İmralı tecridi kamuoyu baskısıyla kırılabilir

Dosya Haberleri —

Rezan Sarıca/Ömer Öcalan

Rezan Sarıca/Ömer Öcalan

  • Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın avukatı Rezan Sarıca, “Tecrit 24 yıldır bir işkence biçimi olarak devam ettirilmekte. Geldiğimiz aşamada 28 ayı aşkın bir süredir haber dahi alınamadı. Tecridin her aşamasına biz alıştığımız için daha da şiddetleniyor. Asıl bu yaklaşımı kırmamız gerekiyor” dedi.
  • Öcalan üzerindeki 24 yıllık tecrit daha da ağırlaştırılarak devam ederken, Yeşil Sol Parti Urfa Milletvekili Ömer Öcalan, tecridin ancak kamuoyu baskıyla ortadan kaldırılabileceğine işaret etti ve ekledi: "Uluslararası kurumlar da 3 maymunu oynuyor. Avrupa ve Türkiye’de birçok insan hakları kurumu sessiz kalarak bu suça ortak oluyor."

ERDOĞAN ALAYUMAT/İSTANBUL

İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde 24 yıldır ağır tecrit koşullarında tutulan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’dan 28 aydır haber alınamıyor. Mutlak iletişimsizlik durumuna karşı Öcalan’ın müdafiliğini yürüten Asrın Hukuk Bürosu’nun, Öcalan ile görüşmek için Adalet Bakanlığı’na yaptığı başvurular yanıtsız bırakılıyor. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Urfa Milletvekili aynı zamanda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın yeğeni Ömer Öcalan ve Öcalan’ın müdafiliğini üstlenen Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Rezan Sarıca, konuya ilişkin gazetemize konuştu.

İmralı’da hukuk askıya alındı

Bir tutuklunun avukatları ve ailesiyle görüşme hakkının mesai saatleri içerisinde serbestçe gerçekleştirilebileceğinin anayasal bir hak olduğunu ifade eden Avukat Rezan Sarıca, “Bu hakkın, geride kalan 24 buçuk yılının yaklaşık 5 yılına tekabül ettiğini görüyoruz. Yani avukatlar İmralı tarihinde kesintisiz 5 yılı dolduracak bir görüşme süresi yetkisine sahipti. Ancak öncelikle fiili bir şekilde istisnai görüşme hakları ile sınırladılar. Haftada bir gün bir saat ile” dedi. Sarıca, bu fiili sisteme göre son 12 yılda 624 görüş hakkından yalnızca 5 görüşmenin kabul edildiğini ifade ederek fiili uygulamanın sadece yüzde 1’ine ancak müsaade edildiğinin altını çizdi. Devletin uymakla yükümlü olduğu haklar ile gerçekte olan arasındaki farkın izahının normal olmadığını söyleyen Sarıca, “Yine İmralı hapishanesinin kendisi olağanüstü yapı ve statüde, benzer şekilde ömür boyu şeklindeki infaz düzeni 24 yıldır bir işkence biçimi olarak devam ettirilmekte. Geldiğimiz aşamada 28 ayı aşkın bir süredir haber dahi alınamadı” diye konuştu.

Yasadışı sistem inşa edildi

Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirilerek rehin alındığı günden bu yana İmralı’da yasa dışı bir sistemin inşa edildiğine dikkat çeken Sarıca, şöyle devam etti: “İmralı tecrit sistemi tamamen devletin fiili politikaları ve ideolojisi doğrultusunda yürütülüyor. İmralı’da izin verilmeyen binlerce görüşme nasıl yasa dışı nedenlerle engelleniyorsa izin verilen çok sınırlı görüşmeler de politik görüşmelerdir. Bu görüşmeler deprem, açlık grevleri, yangın, ölüm haberleri, pandemi gibi olağanüstü gelişmeler sonucunda ancak sınırlı düzeyde gerçekleşebildi. Tecridin her aşamasına biz alıştığımız için daha da şiddetleniyor. Bizim asıl bu yaklaşımı ve anlayışı kırmamız gerekiyor.”

