Kiwêx, bin 200 yıllık Êzidî köyü

Toplum/Yaşam Haberleri —

25 Nisan 2021 Pazar - 21:00

  • Geçmişi bin 200 yıl öncesine dayanan ve mağaralar üzerine kurulan İdil’e bağlı Êzîdî köyü Kiwêx’i her bahar ziyaret eden Nusrettin Genç, köyün dikkat çeken mimarisinin "olası saldırılara karşı korunmak" için olduğunu söyledi. 

ZEYNEP DURGUT

MA/ŞIRNAK

 

İnançları nedeniyle başlarından 74 fermen geçen Êzîdîler, yıllarca yaşadıkları yerlerden göç etmek zorunda kaldı. Bölgede 1960’lı yıllara kadar Êzîdîler, bu tarihten sonra baskı ve katliama uğrama korkusuyla Avrupa ülkelerine göç etti. Bugün Êzîdî nüfusu sadece 550 iken, Avrupa’da ise bu sayı 150 bin civarında. 

Şırnak, Batman ve Mardin’de zamanında yüzlerce Êzîdî Köyü bulunurken, şimdilerde ise köylerin büyük bir kısmında başkaları yaşıyor. Yüzlerce yerleşim yeri ise terk edilmiş durumda. Bu köylerden biri de Şırnak'ın İdil ilçesine bağlı Kiwêx (Mağara) köyü. Kiwêx’te 1980’li yıllara kadar yüzlerce Êzidî yaşarken, bu tarihten sonra artan siyasi ve toplumsal baskılardan dolayı Êzidîler Avrupa ülkelerine göç etmek zorunda kaldı. 

 

Bin 200 yıl önce inşa edildi

Kiwêx köyünün bin 200 yıl önce inşa edildiği ve 37 yıl önce boşaltıldığı söyleniliyor. Ancak onca zamana rağmen Kiwêx köyünde bulunan evler hala dimdik ayakta. Bu evlerin dikkat çeken yanı doğal ve yapay mağaralar üzerinde inşa edilmiş olmaları. 

Êzîdîlerin böyle bir yapıyı tercih etmelerindeki sebebin de sık sık saldırı ve katliamlara maruz kalmalarından kaynaklandığı belirtilirken, olası bir saldırı anında Êzîdîlerin, evlerinden mağaralara indiği ifade ediliyor. Yine köyde bulunan mezar taşlarında güneş ve tavus kuşu figürü bulunuyor.  

 

Cuma günleri çıra yakıyorlar

Boş olan köy baharın gelişiyle canlanırken, 37 yıl önce Kiwêx’ten Almanya’ya göç eden Genç ailesi, fırsat buldukça her yıl köylerine dönüyor. Genç ailesi, köyde kaldıkları süre zarfında köyde bulunan ağaçları suladıklarını, onlar için kutsal olan mezarlıkta çiçekler ektiklerini ve Cuma günleri çıra yakarak ibadet ettiklerini söyledi. Aile, kendi topraklarına yeniden dönmek istediklerini belirtti. 

 

Köyü 3 kardeş kurdu 

37 yıl önce köyden Avrupa’ya göç eden ve her ilkbaharda köyüne dönen ve birkaç hafta kalan Nusrettin Genç, “Köy bin 200 yıl önce 3 Êzîdî kardeş tarafından kuruldu. Bu kardeşlerin Şero, Simo ve Miso olduğu söyleniliyor. Bu 3 kardeş ile birlikte burada ev sayısı 8 oluyor. Daha sonra da bu sayı 150’ye ulaşıyor. Bizim köyden 6 köy kuruldu. Bu köyler; Baxnim, Awşê, Sêwlîtk, Şekrîn, Geliyê Sora ve Mazrê’dir. İnancımız Êzîdî, ulus Kürdistan olduğu için, tarih boyunca iki defa kırımdan geçmişiz. O yüzden saydığım bu köylerden 700’e aşkın kişi Avrupa ve metropollere göç etti. Bölgede yüzlerce Êzîdî köyü boşaltıldı” diye konuştu.

 

Bütün evler mağaraların üzerine kurulu 

“Bizden biri dünyanın neresinde vefat ederse etsin, cenazemizi alır kendi topraklarımızda defnederiz” diyen Genç, “Avrupa’da yaşıyor olabiliriz ama köyümüzü hiçbir mevsimde boş bırakmıyoruz. Bizim ibadetimiz ve dualarımız Kürtçe olduğu için biz hep saklanıp dua ederdik. Çoğu zaman da mağaralara girerek dualarımızı ederdik. Eskiden üzerimizde çok baskı vardı. Ama şuanda az da olsa dinmiş. Şimdi Kürtlerde ulusal bir bilinç oluşmuş. Bu kadar gördüğümüz, tanıklık ettiğimiz şeyden sonra bu günleri görmek de sevindirici. Bizim bütün evlerimiz mağaraların üzerine kuruludur. Mağaralar kilometrelerce derinliğe sahiptir” dedi. 

 

Tek isteğim geri dönebilmek 

Her yıl baharın gelişiyle birlikte köyünün yolunu tuttuğunu söyleyen Hazal Genç ise köye her dönüşün kendisini heyecanlandırdığını söyledi. Avrupa’da yaşadıklarından dolayı memleket hasreti çektiklerini belirten Genç, “Bütün ömrümü burada geçirmek istiyorum. Çünkü Avrupa’da yaşamak oldukça zor ve zahmetlidir. Hiçbir yer insanın doğduğu topraklara benzemez. İnsan kırılmış bir dalın üstünde duran bir kuş gibi hissediyor kendini. Her an düşebilirsin gibi. Biz güzel günler görmedik. Şimdi birileri gelip ‘köyde yaşayalım’ derse hemen köyüme dönerim. Ama herkes dağılmış. İnsan kendi topraklarında her şekilde geçimini sağlayabilir. Topraklarımız çok kutsal ve değerli. 37 yıldır toprağımı, köyümü özlemediğim tek bir gün bile geçirmedim. Ben Kürdistan’a ayak bastığım zaman yeniden doğmuş kadar mutlu oluyorum. Kendi topraklarımıza dönmeyi, kendi topraklarımızda yaşamayı çok istiyorum. İmkanım olursa bundan sonra her yıl 2 defa gelirim. Tek isteğim toprağıma geri dönmektir” diye konuştu. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.