Bize geri adım attıramazlar 

Kadın Haberleri —

Adalet Kaya-Berfin Polat-Fatma Gültekin

Adalet Kaya-Berfin Polat-Fatma Gültekin

  • Amed’de kutlanan görkemli 8 Mart sonrası devletin kadınlara yönelik saldırılarını değerlendiren Rosa Kadın Derneği başkanı Adalet Kaya ve dernek yöneticileri, yargı tacizinin kendilerine geri adım attıramayacağını belirtti.

YILMAZ KAYA / AMED

Sivil toplum örgütlerinin yaygın olduğu Amed’te 2015 sonrasında birçok TV, gazete, radyo, STK’larla birlikte kadın kurumları da kapatıldı. Kadın cinayetleri, şiddet olayları ve çocuk tecavüzlerinde artışlar yaşanırken, önleyici ve koruyucu politikalar üretmek, toplumun yeniden değişmesi ve dönüşmesi amacıyla 9 Kasım 2018 yılında Amed’te Rosa Kadın Derneği kuruldu.

Dernek kuruluş amacını; "Kadına yönelik toplumsal, siyasal, sosyal, kültürel, ekonomik, cinsel, psikolojik her türlü şiddetle mücadele etmek, kadına yönelik her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasını sağlayacak çalışmalar yürütmek, toplumsal cinsiyet eşitliğini yaygınlaştırmak için projeler geliştirmek, uygulamak, sivil toplum ve kadın örgütleri ile dayanışmak ve doğayı-doğal yaşamı korumak, ekolojik bir yaşam inşasını sağlamak, demokrasi ve barış kültürünü yaymak ve gerçekleştirmek” olarak açıkladı.

Kurulduğu günden bu yana ise çalışmalarıyla dikkatleri çeken derneğe, yönetici ve üyelerin evlerine her yıl polis tarafından baskınlar yapıldı. Derneğin yönetici ve üyeleri defalarca gözaltına alındı ve tutuklandı. Son olarak ise 16 Mart’ta 2022 tarihinde Rosa Derneği ve kadın hareketlerine yönelik yapılan ev baskınlarında 24 kadın gözaltına alındı. 11’i ise tutuklandı.

Gözaltına alınanlar arasında bulunan dernek başkanı Adalet Kaya ile dernek yöneticileri ve avukatları yaşanılanları gazetemize anlattı.

.
Adalet Kaya

2015’te kadın hareketi güçlüydü

2016 yılında Mardin Büyükşehir Belediyesinden Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilen Rosa Kadın Derneği başkanı Adalet Kaya, o dönem kadın kurumlarına sivil toplum açısından büyük bir kıyım yapıldığını ve içe çekilme yaşandığını ifade ederek şöyle konuştu: 2018’de dernekleşmeyle ilgili çalışmaya başladık. Birçok arkadaşımız ihraç edilmişti. Her alanda farklı niteliklere ve yeteneklere sahip arkadaşlarla çalışmayı yürütmeye başladık. 2015’e kadar Kürt kadın hareketi inanılmaz kuvvetliydi. 2015 sonrası devlet kaynaklı şiddet nedeniyle görünür olma halimiz yoktu. Kadın cinayetlerinde, şiddet olaylarında çocuk istismarlarında (tecavüz) çok ciddi artış vardı. Bu nedenle hızlı şekilde önleyici ve koruyucu politikalar üretmek toplumun yeniden değişmesi dönüşmesiyle ilgili çalışmalar yapmayı amaçladık."

Şiddetle mücadele ağını kurduk

Derneğin kuruluş başvurusu ardından kadınlar tarafından büyük bir heyecan oluştuğunu ve kadınların derneğe başvuruda bulunduklarını kaydeden Kaya, "Paramız, olanaklarımız yoktu. O dönem büyük emekle gayretle çalışmayı yaptık. Derneği açtıktan sonra hemen ağlar oluşturmaya başladık. Kendi içimizde komisyonlar kurduk. Kentteki tüm örgütlerle tek tek görüşerek bir araya geldik. Şiddetle mücadele ağını kurduk. Uluslararası birçok mekanizmayla ortak çalışma yapmaya başladık" dedi. 

