Fermana cevap siyasi statüdür

Toplum/Yaşam Haberleri —

31 Temmuz 2020 Cuma - 23:00

  • 3 Ağustos 2014’de fermanından bugüne yaralar sarıldı mı? Yerleşim yerleri imar edildi mi? Sağlık, eğitim ve ekonomik sorunlar ne kadar çözüldü? Ne kadar psikolojik destek verildi? Esir kadın ve çocukların kurtarılmasında kim ne kadar çaba sarf etti?

ŞÜKRÜ GEDİK

Soykırıma uğrayan Êzîdîler, yaşadığı en kanlı fermanın ardından, bütün imkansızlıklara rağmen yaşama tutunarak, geleceklerini yeniden inşa etmeye çalıştılar. Fermanın 6. yıldönümünde Şengal’in ve Êzîdîlerin durumuna bir projeksiyon tutmak oldukça önemlidir. 3 Ağustos 2014’de, fermanın başladığı günden bugüne kadar, aradan geçen zaman zarfında, fermanın yaraları sarıldı mı? Yerleşim yerleri imar edildi mi? Sağlık, eğitim ve ekonomik sorunlar ne kadar çözüldü? Ne kadar psikolojik destek verildi? Esir kadın ve çocukların kurtarılmasında kim ne kadar çaba sarf etti? Daha da çoğaltılacak soruların peşine düştüğümüzde içler acısı bir durumla karşılaşmaktayız. Birçok kesim, Êzîdîlerin mağduriyetlerini gidermek bir yana, ranta dönüştürmek için adeta yarışır hale geldiler.
DAİŞ çeteleri Irak’ta ortaya çıktığında ve Musul’u ele geçirdiklerinde, dünya sadece uzaktan izlemekle yetindi. Şengal fermanında da dünya sağır, kör ve dilsizdi. DAİŞ’in gelişip yayılmasına göz yuman güçlerin, en az katliamı gerçekleştiren çeteler kadar sorumlulukları vardır. Yaşanan insan kıyımlarından çıkar devşirmek isteyen güçlerin, engelleme imkanları ve fırsatları varken DAİŞ’i engellememeleri, aşağılık bir durumdur. İnsanlık adına büyük bir ayıptır, utançtır ve suçtur. Şengal’de ferman başladığında, soykırım yaşandığında Êzîdîler kendilerine yapılan büyük ihanetin kurbanı olduklarını çok geç fark ettiler. 73. ferman unutulmadığı müddetçe, Êzîdîlere ihanet eden çevreler de, tarih boyunca bu ihanetleriyle anılacaktır. İhaneti kara bir leke gibi alınlarında taşıyacaklardır.
Êzîdîler; göz göre göre gelen fermana karşı savunmasız ve korumasız bırakıldılar. Siyasi çıkarlara kurban edildiler. Fermanın sonuçları çok ağır bir travmaya yol açtı. Toplu katliamlar yaşandı. Kadınlar köle pazarlarında satıldı, diri diri yakıldı. Çocuklar patlayan bombalar haline getirildi. Hala bir çok insanın akıbeti bilinmiyor. Halkın ezici çoğunluğu topraklarını terk etti ve mülteci konumuna düştü.

KDP hedef gösterdi

Ferman sonrası Êzîdîlerin ihtiyaçlarını karşılamak, yerleşim alanlarını yaşar hale getirmek için, başta su ve elektrik olmak üzere altyapı sorunlarını gidermek, lojistik destek sağlamak gerekirken bunlarla ilgilenen olmadı. Ne Irak merkezi hükümeti, ne de Kürdistan bölge yönetimi, kendi sorumluluklarını yerine getirmediler. KDP’nin tek derdi iki defa bırakıp kaçtığı Şengal’e tekrardan dönmek ve yönetimi ele geçirmektir. Bunun için askeri saldırıda bulunmuş ve 10’un üzerinde kişiyi de katletmiştir. KDP, PKK varlığını öne sürerek, Türk devletine Şengal’i hedef göstermiş, saldırılarına zemin hazırlamıştır.
DAİŞ çetelerinin saldırıları devam ettiği dönemde Şengal’e müdahale eden PKK, mutlak bir katliamın önüne geçen tek güç oldu. Irak ordu güçleri ve KDP güçlerinin yapamadığını sınırlı sayıdaki HPG gerillaları yapmıştır. Başta Mam Zeki Şengali olmak üzere çok büyük bedeller vermiştir. Êzîdî toplumunun güvenliği ve örgütlülüğü için büyük fedakarlıklarda bulunmuştur. Fermandan kurtulan Êzîdîlerin yaşam mücadelesini her alanda geliştirmiştir. KDP’nin saldırıları ve düşmanca tutumu, Türk devletinin hava bombardımanları ve katliamları Şengal’deki gelişmelerin önünü alamamıştır. Uluslararası yardımları semiren birçok sözde yardım kuruluşu, olumsuz ve tahripkar çalışmaları da sonuç vermemiştir. Dış destek almadan, olumsuz fiziki koşullarda, öz güçleriyle toplumsal varlıklarını sürdürmeleri ve örgütlenmeleri büyük bir başarıdır. Engelleyici, boşa çıkarıcı bunca olumsuz girişime, siyasi mülahazaya, askeri provokasyona rağmen toplumsal inşa başarılmıştır.

Kazanımları kalıcı hale getirmek

Êzîdîler, ferman sonrası önemli siyasi deneyimler edindiler. Bir yandan fermanın yaralarını sararken bir yandan da idari yapılarını şekillendirdiler. Kendi iradeleri olan yerel meclislerle, öz yönetimlerini oluşturma deneyimi edinmişlerdir. Kadın ve Gençliğin görünür olması ve örgütlülüğe kavuşmaları toplumsal değişimin önemli bir göstergesidir. Eğitim, sağlık, güvenlik konuları da dahil olmak üzere, hemen her konuda kurumlaşmaları, yetersizlikleri olsa da demokratik özerkliğe tekabül eden idari yapıyı inşa etmeleri önemli bir kazanımdır. En önemlisi de öz savunma birliklerini kurmaları ve asayiş güçlerini oluşturmalarıdır. Güvenliklerini kendileri sağlamaları, bunun bilincini edinmeleri, ferman sonrası en önemli çalışmalarıdır.
Bütün kazanımlarını kalıcı hale getirmek için siyasi statü elde etmeleri, bunu yasal güvenceye kavuşturmaları gerekmektedir. Savaş koşullarında yaşamayı deneyimlemiş Êzîdî toplumu rehavete kapılmadan, neye mal olursa olsun kazanımlarını korumaları ve örgütsel yapılarını daha da geliştirmeleri en temel yaşam ilkeleri olmalıdır. Fermana verilecek en anlamlı cevap demokratik toplumsal inşa ve yasal siyasi statüdür.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.