Karayılan, o direnişi anlattı

❏
"Gün boyu alana yapılan 66 hava saldırısı ve binlerce top atışına rağmen ertesi güne kadar Türk güçlerini durduran, darbe vuran ve geri çekilmelerini sağlayan kadın gerilla birimi, Kürdistan direniş tarihine yeni bir sayfa ekledi."
Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanı Murat Karayılan, 14 gün içerisinde Heftenîn’de bir kahramanlık destanı yazıldığını kaydedederek, özellikle 25 Haziran’da Şehit Zelal alanında ilerlemek isteyen Türk güçlerine karşı büyük bir direniş sergilen Esmer Devrim komutasındaki YJA STAR gerillalarına işaret etti.
Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanı Murat Karayılan, Radyoya Dengê Welat’ın sorularını yanıtladı. Hetfenîn’deki işgal saldırısı ve gerillanın tarihi direnişinin 14. günü itibarıyla yaşananların bir bölümünü anlattı. Şehit Zelal alanında sabahtan akşama kadar tüm gün boyunca ve diğer güne kadar direnişin devam ettiğini kaydeden Karayılan, “Düşman birçok kez darbe alıyor ve kırılıyor. Sonrasında geriye çekiliyor ve tamamıyla hava saldırısı, top atışları ve teknik saldırılarla adeta coğrafyayı ateşe vererek saldırıyor. O alana 66 hava saldırısı ve binlerce top atışı yapılıyor” dedi.
Kürt kadın direniş tarihine eklendi
Karayılan, bu direnişe ilişkin önemli bir noktayı da şöyle ifade etti: “O alanı savunan birliğimiz, Esmer Devrim komutasındaki YJA STAR birliğidir. Yani kadın arkadaşlarımızdır. Bu da başlı başına önemlidir. Heftenîn’de 25 Haziran’da özgürlüğe tutkun YJA STAR üyesi kadınlar tarafından yeni bir destan yazıldı. Kürt kadının direniş tarihinde yeni bir sayfadır ve bu çok önemlidir. Tamamıyla kadın olan bir birliktir. Başta bu direnişte Sema Kato şehit düşüyor. Sonrasında direniş boyunca değerli komutan Esmer Devrim, Berivan Cudi ve Ararat Serhat arkadaşlar şehit düşüyor. Yani burada dört kadın arkadaş şehit düşüyor ama burada hiçbir zaman unutulmayacak bir destan yazılıyor. Bu direniş boyunca onlarca düşman kaybı yaşanmıştır. Bu şekilde düşman ilerleme sağlayamıyor ve büyük darbe yiyor.”
Düşman girdiği yerde ölecek
Heftenîn’de devam eden savaşta bazı yerlerin Türk ordusunca alındığını ama gerillanın da içinde olduğunu vurgulayan Karayılan, şunu tekrarladı: “Düşman nereyi alırsa alsın faturasını ödeyecektir. Bedel verecek, ölecek ve ondan sonra girecektir. Eğer orada kalırsa sürekli bir şekilde yine fatura ödeyecektir; yine ölecektir. Kürdistan gerillası, kendisine has yöntemlerle Kürdistan topraklarında düşmana rahat vermiyor/vermeyecek. Hiçbir zaman Kürdistan topraklarını rahat bir şekilde işgal etmelerine müsaade etmeyiz. Bu çerçevede Heftenîn’deki direniş devam ediyor.”
Sürekli 10 keşif uçağı
Türk ordusunun Heftenîn’de çok yoğun teknik kullandığını; zaten bu tekniğine çok güvendiği için Yunanistan’dan Arap devletlerine kadar herkesi tehdit ettiğini ifade eden Karayılan, KCK ve Merkez Karargah Komutanlığının Heftenîn’deki gerillaları kutlamasının bu çerçevede görülmesi gerektiğini belirterek, şunları ekledi: “Şu an Heftenîn semalarında sürekli bir biçimde aşağı yukarı 10 keşif uçağı dolaşıyor. Bu biçimde çok yoğun bir teknik kullanıyor. Bütün bu tekniğe rağmen gerilla, Heftenîn coğrafyasında büyük bir direniş gerçekleştiriyor. İnsan iradesinin zaferini ortaya koyuyor. Bunun için her türlü takdiri ve kutlamayı hak ediyor.”
Saldırı, tampon ve tam işgal
Türk devletinin amacının ‘Misak-ı Milli’ sınırlarının tamamının işgal edilmesi olduğunu fakat öncelikle tampon bölge oluşturmaya çalıştığını kaydeden Karayılan, bu tampon bölgenin de yalnızca Xakûrkê’den Heftenîn’e kadar olan alan için geçerli olmadığını söyledi. Karayılan, şöyle izah etti: “Xakurkê’den Efrîn’e kadar bir tampon bölge yaratmak istiyorlar. Bu biçimde tampon oluşturmaları halinde zaten Rojava’nın çoğunu işgal edecekleri gibi, Güney Kürdistan’ın da stratejik yerlerini işgal etmiş olacaklar. Sonrasında ise Güney Kürdistan’ın tamamında kontrolü ele geçirmek isteyecekleri açıktır. Yani amaçları budur ve böyle bir plan çerçevesinde saldırılıyor. Bunun için risk almışlar. Çok fazla kayıp veriyorlar ama bunları ilan etmiyorlar.”