Üç maymunu oynuyorlar

İmralı adasının kendi başına bir tecrit ve izolasyon sistemi olduğunu ifade eden Yeşil Sol Parti Urfa Milletvekili Ömer Öcalan, Abdullah Öcalan’ın da 24 yıldır bu sistem içinde işkenceye maruz kaldığını ederek şunları ekledi: “İnsanlığa karşı suç ve işkence yöntemi olan tecrit ile ilgili Türkiye’deki kamu kurumlarına yapılan başvurulara cevap bile verilmedi. Uluslararası kurumlar da 3 maymunu oynuyor. Avrupa ve Türkiye’de birçok insan hakları kurumu sessiz kalarak bu suça ortak oluyor.”

Tecrit bölgeyi esir aldı

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın sıradan bir rehine olmadığına işaret eden Ömer Öcalan, “Sayın Öcalan iki yüz yıllık hak ve özgürlük mücadelesinin önemli aktörlerinden biri. Bu anlamda yarım asırdır bölgesel ve küresel gelişmelere yön vermiş tarihi bir kişilik” vurgusu yaptı. Öcalan’la ilgili Türkiye’deki mevcut iktidarın ve uluslararası kurumların tüm yasaları çiğneme pahasına hayata geçirdikleri tecridi asla kabul etmediklerini ifade eden Ömer Öcalan, “Derinleştirilen tecrit tüm bölgeyi esir almış durumda. Kürtler üzerinde adeta bir şiddete dönüşmüş durumda. Son birkaç yıldır ülkede hukuk adına hiçbir şey işletilmemekte” ifadelerini kullandı.

İşkence merkezi: İmralı

İmralı tecrit sisteminin, hükümetinde merkezinde olduğu bir yapı tarafından yönetildiğini sözlerine ekleyen Ömer Öcalan, “Avukat ve ailenin görüşmek için başvuru yapmasına bile gerek yok. Normal prosedürde avukatlar mesai saatleri içinde müvekkiliyle istediği kadar görüşür. Ailelerde haftada bir kapalı ayda bir açık görüş olmak üzere yakınları ile önceden izin almaksızın görüşebilirler. Ancak Türkiye’de kanunlardan bahsetmemiz mümkün değildir. Büyük bir keyfiyet ile İmralı adası bir işkence merkezine çevrildi” dedi.

Temas için daha güçlü mücadele

Kardeşi Mehmet Öcalan’ın 25 Mart 2021 yılında yarıda kesilen telefon görüşmesini hatırlatan Ömer Öcalan şöyle devam etti: “Sayın Öcalan’ın o görüşmede avukatlarına dönük çağrıları vardı. Avukatları ile görüşmek istediğini belirtmişti. O günden bu yana Sayın Öcalan’dan tek bir haber alabilmiş değiliz. Bu süre zarfı içinde birçok eylem ve etkinlik gerçekleştirildi. Ancak sonuç alınabilmiş değil. Sayın Öcalan’la temas kurulana kadar daha güçlü mücadelenin verilmesi gerekiyor.”

Kamuoyu baskısı tecridi kaldırabilir

Son yapılan seçim sonuçlarından sonra AKP’nin tecrit ve savaş politikasını daha da derinleştireceği öngörüsünde bulunan Ömer Öcalan son olarak şu ifadeleri kullandı: “İktidar ve ortakları İmralı tecrit sistemini daha da ağırlaştıracaklar. Ancak kamuoyunun baskısı ve halkın mücadelesi bu tecrit sistemini ortadan kaldırabilir. Mevcut hükümet bu gergin ortamı rahatlatmak istiyorsa, Sayın Öcalan’la bu sorunları müzakere yöntemiyle tartışmalıdır. Yoksa adeta bir kör savaşına devam etmek zorunda kalacaktır.”

****

İmralı’da 24 yıllık tecridin bilançosu

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan 15 Şubat 1999 yılında Uluslararası Komplo sonucu Türkiye’ye getirilip rehin alındığından bu yana 24 yıldır İmralı Yüksek Güvenlikli Ada Hapishanesinde kesintisiz tecrit altında tutuluyor. 1999 yılından 2023 yılının Haziran ayının ilk haftasına kadar toplam 2 bin 83 avukat görüş başvurusu yapıldı. Bu başvuruların 441’ine olumlu yanıt verilirken 1642 görüşme başvurularının kimisine “gemi bozuk”, “hava muhalefeti”, “gemi onarımda”, “resmi tatil” gibi gerekçeler gösterilerek reddedilirken kimi görüş başvuruları ise hiçbir gerekçe gösterilmeden reddediliyor.

