Rojava sadece kendisini savunmuyor

Şebnem Oğuz

Şebnem Oğuz

  • Prof. Dr. Şebnem Oğuz, Rojava'nın yalnızca kendisini değil, başka bir yaşam ihtimalini de savunduğunu belirterek, buna verilecek enternasyonalist yanıtın da aynı kapsam ve derinlikte olması gerektiğini vurguladı.

Çok katmanlı bir saldırı söz konusu olduğunu belirten Prof. Şebnem Oğuz, "Askeri baskı, altyapı kesintileri, zorunlu göç, barınma ve sağlık krizleri, iletişimin kesilmesi, güvenlik provokasyonları ve 'entegrasyon' adı altında kurumsal tasfiye girişimleri, eş zamanlı yürütülüyor. Mesele artık yalnızca savaş değil, yaşamın sürdürülemez hale getirilmesidir" dedi.

MA'ya konuşan Prof. Şebnem Oğuz, Rojava'ya dönük saldırıların sadece Kürtlere değil, halkların birlikte yaşamasını mümkün kılan siyasal ve toplumsal düzene yönelik olduğunu savundu. Prof. Şebnem Oğuz, "Bu bölgede birlikte yaşam; son on yılda yerel meclisler, çok dilli kamusal alanlar, kadın özgürlükçü kurumlar ve komünal ilişkiler aracılığıyla somut olarak inşa edilmiştir. Bugün hedef alınan, tam da bu maddi ve kurumsal zemindir. Son günlerde HTŞ bağlantılı çetelerin saldırıları, bu düzeni doğrudan cephe savaşıyla yıkmaktan ziyade; kuşatma, altyapı kesintileri, güvenlik gerekçesiyle merkezileştirme ve siyasal yetkisizleştirme gibi hibrit yöntemlerle aşındırmaya yöneliktir. Amaç; öz yönetimi ayakta tutan düğümleri tek tek sökerek fiilen sürdürülemez hale getirmek ve özerkliğin içini boşaltmaktır. Ortaya çıkan sonuç, Türkiye’nin yıllardır izlediği Kürt kazanımlarını tasfiye etmeye dönük stratejiyle doğrudan örtüşmektedir. Ancak hedef yalnızca Kürtler değil, halkların eşit siyasal özneler olarak bir arada yaşayabildiği toplumsal modeldir" dedi. 

Hibrit savaşın biçimi

Sivillerin korunması ve daha büyük bir yıkımın önlenmesi için temas kanallarının açık tutulmasının önemli olduğunu vurgulayan Şebnem Oğuz, "Mesele, masaya dönüp dönmemek değil, masanın neyi tanıdığıdır. Eğer masa; güvenliği ve altyapıyı merkezileştirmeyi, karar alma yetkisini yerelden koparmayı dayatıyorsa ateşkesler de hibrit savaşın zamana yayılmış biçimi haline gelir. Bugün sık sık ihlal edilen ateşkesler tam olarak bu işlevi görmektedir. Gerçek bir çözüm; Suriye’nin toprak bütünlüğü tartışmasını Rojava’nın siyasal varlığını inkâr etmenin aracı haline getirmeden, çoğulcu ve yerelden örgütlenen bir yeniden kuruluşu kabul etmekle mümkündür" şeklinde konuştu.

ABD, düzen kurucu değil

2014-2015 Kobanê kuşatmasında ABD'nin, küresel kapitalizmin genel sorumlu gücü olarak hareket ettiğini söyleyen Şebnem Oğuz, ABD'nin bu dönemde "kurallara dayalı düzen" üzerinden "imparatorluğunu" kurmaya çalıştığını ifade ederek şunları belirtti: "Kürtlerle kurulan ilişki de, DAİŞ’in bu küresel düzen için yarattığı tehdidi kontrol altına almaya yönelik araçsal bir iş birliğiydi. Bugün ise ABD, bu rolü artık üstlenmemektedir. Bu dönüşümü Trumpizm ile açıklamak yanıltıcı olur; Trumpizm burada neden değil, sonuçtur. Kapitalist krize verilen yanıt değiştiği için küresel kapitalizmin idaresi perspektifi geri çekilmiştir. Rıza üretimi ve uzun vadeli istikrar arayışı, yerini zor yoluyla birikime ve parçalı müdahalelere bırakmıştır. ABD, artık düzen kurucu bir güç olarak değil, yük devreden bir emperyal stratejiyle hareket etmektedir. HTŞ ile kurulan ilişki bu nedenle klasik anlamda bir müttefiklik değildir; sahadaki güç boşluklarını düşük maliyetle yönetmeye ve bu boşlukları sermaye açısından işlevsel hale getirmeye dönük geçici bir düzenlemedir."

