Kuzeylilerin çocukları çok az!
Dosya Haberleri —

Mamoste Emin Akbaş öğrencileriyle derste
- Almanya’nın 5 eyaletinde 43 okulda 35 öğretmenle yalnızca üç bin çocuk Kürtçenin Kurmancî, Dimilkî ve Soranî lehçelerinde ders alacak. En çok Rojava ve Güney Kurdistanlıların çocukları derslere geliyor. Kuzeylilerin çocukları çok az. Eğitimciler bu konu üzerinde daha fazla düşünülmeli ve harekete geçilmeli diyor.
ARAT ARARAT
Kürtlerin ana dil eğitimine ilgisizliği, Kürtçe'nin geleceğini tehdit ediyor. YMK’nin verilerine göre, Almanya'da Kürtçe dersleri verilen okullarda öğrenci sayısı düşük kalırken, bu durum diaspora içerisinde Kürtçenin yok olma riskini artırıyor. Kürtçe öğretmenleri, ana dilin korunması için birlik olunması ve önlemlerin alınması gerektiğini vurguluyor.
Yekîtiya Mamostayên Kurdistan (YMK) bu sene içerisinde Almanya’da Kürtçe dersi alacak çocuklara dair bilgileri gazetemizle paylaştı. Almanya’da yaşayan Kürt nüfusu göz önüne alındığında YMK’nin verdiği rakamlar Kürtlerin ana dil eğitimine ilgisinin zayıf olduğunu gösteriyor. Verilere göre, bu yıl Almanya’nın Hamburg, Niedersachsen, Nordrhein-Westfalen-NRW, Rheinland-Pfalz, Berlin, Brandenburg eyaletlerinde 43 okulda 35 öğretmenle yalnızca üç bin çocuk Kürtçenin Kurmancî, Dimilkî ve Soranî lehçelerinde ders alacak.
Mamoste Özmen uyarmıştı
Diasporada yaşayan Kürtler kısa süre önce yaşamını yitiren Kürt Enstitüsü Başkanı Fevzi Özmen’ın işaret ettiği tehlike ile karşı karşıya. Gazetemizde yayımlanan “Diaspora Kürtçe konuşmuyor” başlıklı haberde Mamoste Özmen bu tehlikeyi şu cümlesi ile özetlemişti: “Diasporada yaşayan 40 yaş altı Kürtler ana dilini çok az biliyor. 20 yaş altı daha da az biliyor. Böyle giderse 30 yıl sonra Kürtler diasporada dillerini unutacak. Dilimizi öldürmemek için seferber olup ona sahip çıkmalıyız.”
Ana dil kimliktir
Türkiye’de 21 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra Almanya’ya gelen Haydar Deniz 3 yıldır da Berlin’de resmi okullarda Kürtçe dersi veriyor. Berlin’in ilk Kürtçe öğretmenlerinden olan Deniz, derslerini Kurmancî ve Dimilkî lehçelerinde veriyor. Ana dilin önemine değinen Deniz, "Dil bir iletişim aracı olmanın yanı sıra bağlı olduğu toplumun kültürünü ve tarihini geleceğe taşır. İnsan ne kadar dil bilirse ufku o kadar genişler fakat ana dilin yeri ve önemi ayrıdır. İnsan dünyayla ilk bağını ana dili üzerinden kurar. Bu nedenle ana dil kişiliğin, kimliğin, benliğin ve zihinsel gelişmenin temelini oluşturuyor" dedi.
Toplumun hafızası
Ana dilin geliştirilmesine ilişkin konuşan Deniz asimilasyona değinerek, “Ana dilin gelişimi için eğitim dili olması, akademikleşmesi gerekir. Herhangi bir dil gündelik sohbetlerle gelişemez. Ulus devletlerin tek dil politikaları, o devletlerin sınırları içinde yaşayan diğer dillerin yok olmasına sebep oluyor. Çok dilli eğitim o ülkenin zenginliğini gösterir. Bir toplumun asimile edilmesinin yegane yolu ana dilini yasaklamaktır. Dilini unutan toplum tarihini, hafızasını kaybeder. Kimliksizleşir” ifadelerini kullandı.
YMK verileri düşük
Bochum ve Herne kentlerinde 5 okulda toplam 190 öğrenciye Kurmancî dersi veren Mamoste Samîr Xidir Ebdî, son iki yıldır YMK başkanlığı görevini yürütüyor. Almanya’da yaşayan Kürt nüfus düşünüldüğünde YMK’nin verilerinin düşük olduğuna değinen Ebdî, Kürt diline yaklaşımı “En büyük sorun biz Kürtlerin beynindedir” ifadeleriyle tanımladı.