732 başvurudan sadece 151’i

İmralı adasına aynı tarihler arasında toplam 732 kez aile görüş başvurusu yapıldı. Yapılan başvuruların 581’i reddedildi. Öcalan ailesiyle 24 yılda sadece 151 kez görüşebildi.

Asrın Hukuk Bürosu’ndan alınan verilere göre İmralı’ya gitmek için yapılan avukat ve aile görüş başvuruları yıl yıl şu şekilde: Öcalan’ın Türkiye’ye getirilip rehin alındığı 1999 yılında toplam 62 kez avukatlarıyla, 12 kez de ailesiyle görüştürüldü.

2000 yılında toplam 54 avukat görüşme başvurudan 34’ü gerçekleşirken, 20’si ise reddedildi. Aynı yıl içinde 11 aile görüş başvurusunun tümü gerçekleşti.

2001 yılında 52 avukat görüşme başvurusunun 34’ü gerçekleşirken, 18’i çeşitli gerekçeler ile reddedildi. Aynı yılda yapılan 6 aile görüş başvurusunun 4’ü gerçekleşti, 2’si reddedildi.

2002 yılında 52 avukat görüşme başvurusunun 34’ü gerçekleşirken 18’i ise çeşitli gerekçeler ile reddedildi. Aynı yıl içinde yapılan 9 aile görüş başvurusunun tümü gerçekleştirildi.

2003 yılında yapılan 55 avukat görüşme başvurusunun 20’si gerçekleşirken 35’i reddedildi. 26 aile başvurusunun 8’i gerçekleşti 18’i reddedildi.

2004 yılında yapılan 53 avukat görüş başvurusunun 29’u gerçekleşirken 24’ü reddedildi. 33 aile görüşme başvurusunun 15’i gerçekleşirken, 18’i reddedildi.

Görüşler azalmaya başladı

2005 yılında 51 avukat görüşme başvurusunda 15’i gerçekleşirken 35 görüşme başvurusu reddedildi. Aynı yılda yapılan 34 aile görüş başvurusundan 17’si gerçekleşirken, 17’si reddedildi.

2006 yılında yapılan 60 avukat görüş başvurusundan 24’ü gerçekleşti. 36 başvuruya ise ret yanıtı verildi. Aynı yıl içinde 25 aile görüşme başvurusunun 13’ü gerçekleşirken, 12’si reddedildi.

2007 yılında 60 başvurunun 30’u gerçekleşti, 30’u reddedildi. Bu yılda 20 aile görüşme başvurusunun 9’u yapılırken 12’si reddedildi.

2008 yılında 56 avukat görüş başvurusu yapıldı. 37 görüşme gerçekleşirken 19’u reddedildi. 13 aile görüş başvurusunun 9’u gerçekleşti, 4’ü reddedildi.

2009 yılında 61 avukat görüş başvurusu yapıldı. 50 görüşme yapılırken 11 başvuru reddedildi. 17 aile görüşme başvurusunun 15’i gerçekleşti 2’si reddedildi.

2010 yılında yapılan 65 avukat görüş başvurusunun 43’ü gerçekleşirken, 22’si reddedildi. Aynı yılda yapılan 13 aile görüşme başvurusunun 8’i gerçekleşti. 5’i reddedildi.

2011 yılında 84 avukat görüş başvurusu yapıldı. 24 başvuruya olumlu yanıt verilirken 60 başvuruda reddedildi. Yapılan 11 aile görüş başvurusunun 2’sine olumlu dönüş yapılırken 9 görüşme başvurusu reddedildi.

Avukatlarla görüşler kesildi

2012 yılında yapılan 104 avukat görüş başvurusu “gemi bozuk”, “hava muhalefeti” gibi gerekçeler ile reddedildi. Aynı yılda yapılan 4 aile görüş başvurusunun 1’i gerçekleşirken, 1 görüşe Öcalan sürecin hassasiyetinden kaynaklı çıkmazken, 1 görüş başvurusu da reddedildi.

