Rojava, göç dalgalarını kaldıramıyor!

Yerinden edilen Kürtler / foto:AFP
- HTŞ’nin 2024’teki ilk saldırılarıyla 125 bin kişi Şehba’dan, Halep saldırısıyla başlayan katliam sürecinde ise yaklaşık 200 bin insan yeni bir dalga halinde Rojava’ya akın etti. Ancak, 2018’den bu yana göç alan Rojava’nın mevcut kapasitesi yeni dalgaları kaldıramıyor.
- Qamişlo’da 115 okul, yaklaşık 20 cami ve mevcut salonların göçmenlere tahsis edildi, Dirbesiyê, Hesekê, Amûdê, Dêrik ve Çilaxa’da da benzer bir tablonun yaşanıyor. En ağır yük ise Kobanê’de. Merkezdeki 17 okul göçmenlere ayrıldı, bu da 72 bin öğrencinin eğitim hakkını engelledi.
ERKAN GÜLBAHÇE
Yerinden edilenler, katledilenler, kaçırılanlar… 6 Ocak’tan bu yana Rojava’da Halep’ten Kobanê, Qamişlo ve Amûdê’ye kadar on binlerce kişi, hem işgal ve soykırım saldırılarına hem de kuşatmaya karşı direniyor. Her sokakta her mahallede 7’den 70’e herkes nöbet tutmaya devam ediyor ve yerinden edilenlere kısıtlı imkânlarıyla destek oluyor. Ancak Heyva Sor a Kurd Eşbaşkanı Dilgeş Îsa, “İnsanlar yardım değil, evlerine dönmek istiyor” diyor. Ve göçlerin son bir buçuk aylık süreçte değil, 2018’de yani Türk devleti ve çetelerinin Efrîn’i işgal etmesiyle başladığına işaret ediyor.
Gazetemize konuşan Heyva Sor a Kurd Eşbaşkanı Dilgeş Îsa, göç dalgasının Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Bölgesi’nin mevcut kapasitesinin çok üzerinde bir yük yarattığına dikkat çekerek, göçün tek seferlik bir dalga olmadığını, yıllardır üst üste yaşandığını vurguladı:
“2018’de Efrîn işgal edildiğinde sivillerin büyük bölümü Şehba’ya göç etmek zorunda kalmıştı. Bir kısmı Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd’a yerleşmişti. Geçici Şam hükümeti saldırılara başladıktan sonra ise yaklaşık 125 bin kişi Şehba’dan Kuzey ve Doğu Suriye’ye göç etmek zorunda kaldı. Bu insanlar Reqa, Tebqa, Hesekê ve Cizîrê bölgelerine yerleştirildi.”
2019’da Serêkaniyê ve Girê Spî işgalinden sonra da bölgeye büyük göçler yaşandığını hatırlatarak şöyle devam etti: “Reqa kırsalında Til Semîn, Waşokanî ve Serêkaniyê kampları kuruldu. Hesekê kırsalında da kamplar inşa edildi. Bunun dışında 15 yıllık Suriye iç savaşı boyunca Hama, Humus, Dera ve daha birçok kentten insanlar, kendilerini nispeten güvende hissettikleri için Kuzey ve Doğu Suriye’ye sığındı. Yani bugün yaşadığımız tablo, tek bir krizin değil, yıllar boyunca biriken yükün sonucudur.”
Halep saldırısı göçü ikiye katladı
Öte yandan, 6 Ocak’ta Halep’e yönelik saldırıların yarattığı panik ve korkunun göçü tetiklediğini söyleyen Îsa, saldırıların doğrudan sivilleri hedef aldığını vurguladı: “Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd’danbaşlayarak Der Hefir, Tebqa ve Reqa’ya kadar uzanan saldırılarda hiçbir şekilde sivil-asker ayrımı yapılmadı. Hastaneler, okullar, yaşam alanları, yer altı ve yer üstü altyapılar hedef alındı. Bu açıkça bir savaş suçuydu. Sivil insanlar katledildi. Bu korku ve katliam iklimi nedeniyle çok büyük bir kitle Kuzey ve Doğu Suriye’ye göç etmek zorunda kaldı.”
200 bin insan yeniden göç etti
Îsa, daha önce Reqa, Tebqa ve hatta Hesekê’ye göç eden insanların bile yeniden yer değiştirmek zorunda kaldığını belirterek, “Bu yüzden Dirbesiyê’den Dêrik’e kadar uzanan çok büyük bir göç dalgası yaşandı. Serekaniyê ve Waşokanî kamplarında kalan insanlar da katliam korkusuyla Qamişlo’ya doğru hareket etti. Yaklaşık 200 bin insan yeni bir dalga halinde Rojava’ya akın etti” dedi.