Kitap çalışmaları sürüyor
Mamoste Ebdî YMK’nin çalışmaları hakkında bilgi vererek Metaryel Komisyonu’nun ders kitapları üzerinde çalışma yaptığını belirtti. Ebdî, “Gencîneya Peyvan kitabımız bitti ve üç bin adet basıldı. Ayrıca ilkokul, ortaokul ve yetişkinlere gösterilmek üzere hazırlanan üç ayrı kitap üzerinde de çalışma yapılıyor. Birinci sınıftan onuncu sınıfa kadar hazırlanan kitapların içeriğinde, ben ve ailem, yaşadığım yer, okulum, evim, vücudumuzun uzuvları, mevsimler gibi konular bulunuyor. Üst sınıflar için bu konular daha da genişletilerek işleniyor. Farklı içeriklerde kitap çalışmalarımız da sürüyor ancak yeterli değil. Özellikle ilkokullar için kullandığımız ve içinde hikayeler olan yardımcı kitaplarımız çok az. YMK olarak kitaplarımızı artırmak için çalışmalarımızı hızlandırdık” dedi.
Aachen ve Borken Kürtçe öğretmen arıyor
Ebdî, bu yıl iki şehirde verilmesi planlanan derslerde eğitimci eksiklerinin olduğunu paylaşarak, “Okul sayılarında geçen yıla göre değişiklik yok. Bu yıl 43 şehirde 35 okulda yaklaşık 3 bin öğrenci Kürtçe dersi alacak. Aachen şehrinde de Kürtçe dersi planlamamız vardı fakat eğitimci eksiğinden kaynaklı iptal etmek zorunda kaldık. Bu yıl Kuzey Ren-Vestfalya (NRW) Eyaletinde Aachen ve Borken Eğitim Müdürlükleri Kürtçe öğretmen arıyor” şeklinde konuştu.
15 öğretmen göreve hazır
Son dönemde Almanya’ya çok sayıda öğretmenin geldiğine dikkat çeken Ebdî, öğretmenlerin birçoğu ile ilişkilendiklerini paylaştı. Ebdî, atanmayı bekleyen öğretmenlere şu önerilerde bulundu: “İlk olarak Almanca ve Kürtçe C1 dil sertifikası almaları gerekir. Ardından YMK ile ilişki kurup yaşadıkları şehirlerde, ailelerle eğitim müdürlüklerine başvuru yapmaları için görüşmeliler. Şu anda YMK ile ilişki kurmuş ve öğretmenliğe hazır 15 arkadaşımız var. Fakat Almanya’nın bürokratik engelleri sebebiyle görevlerine başlayamıyorlar. Örneğin, Borken şehri NRW’de ilk kez Almanca C2 sertifikası istiyor. Eyaletlerin bu istekleri önümüzde büyük engel.”
Kürtçe bilimsel değil algısı
Mamoste Ebdî, Kurdistanlıların Kürtçe ana dil derslerine yaklaşımının çok zayıf olduğunu söyleyerek, “Düşmanlarımız yıllardır bilinçli olarak Kürtçenin akademik ve bilimsel bir dil olmadığı yönünde algı yarattı. Birçok aile bu algı sonucu çocuklarına dil öğretmiyor, öğrenmeleri için çaba harcamıyor. Bugün Kürtçe bilenler Avrupa’da öğretmen, tercüman, akademisyen olarak ya da basın kurumlarında, dergilerde, gazetelerde, televizyonlarda çalışabiliyor. Yüzlerce Avrupalı Kürtçe öğreniyor. Dilimiz dünyada saygı duyulan diller arasında. Bu algı halkımızın zihninde kalıcı etki bırakıyor” dedi.
Kurdoloji Bölümü çalışması
Almanya’da açılması planlanan Kurdoloji Bölümü’ne ilişkin de bilgi veren Ebdî, “Kurdistan Bölgesi Eğitim Bakanlığı’nın Almanya’daki birkaç üniversiteyle yaptığı görüşmelerin sonuç vermemesi sebebiyle Kurdoloji Bölümü açılamadı. Son günlerde İsviçre’de bir üniversite ile Dûhok Üniversitesi arasında bir diyalog var. Ümit ediyoruz bu diyalog sonuç verir” ifadelerini kullandı.
YMK’ye destek olun!
