Kürdistan’dan ‘Sınırların Ötesine Yolculuk’

Dosya Haberleri —

 Beyond the Black Box Festivali

Beyond the Black Box Festivali

  • Ban Kültür, “Sınırların Ötesine Yolculuk: Sahneni Antwerpen'e Taşı!” şiarıyla genç sesleri, Avrupa’nın en prestijli platformlarından biri olan Beyond the Black Box Festivali’nde buluşturuyor. Belçika’nın Antwerpen şehrinde gerçekleşecek festivale başvurular 12 Nisan'da son bulacak. Başvurular için Amed, Mêrdîn, Êlih ve Wan’da yaşayan genç sanatçılara çağrı yapıldı.

MIHEME PORGEBOL

Ban Kültür, “Sınırların Ötesine Yolculuk: Sahneni Antwerpen'e Taşı!” şiarıyla genç ve disiplinlerarası sesleri, Avrupa’nın en prestijli platformlarından biri olan Beyond the Black Box Festivali’nde buluşturuyor. Belçika’nın Antwerpen şehrinde gerçekleşecek festivale katılmaları için Amed, Mêrdîn, Êlih ve Wan’da yaşayan ya da bu şehirlerle bağı olan genç sanatçılara çağrı yapıldı. Klasik tiyatro kalıplarının dışına çıkan, mekana özgü işleri ve performans sanatını merkeze alan Beyond the Black Box Festivali her sene, alışılmış sınırları esneten, özgün ve cesur üretimlere ev sahipliği yapmayı amaçlıyor. 11-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek festivale katılım için görsel sanatlar, performans, dans, tiyatro, ses sanatı, video-art, enstalasyon ve bu alanların kesişimlerinde üretim yapan sanatçılar başvurabiliyor. 20-35 yaş arasında profillere açık olan festivale başvuru için aranan tek nitelik, sanatçının mevcut kalıpları sorgulayan bir bakış açısı ve mekâna duyarlı bir yaklaşıma sahip, uluslararası iş birliğine açık olması.

12 Nisan’a kadar

Festivale Kürdistan’dan yapılacak katılımları organize eden Ban Kültür’den yapılan açıklamada, “Sanatçıların tüm sürece tam konsantrasyon sağlayabilmesi için yolculuğun tüm operasyonel yükünü üstleniyoruz” denildi. Ban Kültür ayrıca, katılımcı sanatçıların Avrupalı küratör ve yapımcılarla tanışması için de köprüler kurup festival süresince rehberlik sağlayacağını da taahhüt etti. Festivale katılım başvurusu için son tarih 12 Nisan 2026 olarak belirtildi. Başvuruların info@bankultur.com adresine, tüm belgelerin tek bir PDF dosyası halinde iletilmesi gerekiyor.

İlk ve son değil başlangıç

Organizasyonun Kürdistan ayağının direktörlerinden Recep İçen, sorularımızı yanıtlarken festivalin geçmişine ilişkin şunları söylüyor: “Beyond the Black Box çok köklü ve klasik anlamda büyük festivallerden biri değil. 2019 yılından beri yapılıyor. Bu festivalin asıl en belirgin özelliği, festivali gerçekleştiren prodüksiyonların çok eski ve köklü prodüksiyonlar olması. Belçika ve Hollanda’da faaliyet gösteren bu prodüksiyonlar yeni ifade biçimlerine alan açan, deneysel ve sınırları zorlayan bir platform için bir araya geldiler ve Beyond the Black Box Festivali’ni oluşturdular. O yüzden biraz daha yaşayan ve dönüşen bir yapısı var.”

Festivale daha önce Kürdistan’dan bireysel sanatçı katılımlarının olduğunu söyleyen İçen, ama bu katılımın çoğu zaman parçalı ve görünmez kaldığını, bir hat ve süreklilik oluşturmadığını vurgulayarak, “Ban Kültür’ün yapmak istediği şey de tam olarak burada başlıyor. Sadece birilerini festivale göndermek değil, bu katılımı sürekliliği olan bir ilişkiye dönüştürmek. Yani bugün Antwerpen’e giden bir sanatçının ardından yarın başka birinin yolu açılmalı. Bu bir ilk ve son deneyim değil, bir başlangıç olmalı. Ban Kültür kendini biraz burada konumluyor: geçici fırsatlar yaratan değil, kalıcı bir dolaşım alanı ve etkileşim kurmaya çalışan bir yapı” dedi.

Üretimine bakışını değiştiriyor

Genç Kürt sanatçıların bu tür uluslararası festival ve etkinliklerde yer almasının önemine dikkat çeken İçen, şöyle devam etti: “Bu tür deneyimlerin en büyük etkisi teknik ya da CV’ye yazılacak bir şey olması değil. Daha çok sanatçının kendi üretimine bakışını değiştiriyor. Bir de şu var: Oraya sadece işini götürmüyorsun, aynı zamanda geri dönüyorsun ve döndüğünde üretimin değişiyor, kurduğun ilişkiler değişiyor, hatta bazen hayal ettiğin şeyin ölçeği bile değişiyor. Bu yüzden bu tür platformlar tek seferlik bir deneyim değil, aslında birer kırılma anına tekabül ediyor."

‘Bu sadece benim hikayem değil’

“Açıkçası Ban Kültür olarak bu çağrıyı tek başına bir etkinlik olarak görmüyoruz. Bu daha uzun bir yolun küçük ama önemli bir adımı. Ban Kültür’ün derdi, Türkiye’den ve özellikle Kürt coğrafyasından çıkan üretimlerin dünya ile eşit bir yerden ilişki kurabilmesi. Yani sadece ‘katılan’ değil; zamanla üreten, davet eden, yön veren bir noktaya gelmesi. Bugün biz sanatçıları Avrupa’ya taşıyoruz. Ama neden yarın o küratörler, o sanatçılar buraya gelmesin? Neden bu ilişki tek yönlü olsun? Bu yüzden bu süreç biraz şöyle ilerliyor: önce görünürlük, sonra ilişki, sonra ortak üretim ve en sonunda da karşılıklı dolaşım. Ban Kültür işte bu hattı kurmak istiyor. Yani mesele sadece bir festivale gitmek değil, uzun vadede bir kültürel ağın parçası olmak. Kişisel olarak benim için bu çağrının ne ifade ettiğine gelirsek; Bir yerde üretmeye devam ediyorsun, bazen kime ulaştığını bilmeden… Sonra bir kapı açılıyor ve diyorsun ki ‘Demek ki bu hikâye buraya kadar gelebiliyormuş.’ İşte bu aşama çok kıymetli. Ama belki daha kıymetlisi ‘Bu sadece benim hikâyem değil. Eğer bu kapı açılıyorsa, arkasından başkaları da geçebilmeli’ diyebilmek. Ben bu ihtimali seviyorum.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.