Despot devletle neyin anlaşması?

Dünya Haberleri —

12 Kasım 2020 Perşembe - 19:00

  • İsviçre ile Türkiye arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın iptali istendi. İsviçre’de 28 kurum ortak bir açıklama yaparak, işgalci Türkiye’ye açık bir mesaj verilmesi için anlaşmanın feshedilmesini istedi.

 

ALİ ÖZŞERİK

Türkiye ile Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) devletleri arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması (STA) kapsamının genişletilmesi ve modernize edilmesine yönelik anlaşma 2018’te imzalanmış, parlamentoda da onaylanmış ancak hükümet onay vermediği için yürürlüğe girmemişti. Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle ilgili "aciliyet yok" diyen Ekonomi Bakanı Guy Parmelin son imzayı henüz atmış değil. Bakan Parmelin, Türkiye’nin Rojava’ya yönelik işgal saldırılarına da dikkat çekerek, "zamanı gelince" Federal Hükümet’te görüşerek imzalayacağını duyurmuştu.

Yanlış zaman, yanlış sinyal

Bakan Parmelin’in ertelediği anlaşma şimdi yeniden gündemde. İsviçre Ekonomi Bakanlığı’nın anlaşmayı güncellemek istemesi Federal Parlamento’da tartışma ve tepkilere yol açtı. Sosyalist Parti Milletvekili Fabian Molina, anlaşmanın yürürlüğe girmesi için hükümetin kötü bir zaman seçtiğini belirterek, yürürlüğe girmemesini istedi. Türkiye’nin Kuzey-Doğu Suriye’deki işgalinin sürdüğünü belirten Molina, Ermenistan-Azerbaycan savaşındaki rolüne de işaret ederek, "Böyle zamanda anlaşmayı güncellemek yanlış bir sinyal anlamına gelecektir" dedi.

Şartlar aranmalı

İsviçre kanton temsilcilerinin yer aldığı Meclis Dışilişkiler Komisyonu Başkanı Damian Müller de Federal Hükümetin böyle bir anlaşmayı imzalarken insan hakları, çevre ve iklim konularında duyarlılık şartı araması gerektiğin belirterek, "Komisyon olarak görüşlerimizi hükümet üyelerine sunduk" dedi.

Türkiye’yi protesto edin

İsviçre'de 28 sendika, siyasi parti, Kürt-Türk sivil toplum örgütlerinin oluşturduğu Barış ve Dayanışma Platformu da İsviçre Hükümetine bir mektup göndererek anlaşmanın iptalini  istedi. Platform gerekçelerini ise şöyle sıraladı:

* Türkiye'de devam eden baskı ve ciddi insan hakları ihlalleri

* Demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne karşı süregelen saygısızlık

* Erdoğan rejimini eleştirenlere saldırıları ve eleştirilerin suç sayılması

* Kuzey-Doğu Suriye'nin, Irak'taki Kürdistan Özerk Bölgesi'nin bazı kısımlarının yasadışı askeri işgali ve askeri üslerin kurulması

* Türkiye'nin Libya, Suriye, Kıbrıs ve son olarak Dağlık Karabağ ihtilafındaki agresif dış politikası

* Bu gerçekler, acilen Türkiye Cumhurbaşkanı ve hükümetine her zamankinden daha açık bir protesto sinyali göndermeyi ve böylece Türkiye'deki barış ve dayanışma talebini vurgulamayı gerektiriyor.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.