Ana dil sorununda Avrupa’da bulunan Kurdistanî derneklerin, ailelerin, basının, Kürt enstitülerinin, akademisyenlerin sorumluluğunun olduğu bir gerçek. Sorunlar her sene tekrarlansa da bir türlü çözüm üretilemiyor. Peki Kürtçeye önem verilmesi ve derslere katılımın artması için kurum çalışanları ne yapmalı? Mamoste Ebdî‘nin önerileri şöyle: “Öncelikle kurum çalışanlarımız çocuklarını kurslara gönderirse bu meselede büyük bir yol katederiz. İlk önce kendimizden başlamalıyız. Bunun yanı sıra siyasi partiler, kurumlar, dernekler açıklamalarını Kürtçe yapmalı; derneklerde Kürtçe kurslar verilmeli. Aile inisiyatifleri kurularak ders ve öğretmen talebi ile eğitim kurumlarına başvuru yapılmalı. Tüm kurumlar YMK’ye destek olmalı.”
Çocuklarınızı Kürtçe derslere gönderin
Ebdî sözlerini şu şekilde noktaladı: “Dilimiz bize dedelerimizden ninelerimizden emanet. Biz de bu emaneti çocuklarımıza, torunlarımıza bırakalım. Büyüklerimiz bu dili binlerce yılda zor şartlar altında savunarak bu günlere getirdi. Müdahale etmezsek Avrupa’da büyüyen çocuklar için tehlike kapıda. Yakın zamanda çocuklarımız büyükleriyle iletişim kuramayacak duruma gelecek. Anne babalar lütfen duyarlılık gösterip çocuklarınızı Kürtçe derslere gönderin.”
Aileler yeterli bilgiye sahip değil
Almanya’nın Köln kentinde Kürtçe öğretmenliği yapan Jiyan Öztürk ise ailelerin çocuklarını dil eğitimine göndermemesinin altındaki nedenlere değindi. Öztürk, “Aileler, okullarda resmi olarak Kürtçe dersi verildiğinden haberdar değil. Birçok anne-baba çocuklarının Kürtçe öğrenmesi durumunda Almanca, İngilizce gibi diğer dilleri öğrenmede zorluk çekeceğini düşünüyor. Ayrıca aileler, Kürtçenin eğitim dili olmadığı gerekçesiyle ihtiyaç duymadıklarını dile getiriyor. Biz öğretmenler ailelerle daha fazla ilişki kurmalı, onları bilgilendirmeliyiz” dedi.
Sorumluluk hepimizin
“Hepimizin özeleştirisel yaklaşması gerekir” diyen Öztürk, tek sorumluluğun ailelerde olmadığına vurgu yaptı. Öztürk konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Bu sorun neden kurumlarımız, derneklerimiz, partilerimiz tarafından ciddiye alınmıyor? Neden Kürtçe derslere destek vermiyorlar? Neden televizyon kanallarımızda, gazetelerimizde bu konu yeterince görülmüyor? Halk, tam da bu sebeple yetersiz sahipleniyor. En çok Rojava ve Güney Kurdistanlıların çocukları derslere geliyor. Kuzeylilerin çocukları çok az. Bu konu üzerinde daha fazla düşünülmeli ve harekete geçilmeli” şeklinde konuştu.
Öğretmen-ebeveyn ilişkisi güçlenmeli
Musul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngilizce Bölümü’nü bitirdikten sonra sekiz yıl ülkesinde İngilizce öğretmenliği yapan mamoste Omar Rashid Ewdî, Almanya’ya geldikten sonra Kürtçenin Kurmancî lehçesinde öğretmenlik yapmaya başlıyor. Ewdî de Almanya genelinde Kürtçe derslerine katılımın çok zayıf olduğuna dikkat çekerek, “Öğrenci sayımızı çoğaltmak için ebeveynler ile öğretmenler arasındaki ilişkinin güçlü olması gerekiyor. Örneğin, Oldenburg’da Kürtçe dersleri 4 okulda verilirken ebeveynlerle ilişkilenme sonrası okul sayımız 6 oldu” dedi.
Mamoste Ewdî, Kürt lobisinin güçsüzlüğüne dikkat çekerek şöyle konuştu: "Kürt dilinin korunması, yaşatılması ve savunulması için YMK ve diğer Kürt kurumları öncülüğünde Avrupa ve özellikle Almanya’da güçlü lobi kurulmalı. Etkili bir çalışmayla Kürtçenin resmi dil olarak kabul edilmesini sağlayabiliriz. Yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan ana dilimizin korumak için beraber çalışmalıyız” diyerek birlik mesajı verdi.
