Kuşlarla ilgili yerel efsaneler neden önemlidir?

Toplum/Yaşam Haberleri —

20 Temmuz 2021 Salı - 21:00

  • Yerli halkların esrarengiz kuşlara dair büyüleyici öyküleri aynı zamanda yok olma riski altındaki dilleri ve kültürleri korumanın bir yolu da olabilir.

JİM ROBBİNS/BBC

Çeviren: Serap Güneş

 

 

Güney Amerika'nın güney ucunun en uzak noktasında, Tierra Del Fuego'nun rüzgar ve yağmurla kamçılanmış sahili boyunca, Yaghan halkının, lana olarak adlandırdıkları büyük, gösterişli bir kuş olan Macellan ağaçkakanı hakkında ilginç bir hikayeye sahip. Bir oğlan ve kız kardeşi köylerinden kırmızı böğürtlen topluyorlarmış. Kanlarını birbirini çekermiş ve sonunda arzularına teslim olmuşlar.  Bunu yaptıkları anda erkek ve dişi bir ağaçkakana dönüşmüşler.

Bu hikayeyi anlatan kişi, Yaghan halkından 94 yaşındaki Christina Calderon. Kendisi aynı zamanda anadili Yaghan olan son kişi. Kuzey Teksas Üniversitesi'nden bir ekolojist olan Ricardo Rozzi, "Yaghanlar için kuşlar yoldaş ve öğretmendir. Hayvanları hemcinsleriniz olarak görmek, dünya ile olan etik ilişkiyi değiştirir" diyor.

 

Yerli kabilelerin kuş hikayeleri

Küresel biyoçeşitlilik giderek yok olmakta. Geçen yıl yayınlanan bir BM raporuna göre dört türden birinin tehlikede olduğunu ortaya koydu. Ancak sorun yalnızca türlerin neslinin tükenmesi değil; insanlar doğayla olan bağlarını azalttıkça çevremizdeki dünyaya dair özgün bilgiler de ortadan kalkıyor.

Küçük bir disiplin olan etno-ornitoloji, kabileleri inceleyen kuş bilimcilerin bu kültürlerin kuşlarla bizimkinden çok farklı şekillerde ilişkili olduğunu fark ettiler.

Oxford Üniversitesi'nde ornitoloji profesörü ve EWA'nın araştırma direktörü olan Andrew Gosler, “Her şey yerli kültürleri, onlara gerçekten değer vermeyen küresel bir kültüre doğru itiyor” diyor.  "Bu nedenle, yerel bilgi ve yerel dillerin ve yerel çevre ile bağlantılı yerel gelenek ve kültürlerin önemini teyit etmeye yardımcı olacak bir şey sağlamayı umuyoruz."    

 

Şimdi, kaybolmakla olan dillerin ve geleneklerin çoğu bir avuç yaşlanan kabile üyesinde yaşatıldığı için, Covid-19 bu dil ve geleneklerin kaybolmasını hızlandırıyor. Örneğin virüs Brezilya’yı kasıp kavuruyor, ancak ölüm oranı Amazon'daki yerli halk için iki kat daha yüksek. Munduruku halkı, yaşayan kütüphaneler olarak tanımlanan 10 "bilge kişiyi" kaybettiler.

Büyük Andaman dilini konuşan son dört kişiden biri olan Licho adlı bir kadın olan Sare, geçen Nisan ayında tüberkülozdan öldü.

 

Yaghan dilini konuşan 94 yaşındaki Christina Calderon. O öldüğünde, bütün bir dil ölmüş olacak.

 

Kuş hikayeleri yok olurken…    

Birçok anadil, Katolik Kilisesi, hükümetler geçen yüzyılda yerli kültürleri bastırdığı için büyük ölçüde zayıfladı. Yerli Amerikalılar, kendi dillerini konuştukları için dövüldüklerini veya ağızlarının sabunla yıkandığını anlatıyorlar.

Tehlike Altındaki Diller Projesi’ne göre, bugün var olan yaklaşık 7000 dilin %40'ı önümüzdeki yıllarda yok olabilir.    

Kuş hikayeleri yok olurken, sadece diller değil, ifade ettikleri dünya görüşleri de risk altında. On binlerce yıllık birikmiş ekolojik, biyolojik ve kültürel bilgi de yok oluyor. Nitekim Tehlike Altındaki Diller için Yaşayan Dil Enstitüsü, "Her son söz başka bir kayıp dünya demektir" diyor.

