Rojhilatlı genç neden bedenini ateşe verdi?

Forum Haberleri —

20 Mayıs 2021 Perşembe - 23:00

  • BM’nin Federal Kürdistan Bölgesi temsilciliği önünde kendini yakan Rojhilatlı Kürt genci dikkat çekici bir eyleme imza attı. Bu eylemle birlikte Başûr’daki Kürt mültecilerin hangi koşullarda yaşadığına da dikkat çekti. 

FERMAN MUHAMED

Hewlêr’de 18 Mayıs günü Birleşmiş Milletler (BM) temsilciliğinin önünde Rojhilat Kurdistan’ından bir Kürt genci kendisini yaktığında gizlenmeye çalışılan bir gerçeğin üzerindeki perdeyi de kaldırmış oldu.

Bu şekilde yaşanan bir olay kaygı kadar insan haklarını tekrar düşündüren acı bir tecrübe de oldu.

Behzad Mahmudî, Rojhilat Kurdistanlı bir Kürt genci olarak siyasi sebeplerden dolayı 4 yıl önce Başûrê Kurdistan’a gelerek iltica başvurusu yaptı, ancak Başûr bu Kürt genci için huzur bulduğu bir sığınak olmadı.

Bu gencin bedenini ateşe verdiği yer, Federal Kürdistan Bölgesi’nin başkenti Hewlêr’deki Birleşmiş Milletler misyonunun önüydü. Bu merkez tüm dünyada insan haklarının ve mültecilerin haklarının savunulduğu bir organizasyondu ancak kimse çıkıp yardımına koşmadı. 

Mahmudî’’nin yaşamı Kürdistan’ın diğer parçalarından gelen binlerce mültecinin Başûr’da (Güney Kürdistan) yaşadıkları duruma örnek olurken, iktidar ve uluslararası kurumların yaşananlara tepkisizliğini gözler önüne serdi. 

3 kampta Rojhilatlı mülteciler

Genel bir araştırma ile yalnızca kamplarda yaşayan Rojhilat Kurdistanlı mültecilerin nüfusu binleri geçiyor. Güney Kürdistan’da üç mülteci kampı mevcut. Bunlar;

Hewlêr’deki Kawe kampında 350 aile. Süleymaniye’de bulunan Barîke kampında 500 aile. Germiyan bölgesinde Kelar ilçesindeki Şêrewan kampında da 30 aile yaşıyor. 

Büyük çoğunluğu oluşturan binlerce aile ve vatandaş olmayan insan ise kampların dışında Federal Kürdistan Bölgesi’ndeki farklı yerleşim yerlerinde yaşıyor.

Bölgemizdeki Rojhilatlı mülteci yurttaşların trajedisi bunlarla da sınırlı değil, bazılarının göç tarihleri 1950’li yıllara kadar uzanıyor.

İlk önce gelen grup Irak’ın Ambar vilayetinde bulunan ve Bağdat’ın 120 kilometre batısına düşen Eltaş kampına yerleştiler. Baas rejiminin 2003’te yıkılması ardından ortaya çıkan güvenlik boşluğu ve saldırılar ardından kamplarını terkederek, yeniden göç yollarına düştüler. Bunların büyük bir bölümü kampı terk edip Güney Kürdistan’ın farklı alanlarına yerleştiler.
Bu insanlar yıllardır Başûr’da yaşamalarına rağmen en temel hukuki ve insani haktan mahrumdur. Çoğunluğu kayıtdışı yaşamaya mecbur edilmiştir.

Gıda yardımı dahi kesildi

Irak yasalarına göre 10 yıl ülkede yaşadığını ispat eden bir kişiye Irak vatandaşlığı için başvuru yapma hakkını veriliyor. Ama bu hak Rojhilat Kurdistan’ından gelen Kürtlerin elinden alınmış durumda.

Şimdi Irak’ta yaşayan 30 yaşını aşmış birçok mülteci burada doğdu. Her ne kadar Baas rejimi zamanında çokça baskı ve zulüm görmüş olmalarına rağmen, aylık gıda ihtiyaçları karşılanıyordu. Ancak son 4 yıldır bu insanlar daha önceleri aldıkları aylık gıda yardımından mahrum kalmış durumdadırlar.

Bu sebepten ötürü Rojhilatlı göçmenler, düşük ücretler karşılığı çalışmak zorunda kalıyorlar. Aldıkları ücret günlük ihtiyaçlarını karşılamaktan bile uzak.

Birleşmiş Milletlerin Federal Kürdistan Bölgesi temsilciliği önünde bedenini ateşe veren Rojhilatlı Kürt genci dikkat çekici bir eyleme imza attı. Bu eylemle birlikte Başûr’daki Kürt mültecilerin hangi koşullarda yaşadığına da dikkat çekti. Özetle; Güney Kürdistan’da hiçbir kurum mültecilerin sorunlarıyla ilgilenmiyor, görmüyor. Kürdistan’ın diğer parçalarından gelerek, burada hayatlarını idame ettirmek isteyenlerin trajik yaşamları bireysel bir olay olarak görüldü ve yalnızca olay hakkında birkaç yazı yazıldı.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.