Tampon bölge sonrası
Birinci aşamada tampon bölge kurabilirlerse ardından genel amaçları olan ‘Misak-ı Milli’yi işgal etmeyi gündemlerine koyacaklarını tekrarlayan Karayılan, “Biz, Türk sömürgeciliğinin gerçekliğini herkesin görmesini istiyoruz. Tüm Kürt halkı ve Kürdistani siyasetçiler ile Arap halkı ve Arap devletleri bunu görmeli. Faşist AKP-MHP rejiminin yeni işgal siyaseti, büyük bir tehlikedir ama biz PKK gerillaları olarak bu tehlikeye karşı Kürdistan halkı ve tüm bölge halkları adına direneceğiz, savaşacağız. Bu savaş, sadece PKK ile faşist Türk devletinin savaşı değildir. Bu tür tanımlamalar yanlıştır. Bu savaş, Kürt halkı ile Türk işgalci-şovenist çizgisinin savaşı olduğu gibi aynı zamanda bölge halklarının da bu çizgiye karşı bir savaşıdır. Bu temelde bu direnişe devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Sivillerin vurulması planlıdır
Türk sömürgeciliğinin, Kobanê, Şêladizê ve Şarbajar’da sivillere de saldırmasının, bir konsept temelinde olduğuna dikkat çeken Murat Karayılan, şöyle devam etti: “Türk devleti, Süleymaniye’den Şengal’e, Kobanê’ye kadarki saldırıları anlamsız bir biçimde gerçekleştirmiyor. Bu saldırılar planlıdır; sıradan değildir.
- Birinci amaçları; Kürt toplumunu korkutmak, sindirmek ve teslim almaktır. Bu biçimde üç parça Kürdistan’da hakimiyetini kurmak istiyor.
- Bu saldırılarla bölge halkını korkutmak ve onları göçertmek istiyor. Mesela bilinçli bir şekilde Derkar’ın ve daha başka köylerin etrafını vuruyor. Halkın korkarak bu köyleri bırakmasını istiyor. Böylece işini kolaylaştırmak ve arazide kim hareket ederse vurmak istiyor. Halka dönük böyle bir politikası var.
- Diğer önemli bir şey ise bu tür yöntemlerle Kürdistan siyaseti içerisinde çelişki yaratmak, karşı karşıya getirmek ve bu şekilde provokasyon yapmak istiyor. Mesela YNK’nin hakim olduğu alanlarda bu saldırıları geliştiriyor ve aslında çelişki yaratmak istiyor. Özellikle bizi yani PKK’yi gerekçe olarak gösteriyor. Zaten biz şu an vurdukları Şarbajar, vb. yerlerde yokuz ama bakıyorsun PJAK’ı da hedefliyor. Yani Rojhilat güçlerini de listesine almış. Bu biçimde Kürdistani güçler arasında çelişki yaratmak istiyor. PKK-YNK, PKK-KDP arasında karışıklık çıkarmak istiyor. Konsepti budur. Kürtleri çatıştırmayı da hedefliyor.
Bu amacına ulaşamayacak
Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanı Murat Karayılan, Türk devletinin, bu amacına ulaşamayacağını vurgulayarak, şunların altını çizdi: “Türk devletinin yeni konseptini herkes görmeli ve kimse bu oyuna gelmemeli. Biz kendi açımızdan bu konuda, Türk sömürgeciliğinin oyununa gelmeyeceğimizi kesin olarak belirtebiliriz. Hiç kimse de bu oyunlara gelmemeli ve mutlaka düşmanın bu planlarını boşa çıkartmalıyız. Bu hususta, insanı umutlandıran sesler de çıkıyor. Örneğin, değerli siyasetçi Sayın Şanaz İbrahim bir açıklama yaptı. Anlamlıdır. Tüm Kürdistani güçler bu çerçevede hareket ederlerse Kürdistan’a yönelik her türlü saldırı da boşa çıkartılabilir. Yani bu halkın düşman saldırılarına karşı birleşmeye ve birbirini desteklemeye ihtiyacı vardır. Eğer bu gelişirse düşmanın her türlü saldırısı boşa çıkartılabilir ve sonuçsuz kalır.
Bizler 50-100 yıl öncesinde yaşamıyoruz. Şimdi belli bir düzey yakalamışız. Bu husustaki sorunumuz dağınık durmamızdır. Yekpare bir siyaset, birleşik bir ulusal strateji esas alınırsa etraftaki devletler öyle eskisi gibi, ‘gidelim, vuralım, parçalayalım, birbirlerinden uzaklaştıralım, esir alalım’ diyemezler.
Herkes de biliyor ki, daha bundan bir hafta önce Şêladizê’de 5 sivil insan şehit edildi. Son iki yıl içerisinde yalnızca Behdinan alanında 42 sivil insan şehit düştü. Güney Kürdistan’da 20 civarında parti vardır. Hani, bu partiler nerededirler? Bir gün sokağa çıkıp da “sivil insanlarımız ölüyor” veya “Türk devleti ülkemizi işgal etmek istiyor” dediklerini görmedik.
Bunun için biz de daha çok halka inanıyor ve esas alıyoruz. Siyasetçiler de Kürdistan’a yönelik olan tehlikeleri görmelidir. Bu savaş yalnızca PKK ve Türk ordusunun savaşı değildir. Bu savaş, çok daha stratejik ve geniş bir savaştır. Bunun görülmesi gerekir.
HABER MERKEZİ















