• Alman Yüzme Federasyonu (DSV), her yıl 500 bin çocuğun yüzme bilmeden ilkokulu bitirdiğini açıkladı. Ayrıca, insanlar özellikle kıyıya yakın bölgelerde akıntının gücünü hafife alıyorlar. 

DERSİM DAĞDEVİREN

Almanya Can Kurtarma Derneği (DLRG), geçen yıl ülkede suda meydana gelen 393 ölümcül kazayı kayda geçirdi. Ölümle sonuçlanan kazaların yarısından fazlası (yüzde 56) Mayıs başından Ağustos sonuna kadar süren yüzme sezonunda meydana geldi. DLRG’nin 2025 yılı istatistiklerine göre kurbanların yüzde 42'si 60 yaşın üzerindeydi. Göller ve nehirler, en sık kaza meydana gelen yerlerdir. Boğulanların çoğunluğu erkektir. Abartılı özgüven bu bağlamda temel bir sorundur. Son zamanlarda, 11 ila 30 yaş grubunda ölüm vakalarında belirgin bir artış kaydedildi. 

Ölümle sonuçlanan kazalarda alkolün rol oynadığı durumlar nadir değildir. Yüksek sıcaklıklarda uzun süre güneşte uzanıp alkol içtikten sonra soğuk suya girildiğinde, ortaya çıkan genel halsizlik nedeniyle, nispeten iyi yüzücüler bile su üstünde kalamayabilir. 2026 yılının başında Federal Meclis’te düzenlenen bir oturumda, Alman Yüzme Federasyonu (DSV), her yıl 500 bin çocuğun yüzme bilmeden ilkokulu bitirdiğini açıkladı. Ayrıca, insanlar özellikle kıyıya yakın bölgelerde akıntının gücünü hafife alıyorlar. 

En büyük sorun, suyun soğukluğudur. Hava ısınmışken su hâlâ soğuksa, vücut büyük sıcaklık farklarıyla başa çıkmak zorunda kalır. Suyun çok soğuk olması gerekmez. 12 ila 16 derece arasındaki sıcaklıklar bile yeterlidir. 

Soğuk şokunda, vücudun iki doğal koruma mekanizması arasında bir çatışma ortaya çıkar. Suya tamamen dalındığında, sözde dalış refleksi devreye girebilir. Solunum durur, nabız yavaşlar. Ayrıca, dolaşım sistemi aynı anda su sıcaklığına tepki verir. Soğuk, nabzın hızlanmasına ve solunumun hızlanmasına neden olur. Kişi su altında nefes almaya çalışır. Akciğerleri suyla dolar. Kalbi durur. Mağdurlar birkaç dakika içinde boğulur. 

Boğulma, 1 ila 4 yaş arası çocuklarda en sık görülen ölüm nedenidir. Küçük çocuklarda boğulma riskinin en büyük kaynağı, çocukların gözetimsiz kalmaları ve beklenmedik bir şekilde suya erişebilmeleridir. Bu durum, yüzme havuzlarında, bahçe göletlerinde, küvetlerde ve nehirler gibi doğal su kaynaklarında ya da evlerdeki durgun sularda meydana gelebilir. Çocukların boğulurken panik içinde çığlık attıkları ya da kollarını çılgınca salladıkları yönündeki yaygın kanı yanlıştır. Çoğu durumda çocuklar, ebeveynlerinin hemen yanında sessizce ve fark edilmeden boğulurlar. 

Sudan bir kişiyi kurtarırken, her zaman kendi güvenliğinize dikkat etmelisiniz. 

Olumlu bir sonuç, yalnızca su altında kalma süresinin 10 dakikadan az olduğu durumlarda görülür. 25 dakikadan itibaren hayatta kalma şansı hızla azalır. Boğulan kişiyi sudan çıkardıktan hemen sonra hayata döndürme işlemlerine bir an önce başlanması son derece önemlidir.