• Şefika ve Mehmet Alagaş çifti ile kızları, 27 yıl önce evden ayrılan ve 2008'de şehit düşen Hamza Erkendi’nin (Rıdvan Alagaş) mezarının bulunduğu Şehîd Binevş Mezarlığını ziyaret etti.
  • Baba Mehmet Alagaş, ilk kez oğlunun mezarını gördü ve 27 yıllık hasretle toprağını öptü. Anne Şefika Alagaş da mezarını öperek, “Benim oğlumun kokusu var bu toprakta. Burası da artık evimiz” dedi.

 

Şehit oğlu Rıdvan Alagaş’ın Gabar’daki mezarını ziyaret eden Şefika Alagaş, “Ben şanslıyım, en azından gelebileceğim bir mezarım var. Keşke tüm annelerimizin o şansı olsa. Çocuklarının mezarını, cenazesini bulamayan binlerce anne var. Bu şehitlerden, şehitliklerden, yiğitliklerden sonra pişman olmamızı da beklemesin kimse. Ben tüm annelerin yerine buradayım. Buradaki şehitlerin hepsi benim çocuğum" diye konuştu.

Şirnex’te Gabar, Besta, Cudî ve Elkê’de yıkıldıktan sonra onarılmasına izin verilmeyen 5 mezarlık bulunuyor. Bu mezarlıklardan biri Gabar’da bulunan Basret köyündeki Goristanê Şehîd Binevş Mezarlığı. Kürdistan Özgürlük Mücadelesi'nde şehit düşen HPG’li Hamza Erkendi’nin (Rıdvan Alagaş) ailesi, yıllar sonra ilk kez Şirnex’in Gabar Dağı’ndaki Basret köyünde bulunan Şehîd Binevş Mezarlığını ziyaret etti. Hamza Erkendi, 15 Nisan 2008’de Gabar Dağı’nın Geliyê Gurdila ile Karnê bölgeleri arasında çıkan çatışmada şehadete ulaştı. Ailesi, cenazesinin Şehîd Binevş Mezarlığına defnedilmesinin ardından 2014'te bir kez mezarlığı ziyaret etti. Bölgenin 'Özel Güvenlik Bölgesi' ilan edilip yasaklanmasının ardından mezarlık uzun yıllar ziyarete kapatıldı. Bölgedeki yasağın kalktığını ve başka ailelerin de çocuklarının mezarlarını ziyaret ettiğini öğrenen aile, Adana’dan yola çıkarak Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma, Dayanışma, Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) ile birlikte mezarlığı ziyaret etti.

Ellerinde çiçekler, kırmızı, sarı ve yeşil flamalarla mezarlığa giren aileden yalnızca anne Şefika Alagaş daha önce burayı ziyaret edebilmişti. Baba ve kardeşler ise Hamza Erkendi’nin şehadetinin ardından ilk kez mezarlığa geldi. Mezarlığa girer girmez oğlunun mezarını bulan Şefika Alagaş, mezarın toprağını öperek, “Benim oğlumun kokusu var bu toprakta” dedi. Hemen ardından diğer şehitleri de selamlayan Şefika Alagaş, “Onların hepsi benim çocuğum, ben hepsinin annesiyim” dedi. Oğlunun burada yoldaşlarıyla yan yana olmasından mutluluk duyduğunu ve oğluyla gurur duyduğunu da ekledi.

Adana'dan dağlarına döndü

Baba Mehmet Alagaş, 18 yıl sonra ilk kez oğlunun mezarını gördü, toprağını koklayarak oğluyla hasret giderdi. Mezarlık ziyaretinde oğlu Alagaş’ı anlatan Mehmet Alağaş, Sêrt’ten ailelerine dönük devlet baskısının artması sonucu 1993'te Adana’ya taşındıklarını hatırlatarak, “Hamza, 1999'da Önderliğe yapılan komploya karşı mücadeleye katıldı. 2008’de de burada şehit düştü. O zaman Şirnex’e geldik, aradık, mezarını başka mezarlıklarda da aradık. Annesiyle çok aradık. Sonra onunla beraber olan bir arkadaşı bize buraya getirdiklerini söyledi” dedi.