Düzensizliği yöneten güç

Rojava'nın yeni emperyal bakış açısından farklı bir yerde durduğunu söyleyen Şebnem Oğuz, şöyle devam etti: "Kadın özgürlükçü ve öz yönetimci bir yapı, askeri olduğu kadar siyasal ve toplumsal muhataplık gerektirir; bu da bugünkü ABD açısından bir yük olarak görülmektedir. ABD’nin HTŞ’ye yönelimi, Kürtlerin zayıflığından değil, emperyalizmin dönüşmüş niteliğinden kaynaklanmaktadır. Sonuç olarak ABD–HTŞ yakınlığı; Suriye’de merkezileşmiş, güvenlikçi ve sermayeye açılmaya hazır ama kırılgan bir düzeni işaret etmektedir. Enerji ve ticaret hatları, İsrail’in güvenliği ve İran’ın bölgesel hareket alanının daraltılması bu hesabın merkezindedir. Ortadoğu ölçeğinde ise bu tablo, ABD’nin düzen kuran değil, düzensizliği yöneten bir güç haline geldiğini göstermektedir."

Çok katmanlı saldırı

Rojava'ya yönelik saldırıların bir varlık ve yokluk "momenti" olduğunu söyleyen Şebnem Oğuz, şu tespitlerde bulundu: "Ancak bu, 2014’teki Kobanê kuşatmasının birebir tekrarı değildir. İki temel farktan söz etmek gerekir;

* Mücadelenin içeriği değişmiştir. 2014’te karşıda tek ve açık bir düşman vardı, o da DAİŞ'ti. O dönemde mesele fiziksel olarak hayatta kalmaktı. Bugün ise söz konusu olan, aynı zamanda 10 yılı aşkın süredir inşa edilen bir toplumsal devrimin korunup korunamayacağıdır. Bu nedenle seferberlik yalnızca askeri değil, toplumsal ve siyasal bir seferberliktir.

* Saldırının karakteri farklıdır. 2014’te tehdit açık bir askeri kuşatma biçimindeydi. Bugün ise çok katmanlı bir saldırı söz konusudur. Askeri baskı, altyapı kesintileri, zorunlu göç, barınma ve sağlık krizleri, iletişimin kesilmesi, güvenlik provokasyonları ve 'entegrasyon' adı altında kurumsal tasfiye girişimleri, eş zamanlı yürütülmektedir. Mesele artık yalnızca savaş değil, yaşamın sürdürülemez hale getirilmesidir."

Yanıt da sadece askeri olmaz

Rojava'nın asıl gücünün toplumsal örgütlülüğünde olduğunu vurgulayan Şebnem Oğuz, şunları ekledi: "Hedef, öz yönetimin içini boşaltmaksa yanıt da sadece askeri olamaz. Kurumları, gündelik dayanışma ağlarını, kadın öncülüğünü ve yerel meclislerin sürekliliğini güçlendiren bir toplumsal seferberlik belirleyicidir. Bu koşullarda devrimci enternasyonalizmin biçimi de değişmek zorundadır. Hibrit savaş karşısında altyapı, barınma, sağlık, iletişim ve uluslararası kamuoyu alanlarında çok yönlü ve süreklilik taşıyan bir dayanışma hattı gereklidir. Rojava bugün yalnızca kendisini değil, başka bir yaşam ihtimalini savunmaktadır; buna verilecek enternasyonalist yanıt da aynı kapsam ve derinlikte olmalıdır." İSTANBUL

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.