Erkeklerde ‘bana bir şey olmaz’ rahatlığı var

Kadın Haberleri —

7 Eylül 2022 Çarşamba - 19:00

Gözde Engin

Gözde Engin

  • Rosa Kadın Derneği’nden avukat Gözde Engin, derneğin çalışmalarını, devletin bölgedeki politikalarını, özel savaş yöntemleriyle kadına yapılan şiddeti anlattı. Şiddetin temel nedeninin de cezasızlık politikası, üniformalı ve devleti arkasında hisseden erkeklerin ‘bana bir şey olmaz’ rahatlığı olduğun kaydetti.

Rosa Kadın Derneği Yönetim Kurulu üyesi avukat Gözde Engin, derneğin çalışmalarını ve devletin Bakurê Kurdistan’da uygulamaya koyduğu kadına yönelik özel savaş politikalarını JINNEWS’ten Derya Ren’e değerlendirdi.

Rosa nefes aldırttı

Engin, değerlendirmesinde 2016 yılında atanan kayyumlarla birlikte kadınların gidebilecekleri ve başvurabilecekleri, hiçbir kurumun kalmadığını bu nedenle 2018 yılında Rosa Kadın Derneği’nin kurduklarını söyledi. Engin, “Şu an Rosa Kadın Derneği olarak şiddeti önlemeye dönük, politikalar gerçekleştirmek açısından yaptığımız birçok faaliyet var. Gelen başvurulara hukuki desteğin yanı sıra psikolojik destek de sunuyoruz. Eğer kadının can güvenliği yoksa; ŞÖNİM’lere, Mor Çatı ve İstanbul Belediyesi’ne bağlı kadın sığınaklarına yönlendiriyoruz” diye konuştu. Konuşmasında Rosa Kadın Derneği’nin Amedli kadınlara nefes aldırttığını ifade eden Engin, ‘Jin jiyan e, jiyanê nekuje’ kampanyasının derneğin tanınmasında önemli rol oynadığını kaydetti.

İhtiyaca cevap verebilecek bir kuruluş

Bu nedenden dolayı  Rosa’nın, devletin hedefi olduğunu ifade eden Engin, “22 Mayıs 2020 yılından sonra derneğe yönelik gerçekleşen yargı tacizlerini böyle yorumluyoruz. Çünkü iktidarlar her zaman kendi karşısında duranı, muhalif olanları hedefine alır. Kürt kadın mücadelesi de bunun bir örneği. Rosa olarak büyük etki yaratacak büyük eylemlere imza attık, çalıştaylar düzenledik. Şiddete maruz kalan kadınların başvuruları gelmeye devam ediyor. Rosa ihtiyaca cevap olabilecek bir kuruma dönüştü” dedi.

Özel savaşa karşı örgütlü mücadele 

Hiçbir kadının şiddetten azade olmadığını ifade eden Engin, devletin özel savaş politikalarına işaret etti. En şunları söyledi: “Özel savaş politikalarının bölgede sebep olduğu çok ciddi problemler var. Başvuruların gizliliği bağlamında, ne tür başvuruların yapıldığını belki anlatamayız. Ama özel savaş politikaları ile ilgili çok ciddi başvurular alıyoruz. Özellikle dijital şiddetin kullanıldığı ve kadınlara bununla şantaj yapıldığını, kadınların bu şekilde farklı şiddet türüne maruz kaldıklarını görüyoruz. Bunun temel nedeni, cezasızlık politikası, üniformalı ve devleti arkasında hisseden erkeklerin ‘bana bir şey olmaz’ rahatlığıdır. Buna karşı mücadele etmek tekil ve bireysel mücadeleden çok örgütlü mücadele önemlidir. Bu tür davaların takibinin yapılması, böylesi şiddet türüne maruz kalan kadının yalnız bırakılmaması böylesi durumların önüne geçmenin bir yolu olabilir.” 

Kadın dosyaları etkin incelenmiyor 

AKP-MHP iktidarının baskıcı yönetimi ile ülkede bir kadın kırımının yaşandığını ifade eden Engin, “İktidarların görevi kadın kırımlarını önlemek için çalışma yürütmek ve bu temelde yeni yasalar çıkarmaktır da. İstanbul Sözleşmesi de böyle bir çalışmaydı; ancak tek bir gecede bir adamın kararıyla sözleşmeden çekilme durumu oldu” dedi.

Sözleşmenin yeniden yürürlüğe girmesi gerektiğini söyleyen Engin, “Sözleşme olmadığı için ‘kadınlar rahatlıkla öldürülebilir’ diye bir şey yok tabi ki. Ancak ne yazık ki faillerin aklındaki şey bu. Çünkü yargı makamları kadın katliamlarını dosyalarını etkin bir şekilde incelemiyor. Örneğin Ayşe Tayurak 4’ncü koruma kararı süresi içerisinde katledildi ve dosya takipsizlikle sonuçlandı. AYM’deki süreci bekliyoruz. Etkin soruşturma yetkinliği yerine getirilmeyince, failler doğru yargılanmadan, kadınların örgütlenmesi için çalışmalar yapılmadığı sürece şiddet sarmalından kurtulamayız.”

AMED

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.