Hepimizin hayatı Rojava'ya bağlı

Dosya Haberleri —

Rojava direnişi

Rojava direnişi

Filozof John Holloway, gazeteci İkuko Katsumata ve görsel sanatçı Jonas Staal, Rojava'yı hedef alan saldırıyı değerlendirdi:

  • Saldırıların derhal durdurulması çağrısında bulunan filozof John Holloway, “Rojava, dünyadaki milyonlarca insan için bir umut sembolü, bizi mevcut dünya felaketinin ötesine taşıyabilecek bir toplumun gerçek ve pratik bir örneği. Rojava'nın özerkliğini yok etmek, dünyanın farklı olabileceği umuduna darbe vurmak, insanlığı kendi kendini yok etmeye bir adım daha yaklaştırmaktır” diyor. 
  • Rojava'daki direnişe sahip çıkma çağrısında bulunan gazeteci İkuko Katsumata, şöyle diyor: “Ne kadar saldırırlarsa saldırsınlar, umudunuzu, özgürlüğünüzü ve yaşamlarınızı elinizden almaya çalışırsa çalışsınlar, ruhunuzdaki onuru çiğneyemezler. Kendi özgür iradenizle verdiğiniz kararlara sarsılmaz bir güvenle sıkıca tutunun ve vazgeçmeyin. Tarih boyunca ne kadar güçlü olduğunuzu biliyoruz.”
  • Rojava'daki saldırılara büyük öfke duyduğunu kaydeden görsel sanatçı Jonas Staal, “Rojava şu anda tüm gücüyle direniyor. Ve bizim görevimiz, temel bir dayanışma içinde olmaktır. Gözlerimizin önünde beliren soykırımcı dünya düzenine karşı bize yeni bir yaşam ufku sunan direnişi yaymak ve savunmaktır. Öyleyse Rojava için öfkelenin. Çünkü hepimizin hayatı ona bağlı” vurgusu yapıyor.

GÜLCAN DERELİ

Rojava, kendisi küçük, kalbi büyük kardeş... Tarihsel hayal ve yaraları etrafında toplayan ateşin ülkesi... En ağır yük sana kaldı. 4 parçanın ve dostlarının yükü ve hayali senin omuzlarında... O güzel örgülü saçlarınla hayatımızı örüyorsun. En güzel düşlerimiz sende. Reel politiğin acımasız egemenlik kabusları üzerine çökse de sen küçük kardeş bu kabuslardan büyüksün... 2+2=1 yaptın kendinde... Güzel dağ ülkesinin bir küçük çocuğu olarak halkına yol açmak sana kaldı. Sen, sadece halkına değil onurlu insanlık ailesine de bir güzel armağansın. Tüm kirli emellere, nefrete rağmen iyi komşuluk ahlakından geri durmadın, onca acıya rağmen. Sen bazen seni yaralasa da kadim geleneğine halel getirmedin. İşte bu yüzden birçok duvarı yıktın, halkının her onurlu üyesini, onun dostları olan insanlık ailesini kendinde buluşturdun. Tüm kalpler küçük kardeş senin için atıyor. Seni korumak da biraz onlara düşüyor. Bu binlerce yıllık bir haksızlığın borcudur. Ve ödenmelidir...       

Tarih tekerrür mü ediyor bilmiyoruz, cehennemin zebanileri yine kapında. Can vererek kovduğun o zebanilerin hortlakları mezardan çıkarılıp üzerine salındı bir kez daha. Sana kalbini veren herkesin yüreği ağzında. Sokaklar ve meydanlarda senin adın yankılanıyor: Bijî Berxwedana Rojava...

Sesini duyan herkes, eğer kalbi nasır ve kir bağlamamışsa bulunduğu yerden çıkıyor, sana doğru yürüyor.

Biz de işte sesini duyan o dostlarına seni sorduk. Filozof John Holloway, gazeteci İkuko Katsumata ve görsel sanatçı Jonas Staal, seni, bir şiiri andıran adını, Rojava'yı anlattı. 

Soykırım tehdidi altında

Filozof John Holloway, tehdidin büyüklüğünü sansürsüz dile getiriyor. Rojava'nın soykırım tehdidi altında olduğunu ve bunun uluslararası bir suç ortaklığına dayandığını söylüyor. Holloway, “Rojava tehdit altında. Suriye ordusu, uluslararası güçlerin desteğiyle, Kuzey ve Doğu Suriye'de ilerleyerek, yıllar içinde inşa edilmiş (çoğunlukla) Kürt özerkliğini yok etmeyi amaçlıyor. Bu, binlerce insanın hayatını kaybetmesine yol açabilecek bir soykırım tehdididir” diyor.

