Kürt oldukları için cezaevindeler!

Dosya Haberleri —

6 Mayıs 2022 Cuma - 20:00

  • 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Civan Boltan'ın annesi Nazime Boltan: "Adalet Bakanı'na sesleniyorum. Oğlumun bir eli, bir gözü yok. 3 aydır dolaştırıyorlar. Rapor vermiyorlar. Neden? Kürt olduğumuz için. Biz annemizden babamızdan Kürt olarak dünyaya geldik. Biz Kürtlüğümüzü inkar etmeyiz. Benim oğlum hırsızlık yapmadı, uyuşturucu satmadı. Toprağı, vatanı için cezaevinde."

Kürdistan'da 6 aydır cezaevlerindeki zulme karşı nöbette olan anneler gazetemize konuştu...

YILMAZ KAYA/AMED

Mayıs ayının ikinci pazarı Anneler Günü olarak kutlanır. Kürt anneler bugünü hep buruk karşılar. Anneler bu günü Kürdistan'da daha çocuk yaşta katledilen evlatlarının acısıyla karşılıyor. Cezaevlerindeki çocuklarına hasret kalmış binlerce Kürt annesi böyle karşılıyor Anneler Günü'nü. Cezaevlerindeki ağır hasta tutsaklara serbest bırakılması ve tecride son verilmesi için Amed Barosu'nda oturma eylemi yaparak "Adalet Nöbeti" başlatan anneler, 6 aydır seslerini duyurmaya çalışıyor. Anneler, cezaevleri, Adli Tıp Kurumu (ATK) ve adliye önlerindeki eylemlerini sürdürürken, en çok da siyasi parti ve kurumların yeterli destek vermemesini eleştiriyor. Anneler, 6 aydır sürdürdükleri "Adalet Nöbeti" eylemlerinde yaşadıklarını gazetemize anlattı.

4 yıldır çocuğunu göremiyor

Bir çatışmada yaralı olarak yakalanan, 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Civan Boltan'ın annesi Nazime Boltan, “Tek değilim, 600’e yakın ağır hasta var" dedi. Anne Boltan, oğlunun 9 yıldır cezaevinde olduğunu ve 4 yıldır da oğlunu göremediğini söyledi. Hastalık nedeniyle yolculuk yapamadığı için Bolu Cezaevi'nde olan çocuğunu görmeye gidemediğini ve sadece bir kez görüşebildiğini söyleyen Boltan, "Adalet Bakanı'na sesleniyorum. Oğlumun bir eli, bir gözü yok. Beyninde rahatsızlıkları var. 3 aydır dolaştırıyorlar. Rapor vermiyorlar. 15 günde bir telefon açıyor. Sadece 10 dakika konuşmalarına izin var. 10 dakikada ben ne sorabilirim. 'Nasılsın?' mı diyeyim, 'Durumun nasıl mı?' diyeyim. 10 dakikanın kıymeti nedir" dedi. 

Nazime Boltan

Kürt olduğumuz için...

Amed'de cezaevinde iken çocuğunu her ziyaret günü görebildiğini ancak Bolu'ya sürgün edildikten sonra göremediğini ifade eden anne Boltan, "Benden uzak ettiler. Dilekçe verdim. Ben oğlumu yakından görmek istiyorum. Bize yakın getirmiyorlar. Belki Bolu’dan da uzak yere sürgün ederler. Neden? Kürt olduğumuz için. Biz annemizden babamızdan Kürt olarak dünyaya geldik. Biz Kürtlüğümüzü inkar etmeyiz. Benim oğlum hırsızlık yapmadı, uyuşturucu satmadı. Toprağı, vatanı için içeridedir. Bizimde toprağımız vatanımız olsun.  Orada çocuklarımıza işkence çektiriyorlar, burada da 3-4 yıl göstermeyerek bize de burada işkence çektiriyorlar. Çocuklarımızı bize yakın getirsinler, tedavilerini ettirsinler" diye konuştu.

Ankara'daki sözler havada kaldı

12 yıldır cezaevinde olan Hamdusena Ada’nın kardeşi Reşehat Ada, kardeşinde kalp rahatsızlığı bulunduğunu, ayrıca ciğerleri ile gözlerinden rahatsız olduğunu anlatarak, "6 aydır adalet nöbetindeyiz. Çocuklarımız için daha önce mücadele etmeliydik. Geç kaldığımız için vicdan azabı çekiyoruz. Çoktan ayağa kalkmalı, onlara sahip çıkmalıydık. Kanımızın son damlasına kadar çocuklarımızın haklı davasını sahiplenmeliyiz. Çok şükür çocuklarımız onursuz bir şey yapmamış. İnançları uğruna mücadele vermişler. Bu yüzden başımız dimdik. Adalet Nöbeti'nde Ankara'ya da gittik. Siyasi partileri de ziyaret ettik. Söz verdiler. 'Elimiz elinizdedir, size çözüm çare bulacağız' dediler. Ne sözlerinde durdular, ne de çare buldular" dedi. 

Reşehat Ada

Pişmanlık dayatıyorlar

"Değil bir gün 10 yılda geçse adalet nöbetini tutacağız. Çocuklarımızı sahipsiz bırakmayacağız" diyen Reşehat Ada, "Bir gün cezaevi önünde, bir gün adliyede, bir gün hastanedeyiz. Kanımızın son damlasına kadar çocuklarımızla beraberiz. Biz çocuklarımıza şiddet uygulanmamasını, tedavi edilmelerinin davası peşindeyiz. Çocuklarımıza soruyorlar, 'Davanızdan pişman mısınız, değil misiniz?'  'Neden pişman olalım' dediklerinde infazlarını yakıyorlar. Koğuşlarını değiştiriyor, sürgün ediyorlar, ceza çektiriyorlar. Kitaplarını vermiyorlar. Spora çıkarmıyorlar. Biz bu baskıyı kabul etmiyoruz" şeklinde konuştu.

İnsanım diyenlere sesleniyoruz

Cumhurbaşkanı ve Adalet Bakanı'na seslenen Ada, "Gözünüzü açın. Analar elini yere vursa her şey yapar. Bizi öldürüyorlar mı, bırakıyorlar mı kendileri bilir. Ama bilsinler ki anaların gözü evlatlarından başka hiçbir şeyi görmez. Zindanların dili olsa da konuşsa ve orada evlatlarımızın neler yaşadığını bize söylese. İnsanım diyenlere sesleniyoruz. Bize destek verin" dedi.