Kadınlarda direniş ruhu zaten var

OHAL döneminden yeni çıkıldığı bir dönemde, kapının önünde bile basın açıklaması yapmalarına izin verilmediğini ve bunu yıkmak için yürüyüşe geçme kararı aldıklarını ifade eden dernek başkanı Kaya şöyle devam etti: Nasıl bir refleks gelişecek diye yürüyüş planlaması yaptık. Dünya kavşağından Rojava parkına kadar yürüdük. O yürüyüşün coşkusu kalabalığı kenti heyecanlandırdı ve etkiledi. Bu toplumun içindeki kadınlarda direniş ruhu zaten var. Bunu harekete geçirebilecek kuvvete ihtiyaç vardı ve biz bunu başardık. Bazen küçücük bir şey yayılabiliyor. Çok hızlı refleksler geliştirebiliyor. Kürt kadınlarında bu direnç zaten var. 2015’ten sonra sadece durdu, yok olmadı yani. Var olan o direnç vardı bizimle birlikte yeniden açığa çıktı. Ve bizi devletin hedefi haline getirdi. 2021 yılında 'Rosa' adıyla 6 operasyon yaptılar. Gözaltına alınanların çoğu bizim üyemiz, yöneticimiz değildi. Sadece etkinliklerimize katıldıkları için gözaltına alındılar. Onlar eylem yapmış biz katılmışız veya biz eylem yapmışız onlar katılmış. Daha sonra derneğimize iki kez polis baskın düzenledi. Yöneticilerimiz, üyelerimiz gözaltına alındı. En son 16 Mart tarihinde 3 kişi gözaltına alındık."

Eylem aynı, suçlama farklı

Adalet Kaya, defalarca gözaltına alındığını ve her sorguda İstanbul Sözleşmesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ve düzenledikleri barış etkinliklerinin kendisine sorulduğunu anlatarak, "Aslında kadın mücadelesine dönük bir yıldırma politikası uygulanıyor. İstanbul’da kadınlar, İstanbul Sözleşmesi ya da 8 Mart gibi etkinlikleride 2911 sayılı yasa gerekçe gösterilerek gözaltına alınıyor. En fazla soruşturma aşamasında kalıyor. Ancak Kürt kadını olmamızdan ve bu coğrafyada yaşıyor olmamızdan kaynaklı olarak direkt örgütsel bağ kurmakla suçlanıyoruz. Yaptığımız etkinlikleri bir talimatla yaptığımızı düşünüyor ve böyle bir ilişki kuruyorlar. İstanbul'da yapılan bir kadın gösterisinde gözaltına alınan Kürt kadınlara da aynı suçlamayı yöneltiyorlar" şeklinde konuştu. 

Soylu hedef gösterdi

Kaya, 2020 yılı Mayıs ayında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun açıklamasından bir hafta sonra derneklerine baskın yapıldığını ifade ederek, "Bu operasyonlar sadece Rosa’ya yapılmıyor. İlk operasyonların adı 'Rosa' idi. Son iki yıl içerisinde sendikaların kadın meclisleri, HDP kadın meclisi, TJA aktivistleri, sahada çalışma yürüten etkinliklere katılan tüm kadınlara dair operasyon silsilesi yaşadık. Bu çok ciddi bir şeydir. Belki 200’e yakın gözaltı yaşandı. Bir de son iki yıldır feminist hareketi ile ortak çalışma yürütüyoruz. Feminist hareketin Kürt kadın hareketine yönelik ön yargıları vardı. Bu yıkıla yıkıla bugüne gelindi. İnanılmaz güzel bir dayanışma içerisindeyiz. Halen bazı noktalarda ayrışmamıza rağmen birlikte mücadele ediyoruz. Ortaklaşmamız devleti rahatsız ediyor. Devleti korkutuyor" dedi. 