Gücün dünyası hüküm sürüyor

Soykırım saldırılarının arka planındaki güçlerin çıkarları için her yolu mübah gördüğünü söylüyor Holloway. Orman kanunlarının hüküm sürdüğü bir dünyanın içinden geçmekte olduğumuzu vurgulayan Holloway, “Ortadoğu'da bitmek bilmeyen bir katliam, savaş ve soykırım dalgası yaşanıyor; bu dalga, güçlülerin gücünün pekişmesinden ve onların yoluna çıkanların yok edilmesinden başka bir yere varmıyor. Bu da dünyanın her yerinde militarizmin, silahların ve öldürmenin yüceltilmesinin bir başka ifadesi. Bunu nasıl başarabiliyorlar? Askerler ve politikacılar ne zaman insan olarak doğduklarını hatırlayıp bu katliamı durduracaklar?” diyor biraz çaresizce. 

Hepimizin umuduna darbe olur

Rojava'da kurulan dünyanın insanlık ailesi için yeni bir pencere açtığına dikkat çekiyor Holloway. En çok da bu nedenle Rojava'nın çıkarları çelişse bile iktidarcı güçlerin hedefi olduğunu, bu umudun tehdit olarak görüldüğünü söylüyor. Holloway, “Rojava, farklı bir yol sunduğu için özeldir. Tüm insanlar özeldir, her türlü soykırım göğe yükselen bir iğrençliktir. Ancak Rojava halkı, Kürtler, Araplar, Ermeniler, Asuriler, Êzîdîler, Türkmenler ve diğerleri, yıllardır farklı bir yol, toplumsal demokrasiye, kadınların ortak liderliğine, etnik farklılıkların aşılmasına, kooperatif üretime ve çevresel yıkımla mücadeleye dayalı bir toplum inşa ediyorlar. Rojava, dünyadaki milyonlarca insan için bir umut sembolü, bizi mevcut dünya felaketinin ötesine taşıyabilecek bir toplumun gerçek ve pratik bir örneği haline geldi. Rojava'nın özerkliğini yok etmek, dünyanın farklı olabileceği umuduna darbe vurmak, insanlığı kendi kendini yok etmeye bir adım daha yaklaştırmaktır” diyor.

Dünyanın parlayan umudu

Holloway, Rojava için söylenecek her sözün zayıf kalacağını belirtiyor. Onun ötesine geçmeye, Rojava olmaya doğru yol almak gerektiğini ifade ediyor. Holloway, “Söyleyebileceğim her şey çok zayıf, çok yetersiz kalacak. Dayanışma çağrısı, destek için yükseltilen bir ses, para gücünün korkunç şiddetine karşı bir çığlık, Rojava halkının ve inşa ettikleri dünyanın saygı göreceği ve gelişeceği umudu: lütfen elinizden gelen her şekilde katılın. Rojava, dünya için parlayan bir umut ışığıdır. Rojava halkı, farklı, komünalist bir temelde yaşam yaratarak, başka bir dünyanın mümkün olduğunu, kapitalist felaketin ötesinde bir dünya yaratabileceğimizi gösteriyor. Bu umudu öldürmek, Rojava halkını öldürmek, tüm insanlığın kalbine bir bıçak saplamak olur. Öldürmeyi durdurun, soykırımı durdurun, umudun katliamını durdurun” sözleriyle Rojava'ya ses olma çağrısı yapıyor.

 

Her zaman yanınızdayız

Japon gazeteci İkuko Katsumata, uzun zamandır Kürtlerin, Rojava'nın Japonya'daki sesi. Dağ halkının yerin derinliklerinden yankılanan sesi onun kalbine dokunmuş. O gün bugündür bu sesi dinliyor. Katsumata, “Güzel ülkeniz Rojava'dan çok uzakta, yabancı bir ülkeden size bir mesaj gönderiyorum. İster umuda doğru sorunsuz bir şekilde ilerliyor olun, ister mantıksız kötülüklerle eziliyor olun, her zaman yanınızdayız” diyor.

İftira medyasının farkındayız

Katsumata ta Japonya'dan Türk medyasının kirli savaşını, ahlak ve etik tanımayan dezenformasyonunu, ırkçılığını görmüş, Şam rejimine bağlı basının da Türk medyasının bir kirli yönünü taklit ettiğini belirten Katsumata, “Sizin hakkınızda sel gibi akan iftira ve yalan haberlerin farkındayız. Ancak, uğruna çabaladığınız özgürlüğün değerinin asla azalmayacağından eminiz” ifadelerini kullanırken, gerçeğin gücüne vurgu yapıyor.