Göç edenlerin büyük bölümünün okullara, camilere, salonlara yerleştirildiğini, çok sayıda insanın da ailelerin yanına sığındığını anlatan Dilgeş Îsa, bazı evlerde dört-beş ailenin birlikte yaşamak zorunda kaldığını belirtti. “Bir ailenin yaşaması gereken evlerde beş-altı aile yaşıyor. Bu koşulların ne kadar zor olduğunu anlatmaya gerek yok” dedi.
‘İlk andan itibaren sahadaydık’
Özerk Yönetim, Heyva Sor a Kurd, yerel meclisler ve komünlerin ilk andan itibaren seferberlik ruhuyla hareket ettiğini söyleyen Îsa, “İlk etapta insanların geçici olarak kalabilecekleri yerler ayarlandı. Avrupa’da faaliyet yürüten Heyva Sor a Kurdistan da bu süreçte çok büyük katkı sundu. İnsanlar birkaç gün içinde geçici yerlere yerleştirildi. Aynı anda Heyva Sor a Kurd’a bağlı seyyar sağlık ekipleri acil biçimde harekete geçti. Göçmenlerin kaldığı alanlarda kesintisiz sağlık hizmeti sunuldu” dedi.
Kış şartları tabloyu ağırlaştırdı
Kış koşullarının krizi daha da derinleştirdiğini belirten Dilgeş Îsa, yoğun kar yağışı ve soğuk havanın özellikle ilk günlerde durumu çok zorlaştırdığını söyledi: “Camilerde kalan insanlar çok zorlandı. Yemek yapma imkânları yoktu, her gün sıcak yemek hazırlanıp camilere götürüldü. Banyo imkânı olmadığı için insanlar yıkanamıyordu. Bu koşullarda Başûr’dan gelen yardım kuruluşlarıyla Rojava’daki ekipler birlikte çalışıp hizmet sunmaya çalıştı. Hastaneler, seyyar sağlık ekipleri, bütün birimler yaralanan ve hastalanan insanlara hizmet sundu. Şu anda da bu çalışmalar seferberlik ruhuyla devam ediyor.”
Qamişlo’da 115 okul, yaklaşık 20 cami ve mevcut salonların göçmenler için barınak haline getirildiğini belirten Îsa, Dirbesiyê, Hesekê, Amûdê, Dêrik ve Çilaxa’da da benzer bir tablonun yaşandığını ifade etti.
“Toplu alanlarda kalanlara yardım ulaştırabiliyoruz. Ama ailelerin yanına yerleştirilen insanlara ulaşmak çok daha zor. Bu konuda yerel meclisler ve komünler üzerinden çalışıyoruz” dedi.
Kobanê’de durum çok ağır
İnsani durumun en kritik olduğu yerin Kobanê olduğunu belirten Îsa, kentin nüfusunun üç-dört katına çıktığını ekledi: “Savaş durdu ama abluka hâlâ bütün şiddetiyle devam ediyor. Temel ihtiyaçlara ulaşım çok zor. Elektrik yok, internet yok. Yardım ulaştırmak için defalarca girişimde bulunduk ama sonuç alamadık.”
Uluslararası Kızılhaç ve BM temsilciliğinin yalnızca 25 kamyon yardım ulaştırabildiğini hatırlatan Îsa, bunun yüz binlerce insanın yaşadığı bir kent için hiçbir anlam ifade etmediğini söyledi. “Şu anda Kobanê’de sadece bir ambulansımız çalışıyor. Seyyar bir sağlık kliniğimiz var. Kronik hastalar için ilaç kalmadı, özellikle şeker hastaları için durum çok ciddi.”
72 bin öğrenci okula gidemiyor
Kobanê Özerk Yönetimi Eğitim Otoritesi de kuşatmanın ağır sonuçlarına işaret ederek, Kobanêmerkezdeki 17 okulun yerinden edilenlere ayrıldığını ve dolasıyla eğitimin askıya alındığını belirtti. Eşbaşkanı Şirin Ebdî, tüm okulların 15 Ocak’tan bu yana eğitime kapalı olduğunu belirtere North Press'e şunları söyledi: “Eğitim sürecinin 25 Ocak'ta başlaması planlanmıştı, ancak savaş koşulları ve okulların yerinden edilmiş insanlar için barınaklara dönüştürülmesi nedeniyle eğitim süreci durduruldu."
Dahası, kuşatmanın 72 bin öğrencinin eğitim hakkını engellediğine dikkat çekerek, “Kobanê, Sirîn, Qenaya ve Eyn Îsa’da 4 bin 190 çalışanın görev yaptığı 572 okul vardı. Şu an hiçbiri yok” diye ekledi.