 

Kuşun gözünden şarkılar

Pek çok yerli yaşam biçiminin merkezinde yer alan kuşlar, kültürlerin doğal dünyada nasıl var olduğunu ve onu nasıl algıladığını tasvir eder. Kuş hikayelerine göre, yerli kültürleri yerli olmayan kültürlerden neredeyse hayal edilemeyecek kadar farklıdır bu konuda. Birçok yerli halkın kendi bilimi vardır.

Örneğin, Papua Yeni Gine'nin Bosavi halkı "şarkı haritaları" vardır. Yakın zamanda göçüp giden akrabaları hakkında karmaşık ve dokunaklı şarkılar söylerler; avladıkları ve bahçeleriyle uğraştıkları yerleri, ışığın ve suyun özellikleri ile birlikte tasvir ederler. Bunların tümü, manzaraya yukarıdan bakan bir kuşun gözünden aktarılır.

 

Şarkılardaki ekolojik portre

Biz kuş cıvıltısının keyfini çıkarırken, Bosavi’ler köylerinin yakınındaki 125 türün şarkılarında, zengin detaylara sahip ekolojik bir portre duyar. "Günün saatini, yılın mevsimini, kuşun ormanın hangi katmanında olduğunu, mevsimde hangi meyvelerin olduğunu, toprak asitliğinin değişimini, göç durumu bilgisini, kimin nerede yuva yaptığını anında biliyorlar.

Santa Fe İleri Araştırma Okulu'nda antropolog ve kıdemli akademisyen olan Steven Feld, "Bu derin bir bilim" diyor ve ekliyor: ‘’Dünyayı algılamanın alternatif yollarını kavramak, bize algı çeşitleri hakkında çok şey söyleyebilir. Çünkü kuşlar uçuyor ve bu size tamamen farklı bir perspektif kazandırıyor."

 

Dünyanın geleneksel kuş bilgisinde biyologlar için de bilgiler var. Avustralya'da araştırmacılar, yerlilerin "ateş şahinleri" olarak adlandırdıkları bazı kuşları (genel adları ıslık çalan uçurtma, kara uçurtma ve kahverengi şahin) aborjinlerden öğrendiler. Yerli halkla işbirliği içinde bunu belgelediler.  

 

Gosler, "Biyolojideki birinci sınıf öğrencilerimizin yarısı beş İngiliz kuşunun ismini sayamaz ve %20'si bir tane bile isim sayamaz. Bu dünya çapında geçerli bir durum" diyor.

Yine de, 19. yüzyıl üzerine bir araştırmanın, İngiltere'de bir zamanlar halk tarafından verilmiş 7000 isme sahip 78 ötücü kuş olduğunu gösterdiğini söylüyor. Bu isimler kaybolduğunda, biyolojileri ve davranışları hakkındaki ortak yerel bilgiler de onlarla birlikte gitti.

 

100 bin kuş türü

 

EWA'daki bir portal, Avrupa'daki 600 kuş türü için birçok farklı dilde halk tarafından verilmiş 100.000'den fazla ismi toplayan, İsviçreli olmayan bir dilbilimci ve amatör doğa bilimci olan Michel Desfayes'in çalışmalarını içermektedir. Her vadinin bir zamanlar aynı kuşlar olduğu gibi kendi adı vardı. Gosler, "Binlerce yıldır Avrupa'da insanların kuşlarla nasıl ilişki kurduğu hakkında çok şey anlatıyorlar" diyor.     

Doğal deneyimler azaldıkça, doğayı korumaya yönelik duygusal bir yatırım da onunla birlikte yok oluyor - bu, kuşların diklemesine azalmasının bir parçası olabilir.

"Öğrencilere 'Bu türün Birleşik Krallık'ta %70 azaldığını biliyor muydunuz?' diye sormak onlar için hiçbir şey ifade etmiyor" diyor Gosler. "‘Neden umursayayım?’ diyorlar. Sen söyleyene kadar o kuşun varlığından haberim yoktu."

Ancak Britanya'da halk arasında anlatılan kuş hikayelerini duyduklarında ya da ellerinde kanat çırpan bir kuşu bantlamak için tuttuklarında, "Bu onlar için hayatlarını değiştiren bir deneyim. Sonra ilgilenmeye başlıyorlar" diyor.  

 

*

Jim Robbins, The Wonder of Birds, What They tell us about Ourselves, the World and a Better Future kitabının yazarıdır. Kitap ABD’de Spiegel & Grau, İngiltere’de Black Inc. tarafından basılmıştır.

 

 

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.