Onurunuzu çiğneyemezler

Katsumata, Rojava derken, onura, umuda, özgürlük tutkusuna dikkat çekiyor. Rojava halkının onurlu mücadelesini duyurmak için çalıştığını kaydeden Katsumata, sözlerini şöyle tamamlıyor: “Ve her şeyden önemlisi, ne kadar güçlü, nefret dolu güç, her yönden, her türlü yolla size saldırır, umudunuzu, özgürlüğünüzü ve yaşamlarınızı elinizden almaya çalışırsa çalışsın, ruhunuzdaki onuru çiğneyemezler. Kendi özgür iradenizle verdiğiniz kararlara sarsılmaz bir güvenle sıkıca tutunun ve yolunuzdan vazgeçmeyin. Tarih boyunca ne kadar güçlü olduğunuzu biliyoruz. Tıpkı sizin gibi biz de özgürlüğe inanıyoruz. Daha iyi bir yarınlarda buluşacağımıza inanıyorum.”

Rojava için öfkelenin

Hollandalı görsel sanatçı Jonas Staal da Rojava ismi ile büyülenenlerden. Rojava'nın düşlerine, çağrıştırdıklarına, yaşam bulan benzersiz deneyimine dikkat çeken Jonas Staal, “‘Devletsiz demokrasi’ olarak bilinen şey, yeni bir anayasal biçim olan ‘Toplumsal Sözleşme’ye dayanan, merkezi olmayan, devlet dışı bir demokratik özyönetim modelidir. Bu, hayatımda gerçek demokrasinin en derinden etkileyici deneyimi oldu ve soykırım çağında, kıyamet zamanı faşizmine karşı mücadele ederken adalet biçimlerinin mümkün kalmasını sağlama şansımızın en yakın yolunun bu olduğuna inanıyorum. İşte bu yüzden Colani rejiminin saldırısı altında olan Rojava için öfkeliyim: Halep'teki Kürt mahallelerine yönelik vahşi saldırılar, rejimin Kürt-Arap-Hıristiyan-Êzîdî-Türkmen koalisyonu Demokratik Suriye Güçleri (QSD) tarafından kurtarılan bölgelere yayılması nedeniyle yaşanan vahşet ve kafa kesme olaylarına dair tanıklıklar, DAİŞ mahkumlarının serbest bırakılması ve İslam Devleti'nin vahşetine karşı toplulukları savunurken şehit düşen kadın savaşçıların heykellerinin yıkılması vs. bunların hepsi en kötüsünün işaretleridir” ifadelerini kullanıyor.

Rojava'ya sahte yaklaşanlar

Rojava'ya dair yapılan olumsuz değerlendirmelere de tepki gösteren Staal, sahte, “dost” görünümlü maskeli yaklaşımları da uzaktan tespit ediyor: “Birçok kişi artık Rojava'nın ve devletsiz demokrasi siyasi projesinin ‘sonu’nu ilan etmekte kendini rahat hissediyor. Bu tür açıklamalar sadece alaycı değil, aynı zamanda şiddet içeriyor; çünkü bu açıklamalar, topraklarını DAİŞ'e karşı savunurken şehit düşen YPJ ve YPG’nin on binlerce üyesinin gerçek yaşamlarını görmezden geliyor.”

Bize düşen direnişi yaymak

Staal, Rojava'nın kalbinde büyüttüğü umudu korumanın tüm dünyadaki halkların görevi olduğunu düşünüyor. Staal, Rojava'nın anlamını anlamayan, anlamak istemeyen sahte uzmanlara da ders veriyor: “Bu uzmanlar, gerçek anlamda kendi kaderini tayin etme yolundaki bu onlarca yıllık projeyi anlamıyorlar. Sadece teorize etmekle veya hayal etmekle kalmayıp, yeni kolektif yaşam biçimlerini somut pratiğe döken, onlarca yıllık direnişten bahsetmiyorum. Bu proje ‘kaybolmuyor’ şu anda tüm gücüyle direniyor. Ve uluslararası görevimiz, temel bir dayanışma içinde olmaktır: Hayati olan direnişi yaymak ve savunmak, gözlerimizin önünde beliren soykırımcı dünya düzenine karşı bize yeni bir yaşam ufku sunan direnişi savunmaktır. Öyleyse Rojava için öfkelenin. Çünkü hepimizin hayatı ona bağlı.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.