmek istiyoruz. Açık bir şekilde öldürülen tamamen idarenin kusuru kapsamında yaşamını yitiren bir Kürt çocuğunun hayatına biçilen değerin biz hak savunucuları olarak 283 bin lira olduğunu tekrar bir şekilde görmüş olduk maalesef" diyor. 

Çocuk suçlu bulunamaz

Oysa Ceylan'ın hayvanları otlattığı yer, köylülerin düzenli olarak hayvanları otlattığı, güzergah olarak kullandığı yer, yani yaşam alanları. Köylülerin on yıllardır, belki yüz yıllardır düzenli olarak kullandığı bir alan ve yaşamlarının büyük bir zamanı buralarda geçiyor. Mahkemenin kusur kararının gerekçesinde çocuğun yaşam alanında bulunması gösteriliyor. 12 yaşındaki bir çocuğun bu yüzden suçlanamayacağının altını çizen Av. Güven, "12 yaşındaki bir çocuk duruma göre cezai müeyyidesi olmayacak olayların doğruyu ve yanlışı ayırt etmesine aslında şüpheyle bakacağımız yaş grubunda. Dolayısıyla bu çocuğun Türkiye’deki mevcut hukuka göre cezai müeyyidesi yokken, doğruyu ve yanlışı ayırt etme noktasında akli anlamda bir yetişkinlik düzeyine ulaşmamışken, çocuğun rutin yaşamını sürdürürken karşılaşmış olduğu bir durumdan kaynaklı çocuğa bir kusur atfedilmiş" diye vurguluyor.

Askeri mühimmatlar öldürüyor

Bölgede sadece Ceylan değil, çok sayıda çocuk karşılaştığı askeri mühimmat ile oynarken veya o mühimmatı almaya çalışırken, mühimmatın yanından geçerken, veya mühimmata temas ederken, benzeri durumlardan dolayı yaşamını yitiriyor, yaralanıyor, uzuvlarını kaybediyor. Geçtiğimiz günlerde Hakkari'de Temmuz ayında da Van'da iki Kürt ellerini yine patlayan bir cisim ile kaybetmiş, gözlerinde görme kaybı yaşanmıştı.