HTŞ çekilmedi, kuşatma kaldırılmadı
Kobanê Yönetimi, Halep Valiliği yönetimiyle yapılan temaslara rağmen HTŞ’nin Kürt köylerinden çekilmediğine ve kuşatmayı kaldırmadığını açıkladı. Açıklamada, “Kobanê Özerk Yönetimi’ne ulaşan davet üzerine, Kobanê yönetimi ve kanaat önderlerinden oluşan bir heyet 5 Şubat’ta Halep’e giderek valiyle görüşmek üzere yola çıktı. Burada Vali Yardımcısı ve Halep İç Güvenlik Güçleri Komutanı ile görüşmeler yapıldı. Toplantıda bölgeyi ilgilendiren birçok önemli dosya ele alındı; başta Şêxlerbölgesinde atılan pratik adımlar ve tüm sakinlerin köylerine dönüşünün sağlanabilmesi için Çelebiyêbölgesinde atılması gereken adımlar görüşüldü. Ayrıca su, elektrik ve internet kesintileri gibi hizmet konuları da ele alındı. Ancak toplantıda hükümet temsilcileri tarafından verilen sözlere rağmen, bugüne kadar Geçici Hükümet tarafından herhangi somut bir adım atılmadı; özellikle Çelebiyê’denaskeri güçlerin çekilmesi ve Kobanê üzerindeki kuşatmanın kaldırılması gerçekleşmedi.
Bu çerçevede Kobanê Yönetimi olarak, basında daha sonra yayımlanan açıklamaların sorunların çözümüne hizmet etmediğini ve anlaşmanın içeriğiyle hiçbir şekilde örtüşmediğini vurguluyoruz. Ayrıca Kobanê’nin ‘ilçe’ olarak tanımlanması ve ‘Eyn el Ereb’ adının kullanılmasında ısrar edilmesi,sahadaki gerçekliğe aykırıdır. Şam Hükümeti'ne, kendi sorumluluklarını yerine getirmesi ve gerekli adımları tamamlaması çağrısında bulunuyoruz. Özellikle Kobanê bölgesinin idari sınırları içindeki köylerden askeri güçlerin çekilmesi, kent üzerindeki kuşatmanın kaldırılması ve halk için temel hizmetlerin sağlanmasının önündeki engellerin ortadan kaldırılması gerekmektedir” denildi.
Kriz büyük, dayanışmayla aşılır
Kobanê’deki kuşatma 21’nci gününde sürerken ve yerinden edilenler ağır koşullar altında mücadele ederken Dilgeş Îsa, Kürdistan halkına ve diasporaya dayanışma çağrısı yaptı: “Gerçekten çok ağır bir insani krizle karşı karşıyayız. Ama bu krizi Kürtlerin dayanışmasıyla aşmaya çalışıyoruz. Son süreçte en büyük yardımı Kürt kurumları yaptı. Halkımıza uzattıkları eller için teşekkür ediyoruz. Avrupa ve dünyanın farklı yerlerinde yaşayan herkesi Heyva Sor a Kurdistan’ın yardım kampanyalarına katılmaya çağırıyoruz. Yaşanan acılar ancak dayanışmayla hafifletilebilir.”
* * *
İsviçreli üç belediyeden dayanışma
Heyva Sor a Kurdista’ın Rojava için dünya çapında başlattığı yardım kampanyaları devam ediyor. İsviçre’nin Vaud kantonunda FC Kurde Lausanne futbol takımının öncülüğünde Renens, Lausanne ve Vevey belediyelerinin yanı sıra, Lozan Demokratik Kürt Toplum Merkezi (DKTM-Lozan) ve Lajin Kadın Meclisi iş birliğiyle Heyva Sor için dayanışma etkinliği düzenlendi. Etkinliğe İsviçreli siyasiler ve belediye başkanları da katıldı. Gecede elde edilen gelirin tamamı Rojava’ya yardım amacıyla HeyvaSor’a bağışlanacak.
Renens kentindeki Salle de Spectacle’de gerçekleşen etkinliğe görüntülü mesaj gönderen Heyva Sor a Kurd Eşbaşkanı Hediya Abdullah, “Son saldırılarla birlikte binlerce insanımız okullarda ve camilerdekalıyor. Kobanê abluka altında ve ciddi bir insani kriz yaşanıyor. Bu yardımlar halkımız için çok önemliydi. Bütün yardımseverlere minnettarız ve yardımların devam etmesini istiyoruz” dedi.
* * *
Mücadelelerine bağlı kalacağız
Mizgîn jiyan (Şükran Yıldız), Kemal Qoser (Ferid Abi), Hemê Tefşo, (Ehmed Hecî), Mordem Girê Spî(Îshaq Ehmed), Demhat (Hisên Şêxo), Şervan Serê Kaniyê (Silêman El Mihemed), Mehmûd Kobanê(Mihemed Bekir) ve Mezlûm Kobanê (Mehmûd Salih Muslim), Ocak ayında Türk devleti, HTŞ ve DAİŞ çetelerinin saldırılarında şehit düştü. QSD, şehitlerin ailelerine başsağlığı dileyerek, mücadelelerini sürdürme sözü verdi.