18 yıllık hasret

Oğlunun şehadetinin ardından mezarını uzun süre aradıklarını belirten Alagaş, 18 yıl sonra kavuştuğu oğlunun mezarının kendisi için büyük bir anlam taşıdığını kaydetti. MA'ya konuşan Alagaş, şunları söyledi: “2014’te sadece annesi gelmişti. Ben ilk defa geliyorum, görüyorum. Hasretle nasıl gidip görürüz diye bekledik. Yasaktan sonra nasıl geliriz diye düşündük. Sonra televizyonda gördük, aileler gelip görüyorlardı. Biz de yola çıkıp geldik. Bu şehitler hepimizin şehidi. Ben bugün sadece Hamza için gelmedim, hepsi için geldim. Bu mezarlıklar büyük emek ve bedeller ile inşa edildi ama bugün görüyoruz, hepsini kırmışlar, talan etmişler. Önceden cami vardı, misafirhane vardı, her şey vardı ama hepsini bombalarla yıkmışlar. Geride mezar taşları tek kalmış. Yıkılan mezarlıklar bir an önce onarılmalı ve aileler mezarlarını bir engelleme olmadan ziyaret edebilmelidir.”

Hamza Erkendi’nin (Rıdvan Alagaş)(sağdaki)

Çocuklarımız canlarını verdi

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne işaret eden Alagaş, “Bugüne kadar ne olduysa Önderliğin felsefesiyle oldu. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde biz Önderliğimize, onun felsefesine güveniyoruz. Biz devlete güvenmiyoruz. Bizim çocuklarımız inkara karşı canlarını verdi. 70 yaşındayım, birçok şeye şahit oldum. Kürtlerin varlığı mezara gömülmüştü, üstüne beton dökülmüştü. Özgürlük mücadelesi ile betona gömülen Kürtlerin gerçekliği yeniden canlandırıldı” dedi.

‘Bütün anneler çocuklarının mezarını görmeli’

Mezarlığı oğlunun kendisine verdiği puşi ile ziyaret eden Rıdvan Alagaş’ın annesi Şefika Alagaş ise “Keşke bütün anneler çocuklarının mezarını görse. Anneler çocuklarının kemiklerini arıyorlar, nerede olduklarını bilmiyorlar. Buradaki hepsi benim çocuklarım. Hepsi için geldim” dedi.

En azından mezar var

JINNEWS'e konuşan Şefika Alagaş, oğlunun baharda, çiçeklerin açtığı dönemde Gabar'da şehit düştüğünü belirterek, şunları dile getirdi: “Seni asla unutmayacağım Gabar Dağı. Benim oğlum şehit düştüğünde ağaçtan yapraklar döküldü. Ben asla pişman değilim oğlumun gittiği yoldan. Keşke ben de canımı verseydim Gabar’da. Ben şanslıyım, en azından gelebileceğim bir mezarım var. Keşke tüm annelerimizin o şansı olsa. Çocuklarının mezarını, cenazesini bulamayan binlerce anne var. Biz Kürtler asla bitmeyiz. Onlar yıktıkça biz yeniden inşa edeceğiz. Çocuklarımız neredeyse biz de oralıyız. Burası bizim yerimiz. Bu saatten sonra pişmanlık duymamızı bekliyorlarsa beklemesinler.”

27 yıl sonra

Hamza Erkendi’nin 27 yıl önce evden çıktığını anımsatan Şefika Alagaş, şöyle devam etti: “Oğlumun babası ve iki kız kardeşi, 27 yıllık hasretten sonra buraya geldiler. Ben daha önce bir kere mezarına gelmiştim ama hem babası hem de kız kardeşleri 27 yıl sonra ilk kez görüyorlar onu. Benim diğer bütün çocuklarım onu görmeyi bekliyor. Sürgünde çocuklarım var. Bir fotoğraf bekliyorlar. Keşke onlar da gelip görebilseydi kardeşlerini. Dün sabah saat 06.00’da Adana’dan çıkıp buraya geldik. Tek bir yerde bile durmadık yol boyu. Heyecandan, mutluluktan duramadık. Bir an önce Gabar’a, evime gelmek istedim. Artık burası da bizim evimiz oldu. Ben sağ olduğum sürece burayı bırakmayacağım.

Çok bedel ödedik

Bizler çok ağır bedeller ödedik. Canımızı, malımızı bu yolda verdik. Köylerimizi, her şeyimizi kaybettik ve tüm bunların sonunda biz hâlâ barış istiyoruz. Sağlam, kalıcı ve eşit bir yaşam istiyoruz. Artık bizi kandırmayı düşünmesinler. Bu şehitlerden, şehitliklerden, yiğitliklerden sonra pişman olmamızı da beklemesin kimse. Ben tüm annelerin yerine buradayım. Buradaki şehitlerin hepsi benim çocuğum. Oğlumun mezarına bir gül ve diğer tüm arkadaşlarının mezarına da birer gül bıraktım. Hiçbirinin diğerinden farkı yok benim için.” ŞIRNEX