.
Fatma Gültekin

 

Baskılara rağmen devam edeceğiz

Rosa derneği yöneticilerinden Amed Büyükşehir Belediyesi meclis üyesi Fatma Gültekin de, OHAL ile birlikte alan boşalması yaşandığını, kadınların gördüğü şiddet karşısında gidebilecekleri mekanizmaların kapandığını belirterek, “Birazda bunun için yola çıktık. Mayıs 2020 operasyonunda 4'ü yönetici olmak üzere 25 kadın gözaltına alındık. Ben ve dernek başkanımız Adalet Kaya’nın da aralarında bulunduğu 8 kadın tutuklandık. Yargılandığımız mahkemede, yaptığımız etkinlikler kriminalize edilip örgütsel bağ kurma üzerinden ilişkilendirilmeye çalışıldı. İki ay sonra da tahliye edildik. Kaldığımız yerden çalışmalarımıza devam ettik. Son operasyonda da gözaltına alındım. 24 kadın gözaltına alındık, 11'i tutuklandı. Biz baskılara rağmen kadına yönelik etkinliklerimize devam edeceğiz" şeklinde konuştu. 

.
Berfin Polat

Haklarını savundukları için

Amed'de kadınlara yönelik gözaltı ve tutuklamalara ilişkin konuşan Rosa Kadın Derneği'nin hem avukatlığın yapan hem de yöneticisi olan Berfin Polat, en son derneğe ve evlere yapılan baskınların Ceza Muhakemesi Kanununun 98. maddesine aykırı olduğunu belirterek, "Eğer yürütülen bir soruşturma varsa ilk önce ifadelerinin alınması için tebligat yapılır. Ancak kadınlara yönelik direkt yakalama ve gözaltı kararı çıkarıldı. Kadınlar hangi suç isnatıyla karşı karşıya kaldıklarını bilmiyordu. Dolayısıyla savunma da geliştiremiyorlardı. Kollukta sorulan sorulardan anladık ki aslında arkadaşlarımız kadın mücadelesi, eşitlik ve özgürlük mücadelesi verdikleri için suçlanıyorlar" ifadelerini kullandı. 

Düşünce beyan etmeleri istendi

Kadınların, 25 Kasım ve 8 Mart etkinlikleri, İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmedikleri için yapmış oldukları tüm eylem ve etkinliklerin yargılama konusu olduğunu, usul kanununa aykırı bir şekilde sorgulandıklarını dile getiren avukat Berfin Polat, şunları söyledi: "Kadınlara, 'Bu kurum hakkında ne düşünüyorsunuz', 'Şu eylem ya da etkinlik hakkında ne düşünüyorsunuz' gibi düşünce beyan etmeleri istenmiş. Soruşturmada sorulan soruların kapsamına baktığınızda, aslında tüm kadın arkadaşlarımızın Anayasa ve İnsan Hakları Sözleşmesinde belirtilen kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini gördük. Arkadaşlarımız, kalmış oldukları gözaltı sürecinde tecrit altında tutularak, yalnızlaştırılarak, sağlık hakkından yoksun bırakıldı."

Amaç kadınları susturmak

Asıl amaçlarının kadınları susturmak ve kriminalize etmek olduğunu kaydeden Polat, "Bunu başaramayacaklarını anlamaları gerekir. Şayet korkmuş olsaydık, susmuş olsaydık, tekrar bu çalışmalara devam etmezdik. Devletin de bu mesajı net olarak alması gerekiyor. Yürüttüğümüz haklı mücadelede yargı tacizleriyle karşı karşıya kalmamız bize geri adım attırmayacaktır. Bu süreç aslında rutin bir şekilde her yıl karşı karşıya kaldığımız yargı tacizleridir" diye belirtti.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.