2013 yılında ise 102 avukat görüş başvurusunun 98’i reddedildi. 4’ü gerçekleşti. 25 aile görüş başvurusunun 14’ü gerçekleşirken 11’i de reddedildi.

2014 yılında yapılan 104 başvurunun sadece 4’üne olumlu yanıt verildi. 100 görüşme başvurusu reddedildi. 18 aile görüş başvurusunun 6’sı gerçekleşti. 12 görüş başvurusu ise reddedildi.

2015 yılına gelindiğinde ise yapılan 101 avukat görüş başvurusunun tümü “gemi bozuk”, “gemi onarımda” ve “hava muhalefeti” gerekçe gösterilerek reddedildi. 47 aile görüş başvurusunun tümü aynı gerekçeler ile reddedildi.

Başvurulara yanıt yok!

2016 yılında 124 avukat tarafından görüş başvurusu yapıldı. Bunlardan 2’si “koşullar oluştuğunda” denilerek reddedildi. Bir görüş başvurusu savcılık tarafından işleme alınmadı. 2 kez görüşme başvurusu yanıtsız bırakıldı. 46 başvuruya “gemi bozuk” denilerek izin verilmedi. 7 başvuruya “hava muhalefeti” gerekçe gösterildi. 2 başvuru ise “gemi bozuk” denilerek izin verilmedi. 66 başvuruya ise yanıt verilmedi. Aynı yılda 77 kez aile görüş başvuruldu. Bu yıl Kürt siyasetçi, aydın ve gazetecilerin de aralarında bulunduğu onlarca kişinin düzenlediği açlık grevinden kaynaklı bir kez aile görüşü gerçekleşti 76 başvuru gerekçesiz reddedildi.

2017 yılında 100 avukat görüş başvurusu gerçekleştirdi. Bu yıl yapılan hiçbir başvuruya yanıt verilmedi. 46 aile görüş başvurusu ise mahkeme kararları gerekçe gösterilerek izin verilmedi.

Disiplin cezaları, görüş yasağı!

2018 yılında 102 avukat görüş başvurusu mahkeme kararı gerekçe gösterilerek reddedildi. 45 aile görüş başvurusu ise “görüş yasağı” gerekçesiyle izin verilmedi.

Açlık grevleri ile yeni süreç

2019 yılında 104 avukat görüş başvurusu yapıldı. Bu yıl Kürt siyasetçi Leyla Güven öncülüğünde başlayan ve tüm cezaevlerine yayılan açlık grevleri nedeniyle 8 yıl aradan sonra ilk defa Abdullah Öcalan'ın avukatlarından Rezan Sarıca ve Nevroz Uysal, 2-22 Mayıs, 12-18 Haziran ve 7 Ağustos 2019 tarihlerinde 5 görüş gerçekleştirdi. 99 görüş başvurusuna ise hiç yanıt verilmedi. Aynı yıl içinde yapılan 51 aile görüş başvurusundan 49’u reddedildi. 12 Ocak ile 12 Ağustos tarihleri arasında 2 aile görüşü gerçekleştirildi.

İletişim kesildi

2020 yılında yapılan 109 avukat görüş başvurusuna olumlu ya da olumsuz hiçbir dönüş yapılmadı. Aile görüşü için yapılan 57 başvuru reddedilirken, 24 Nisan tarihinde Öcalan ailesiyle telefon görüşü gerçekleştirdi.

2021 yılında yapılan 162 avukat görüş başvurusuna hiç yanıt verilmedi. 55 aile görüş başvurusu da yanıtsız bırakıldı.

2022 yılında 170 avukat görüş başvurusuna hiç yanıt verilmedi. Aynı yılda yapılan 51 aile görüş başvurusu yanıtsız bırakıldı.

2023 yılının Haziran aynın ilk haftasına kadar 49 avukat görüş başvurusunun tümü yanıtsız bırakıldı. Yapılan 30 aile görüş başvurusuna ise cevap verilmedi.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.