İntikam politikası yürürlükte

3 Ocak 2022 Pazartesi - 17:35

Aysel Tuğluk

Aysel Tuğluk

  • Demans hastası Aysel Tuğluk’un serbest bırakılması için eylem ve kampanya düzeleyen kadınlar, Tuğluk’a yönelik devletin bir intikam politikası yürüttüğünü kaydetti.

ROZERİN GÜLTEKİN / JINNEWS-İSTANBUL

Demans hastası siyasetçi Aysel Tuğluk’un serbest bırakılmasına dair kadın örgütlerinin çağrıları devam ediyor. Tuğluk’un serbest bırakılması için çeşitli eylem ve kampanyalar düzenlenirken, aynı kapsamda İstanbul’da Demokrasi İçin Birlik üyeleri de duruma dikkat çekmek amacıyla Adalet Bakanlığı'na faks çekti.

DİB üyesi Nesteren Davutoğlu ve SODAP Sözcüsü Sevtap Akdağ, Tuğluk’un bir an önce serbest bırakılması gerektiğini söyledi.  

Zorlaşan yaşam koşullarını hissediyoruz

Adaleti olmayan bir ülkenin bütün temellerinin sarsıldığını ifade eden DİB üyesi Nesteren Davutoğlu, Tuğluk’un zekası ve birikimiyle yıllardır demokrasi için mücadele ettiğini hatırlattı. Aysel Tuğluk’un tedavi edilmesinin demokratik hakkı olduğuna dikkat çeken Nesteren, “Birçok tutsak arkadaş inadına yapılır gibi insan haklarından mahrum bırakılıyor. Aysel arkadaşımızın her gün zorlaşan yaşam koşullarını, bizler de hissediyoruz. Adalet Bakanı’nın sesimizi duymasını istiyoruz. Tahliye edilmemesinin nedeni baskıcı iktidar” dedi. 

Adaletin olmadığı yerde barışın da olmayacağını belirten Nesteren, “Bütün sorunlar tek bir aklın yansımasından kaynaklanıyor.  Faşizan bir bakışla insanları ötekileştirerek, ülkeyi ikiye bölerek, hukuk dışı davranışlar sergiliyorlar. Kadınlar uyanış içerisindeler, bilinçliler mücadele etmek için yan yana geliyorlar. Aysel’e destek olmak için de birçok kadın arkadaş yan yana geliyor. Tutsaklar için insan haklarına uygun cezaevi koşulları ve tarafsız yargı olmalı” diye ifade etti.

Yüksek ses çıkartılmasına ihtiyaç var

Devletin siyasi tutsaklar üzerinde “siyasi rehine” ve  “intikam” politikalarını uyguladığını dile getiren Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP) Sözcüsü Sevtap Aktağ da uzun zamandır devam eden politikaların sonucunda bu durumun ortaya çıktığını söyledi. Hasta tutsakların yaşamlarını sürdüremedikleri ve ölüme ramak kala dahi tahliye edilmediğini vurgulayan Sevtap, “Hasta tutsakların tahliye edilmemesi, ölüme terk edilmeleri son süreçte çok sayıda mahpusun yaşamını yitirmesine neden oldu. Bu durum uygulanan politikaların facia durumuna gelindiğini gösteriyor. Uzun zamandır cezaevlerinde hak ihlallerinin yaşandığını, yaşamın sürdürülemediğini, her talebin hücre cezasına dönüştürüldüğünü görüyoruz. Devlet bu politikalar ile toplumu cezaevlerinde rehin almaya çalışıyor” dedi.

İktidarın sessiz, susturulmuş bir toplum yaratmaya çalıştığını ve bunu yapabilmek için halka gözdağı verilmeye çalışıldığını söyleyen Sevtap, sözlerini şöyle sürdürdü: “Toplumun tecrit edilmesi için bir üst aşamaya geçiliyor. İçerisinde yaşadığımız süreç de bir cezaevi. Aysel Tuğluk cezaevinde simgeleşen bir isim sadece. Orada yaşayamayacağına dair defalarca rapor alınmasına rağmen bunun görmezden gelinmesi ve emir komuta zinciriyle hazırlanmış raporlarla tahliye edilmesinin önünde engel oluşturulması ve bizim bu durumu değiştiremememiz, her birimizin sorgulanması gereken bir konu. Yapılanlar intikam saldırısı dışında anlamlandırılabilecek durum değil.”

İntikam politikasının yansıması

Aysel Tuğluk’un Kürt kadın mücadelesinin, Kürt halkının eşitlik ve özgürlük mücadelesinin sembol isimlerinden biri olduğunu vurgulayan Sevtap, Aysel Tuğluk’a yapılanların intikam politikasının yansıması olduğunu kaydetti. “Mücadele, direnç ortaklığının bir an önce oluşturulması ve cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine karşı daha yüksek ses çıkartılmasına ihtiyaç var” diyen Sevtap bu noktada birçok kesimin bir arada hareket etmesi çağrısında bulundu. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.