Kürtçenin kullanım oranı yüzde 7'lerde
Mamoste Emin Akbaş, Türkiye’de 7 yıl öğretmenlik yapmasının ardından geldiği Almanya’daki ilk resmi Kürtçe öğretmenlerinden biri. Yıllarca YMK başkanlığı yapan Akbaş, Almanya Eğitimciler Sendikası’nın (GEW) Bremen Kongre Delegesi olarak aktif faaliyet yürütüyor. Akbaş, Kürtlerin ana dillerini sahiplenmemesinin büyük tehlikelere gebe olduğuna işaret ederek, "Bu alandaki eksikliğin temel sebebi ana dilin öneminin bilince çıkarılmaması. Ulus olmanın şartlarından biri ana dili sahiplenmektir. Kürt partilerinin programlarında ana dilde eğitim hakkı talebi var ama bu partiler kendilerini asimile eden güçlerin dillerini kullanıyor. Araştırmalara göre Kuzey Kurdistan'da evlerde Kürtçenin kullanım oranı yüzde 7'lere düşmüş. Kürtçe televizyon kanalları olmasına rağmen en çok Türkçe kanallar izleniyor" dedi.
Kürt dili için el ele verelim
Yaklaşan tehlikeye dikkat çeken Mamoste Emin Akbaş, “Elde edilen kazanımlara sıradan yaklaşılıyor. Eğer ailelerimiz, kurumlarımız ve öğretmenlerimiz kararlı bir şekilde el ele verip uzun vadeli bir çalışma yürütmezse Almanya'da var olan ana dil eğitim hakkımız ve Kürtçenin korunması için elde edilen haklar tehlikeye girecek" diyerek kaygısını dile getirdi. Emin Akbaş son olarak, Kürtçenin korunması, geliştirilmesi, eğitimlerinin nicel olarak güçlendirilmesi ve çocukların ana dillerini unutmaması için 11 maddelik öneri sundu:
Kürtçeyi nasıl korur, yaygınlaştırırız?
- Avrupa’daki federasyonlarımız tarafından ortak bir 'Avrupa Kürt Dil ve Eğitim Koordinasyonu' kurulmalı. Kurulan bu koordinasyon hiçbir siyasi gücün etkisinde olmadan, tüm Kurdistanlıları kapsayacak özgür bir çalışma yürütmelidir. Kürt Aile Birliklerinin (YEK-MAL) kurulmasına ve mevcut olanların daha güçlü çalışmalarına destek olunmalıdır. Uluslararası ana dil eğitim yasaları hakkında bilgiler toplamalı ve paylaşmalı. Kürtlerin yoğun yaşadığı şehirlerde toplantılar düzenleyerek ana dil eğitiminin önemi anlatılmalı. Tüm kurumların katılımı ile çocukların resmi okullara kaydedilmesi için kapsamlı bir kampanya başlatmalı.
- Kürtçe derslerin verildiği şehirlerde bulunan kurumlar ve ailelerle ilişkiler geliştirilerek kayıtların arttırılması için çalışmalar yürütülmeli.
- Cami, Mala Êzîdîyan ve Cemevi gibi dini kurumlarımızda hutbe ve seminerler verilmeli, bilgilendirme toplantıları düzenlenmeli, Kürtçe ana dil derslerinin önemi vurgulanarak aileler teşvik edilmeli.
- Kürtçe öğretmen adaylar eğitilmeli ve öğretmen olarak çalışmak isteyenler için üniversitelerde kurslar açılmalı.
- Derneklerde Kürtçe kurslar açılmalı ve var olan kurslar genişletilmeli.
- Kürtçe kitaplar okunmalı ve aile içinde, derneklerde, diğer kurumlarda Kürtçe konuşmak teşvik edilmeli.
- Kürtçe ders kitaplar hazırlanmalı, basılmalı ve var olanlar güncellenmeli.
- Medya kurumlarında Kürtçe dersinin önemine ve gereğine ilişkin programlar hazırlanmalı. Örneğin, YMK'nin işbirliğiyle Kürtçe yayın yapan tüm Kürt televizyon kanalları Kürtçe ders veren öğretmenlerin katılımıyla ortak canlı bir program düzenlenerek izleyicilerin soruları, eleştirileri ve önerileri değerlendirilmeli.
- Kürt basınında Kürtçe eğitimin önemine vurgu yapan röportajlar, yazılar, haberler sürekli hale getirilmeli.
- Kürtçe derslerin verildiği okullarda öğretmenlerimiz tarafından derslere katılan öğrencilerin velileri ile düzenli toplantılar yapılmalı.
- Kürtçe öğretmenler YMK ve Avrupa Eğitim Sendikası'na üye olmalı ve bu kurumların çalışmalarına destek olmalı.















