El ailesinin 13 yıllık direnişi

Toplum/Yaşam Haberleri —

1 Eylül 2022 Perşembe - 16:50

Hüseyin EL

Hüseyin EL

  • Hüseyin El ailesi, 1938 Dersim Soykırımı’nda Eskişehir’e sürgün edilen ailelerden sadece biri. Eskişehir’e sürgün edilen El ailesi ne kadar geri dönmek istese de her seferinde ret cevabı aldı.

ERSİN ÖZGÜL - PİRHA/İZMİR

Hüseyin El ailesi, 1938 Dersim Soykırımı’nda Eskişehir’e sürgün edilen ailelerden sadece biri. Eskişehir’e sürgün edilen El ailesi ne kadar geri dönmek istese de her seferinde ret cevabı aldı.

Hüseyin El’in kızının 4. sınıfa geçmesi ile zorunlu din dersi her Alevi ailenin olduğu gibi El ailenin de karşısına çıkar. El ailesi, tek bir inanca hitap eden din derslerini boykot kararı alır. Uzun ve sancılı bir mücadele içerisine giren El ailesi, 2009 yılında çocuklarının zorunlu din dersinden muaf tutulması için İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne dilekçe verir. Bundan sonra sancılı bir süreç başlar. Okul idaresi El ailesini ‘kötü örnek’ aile ilan ederek hedef haline getirir. Okulda, sokakta birçok kişinin sözlü tacizine, hakaretine maruz kalan El ailesi, bir süre sonra ölüm tehditleri alır.

Evi işaretlendi ateşe verildi

Hedef haline getirilen El ailesinin yaşadığı mahalledeki evin duvarına, ‘Ateistlere ölüm’ yazıları yazılır. Bu tehditten kısa bir süre sonra El ailesinin evi bir gece yarısı ateşe verilir. Katledilmekten kendi imkanları ile kurtulan El ailesi için artık Eskişehir’de kalmanın imkanları ortadan kalkar. Aile kısa bir süre sonra İzmir’e taşınır.

13 yıllık dava süreci

Hüseyin El, 13 yıllık sürecin böylece başladığını belirterek, “Çocuğumun zorunlu din dersi almasını istemiyordum. Önce Milli Eğitim Müdürlüğü’ne dilekçe verdim. ‘Siz Müslüman değil misiniz? Neden din dersi istemiyorsunuz’ cevabı üzerine nüfus müdürlüğüne başvurarak çocuğumun kimlik hanesine Kızılbaş Alevi yazılması için dilekçe verdim. Kabul etmediler. Sonra kızım okuldaki arkadaşları ve okul idaresi çocuğumun üzerinde baskı kurmaya başladılar. Bütün notları pekiyi olduğu halde sınıfta bıraktılar. 2009 yılında Eskişehir yerel mahkemesinde zorunlu din dersine karşı dava açtık ve dava Ankara’ya taşındı. Önce haklı bulunduk, sonradan dava ret edildi. 2014 yılında dava Anayasa Mahkemesi’ne taşındı” diye konuştu.

Geri adım atmadık

“Zorunlu din dersini boykot etmesi onları sürekli rahatsız etti. İlk sınıftan üniversite son sınıfa kadar zorunlu din dersini boykot ettik ve çocuğumuza bu dersi aldırmadık” diye El şunları belirtti: “Okul idaresi çocuğumu ‘kötü örnek oluşturduğu’ gerekçesiyle başka bir okula göndermek istiyordu. Kızım görme engelliydi ve bu engeli ile alay ediliyordu. Okul idaresinin de bu saldırılarda payı olduğunu biliyorduk. Bir gün okulda kızımı dövmüşler ve geldiğinde gözü ve yüzü morarmıştı. Alevi toplumu için kızımı ateşe attım. Hiç korkmadık, korkmuyoruz. Ancak bu süreçte ne Alevi kurumları ne de sol gruplar bize destek oldu. Bu süreçte depresyon ilaçları kullanmaya başladık. Psikolojik tedavi görüyorduk” ifadelerini kullandı.

AİHM’e başvuru süreci

El, 13 yıllık mücadeleleri sonunda 2022 yılında Anayasa Mahkemesi’nin eğitim-öğretimde dini ve felsefi inançlarına saygı gösterilmesini isteme hakkının ihlal edildiğine hükmederek kendilerine 20 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiğini aktardı.

Bu kararı kabul etmediklerini ve davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşıdıklarını kaydeden Hüseyin El, ailelere zorunlu din dersini boykot etme ve dava açma çağrısında bulundu. El, “Zorunlu din dersi yaşam tarzına bir müdahaledir. İnsanlar korkmasınlar, yılmasınlar, dava açmaktan çekinmesinler. Bizler gibi zorunlu din dersini boykot etsinler. Korkarak bir yere varamayız” şeklinde konuştu.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.