HDP deklerasyonu ve olanaklar

Forum Haberleri —

1 Ekim 2021 Cuma - 23:00

.

.

  • Toplumun kendini açmazda gördüğü, sorunların çözümün önüne geçtiği ve statükoya teslim olma tehlikesinin olduğu tarihi dönemeçlerde HDP oyun kurucu misyonu ile seçenekler sunma başarısını göstermiştir.

 

  • ESENGÜL DEMİR*

Dünyada son çeyrek yüzyılda yaşanan gelişmeler; kapitalist sistemin beslendiği kanallar olan ekonomik, siyasi, toplumsal damarlarında oluşan krizin derinleştiği ve irtifa kaybettiği yeni bir döneme geçişin işaretleri ile dolu.

Kapitalist ülkeler arasında artan rekabet saldırıların; kendi sistemlerine, altyapı ve mekanizmalarına dönük olması, sistemin kendi kendini tüketmesi anlamına gelen büyük oranda bir iç kavgaya dönüşmüştür.

Bu büyük rekabet milyonlarca insanın yaşamının altüst olmasına, büyük göçlere, ekolojik, kültürel yıkımlara yol açmaktadır.
Böylesine bir küresel kriz içerisinde olan kapitalist sistemin, hegemonik yapısına rağmen, toplumun talep ve ihtiyaçlarını dikkate alan demokratik toplum ihtiyacını inşa etmeyeceği açıktır.
***

Uzun süredir yürütülmekte olan ulus devlet üzerinden yönetme ve denetleme politikalarının, Ortadoğu ve son olarak Afganistan örneğinde olduğu gibi başarısız sonuçlar verdiği görülmektedir.

Özellikle Ortadoğu’da günlük olarak değişen dengelerin, ittifak politikalarının; çok etnisiteli, çok kültürlü ve onlarca inanç yapısıyla, hegemonik sistem açısından işlerinin kolay olmadığını göstermektedir.


Hegemonik sistemi Ortadoğu’da zorlayan ve krizi derinleştiren en önemli faktör ise Ortadoğu halklarının gösterdiği direniştir. Rojava’da konfederal, eşitlikçi, kadın özgürlükçü sistem ısrarı Tunus,Mısır gibi toplumsal değişim rüzgarına karşı koyamayan ülkeler örneğinde olduğu gibi, Ortadoğu halklarının bölge statükocularına karşı verdiği direniş mücadelesinde kendini  göstermektedir.

Nitekim küresel sermayeye ve kapitalizme karşı yürütülen mücadele Ortadoğu’dan dünyanın başkaca noktalarına da sirayet etmiş görünüyor.
Artan göçler ve Pandemi koşularında iyice yüzeye çıkan gelir dağılımındaki adaletsizlik, barınma, beslenme, sağlık haklarına erişimde eşitsizlik ve daha sayılabilecek nice sorun sistemin başarısızlığının kanıtıdır…

Halkların taleplerini bastırmak üzere totaliterleşen yönetimler döneminin Merkel’in Almanyası, Avusturya, Portekiz, İzlanda ve Peru, yer yer Abd örneğinde olduğu gibi dünyanın yeni bir sürece hazırlandığını göstermektedir. Kapitalist üretim sistemi ve devlet zoruna karşı her geçen gün yeni direniş odakları oluşuyor ve umut vadediyor.

Dünya ve Ortadoğu’da yaşanan krizlerin Türkiye boyutu ise çok daha fazla ve derindir. AKP-MHP iktidarı, yaşadığı çoklu krizleri aşmanın yöntemi olarak hayatın her alanını kontrol altına alan ceberrut bir sistem inşa etmeyi, bunun için toplumdaki tüm dinamikleri, dağıtmayı, direniş odaklarını yok etmeyi temel politika olarak görmüştür.

Kürtlere, devrimci-demokratlara, kadınlara, gençlere, işçi ve emekçilere saldırılar had safhaya çıkarılmış, Kürdistan’da bu politikaları bir soykırım düzeyine çıkarmıştır.

AKP-MHP iktidarının uyguladığı bu dört başı mamur faşizm uygulamalarına rağmen, sonuç aldığını söylemek zordur.

Böylesi çok yönlü saldırılar karşısında örgütlenme ve demokratik mücadele yol ve yöntemleri neredeyse kalmamış olsa da, Kürtler, kadınlar, devrimci-demokratlar her şeye rağmen direnmiş ve geri adım atmamışlardır.

Özellikle Kürt siyasal hareketinin direnişi birçok güç ve yapıya ilham, güç ve cesaret vermiş, parçalı da olsa, akademi, öğrenci hareketi, sendikalar ve emekçiler taleplerini daha bir yüksek sesle dile getirmeye başlamış ve muhalefetin bir araya gelmesi duygu ve düşüncesini getirmiştir.

Yeni olanaklar görmek

Halkların Demokratik Partisinin ilkeleleri üzerinde kurulan halklar, inançlar, kadınlar, gençler, ekolojik yaşam, demokratik, çoğulcu, katılımcı, özgürlükçü bir toplum inşaa etme ısrarı muhalefeti bir araya getirme ve yan yana tutma başarısına yol açmıştır.

Toplumun kendini açmazda gördüğü, sorunların çözümün önüne geçtiği ve statükoya teslim olma tehlikesinin olduğu tarihi dönemeçlerde HDP oyun kurucu misyonu ile seçenekler sunma başarısını göstermiştir.

27 Eylül 201 tarihinde Ankara da yayınladığı deklerasyon metni ile yine yeniden çözüm odaklı  siyasi irade olduğunu göstermiştir. Referandum süreci ile başlayan, en son yerel seçimler ile devam ettirilen güç birliği ısrarı Türkiye için yeni olanaklar sunma potansiyeli barındırmaktadır.

Rejimin sürdürülemezliği ortadadır

Mevcut düzenin sürdürülebilir olmadığı açıktır. İktidarın başarısızlığı gizleyememe, ülkeyi yönetememe hali rıza üretme yeteneğinin de sonuna geldiğini göstermektedir.

Karşımızda ekonomik, siyasal, yönetsel olarak tıkanmış bir sistem ve rejim gerçeği vardır. Bu rejimin halklara, kadınlara, gençlere, emekçilere bir şey verecek durumda olmadığı, destekçileri tarafından dahi dile getirilmeye başlanmıştır.

İşte tam da böylesi bir anda, HDP, bu deklerasyonla “seçeneksiz değilsiniz, çaresiz değilsiniz” diyerek çözümün yol haritasını hem halkların ve hem de muhalefetin önüne koymuştur.

Deklerasyon özgürlük ve eşitliğe çağrıdır

HDP deklerasyon ile milyonların eşit, özgür, demokratik geleceğini inşaa etmenin mümkün olduğunu ve bu mücadeleyi ortaklaştırmada özne olacağı vurgusu yaparak, referandum süreci ile başlayan, en son yerel seçimler ile devam ettirilen güç birliği ısrarı ile Türkiye için yeni olanaklar sunma potansiyeli barındırdığını söylemiştir.

Bunu değerlendirmek Türkiye Halklarının iradi kararına kalmıştır. Ya bu fırsatı değerlendirip mücadele ve direnişi yükseltiriz ya da Kemalist statüko ile dinci statükodan birine geleceğimizi teslim ederiz…

*HDK eş sözcüsü

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.