Sırada Bağdat Radyosu’nun arşivi var

Kültür/Sanat Haberleri —

27 Haziran 2020 Cumartesi - 19:32

  • Alman-Kürt Kültür Enstitüsü (Deutsch-Kurdisches Kulturinstitut) aracılığıyla okuyucuya ulaşan bu külliyat,  sanatçı Cewad Merwanî’nin geniş bir ekiple birlikte 4 yıllık yürüttüğü çalışmasının sonucunda dört ciltlik kitap haline getirildi. Kürtlerin kendi topraklarında kültürel mirasını içeren ulusal bir arşivinin olmaması bu tür çalışmaları bilhassa değerli kılıyor.

İBRAHİM BULAK

Erivan Radyosu’nun müzikal değerinin yanı sıra Kürtlerin belleğinde önemli bir yeri var. Şimdiye kadar nostaljik bir figür olarak sıkça söz edilen bu radyonun Kürtçe bölümünde bulunan şarkılar, hem dijital ortamda hem de notaları ve sözlerinin yer aldığı dört ciltilik kitap halinde yayımlandı. Alman-Kürt Kültür Enstitüsü (Deutsch-Kurdisches Kulturinstitut) aracılığıyla okuyucuya ulaşan bu külliyat,  sanatçı Cewad Merwanî’nin geniş bir ekiple birlikte 4 yıllık yürüttüğü çalışmasının sonucunda dört ciltlik kitap haline getirildi. Kürtlerin kendi topraklarında kültürel mirasını içeren ulusal bir arşivinin olmaması bu tür çalışmaları bilhassa değerli kılıyor.

Cewad Merwanî genç yaşlarda köylerde, düğünlerde, dengbêjlerin bulunduğu ortamlarda söylenen Kürtçe şarkıları derleme işine girişmiş, bunlarla da yetinmemiş Güney Kürdistan’a giden şöförler aracılığıyla kasetler getirtmiş.

Cewad Mervanî’nin bir de TRT geçmişi var. 1980 sonrası Türkiye’de başlayan ‘Doğulu Şarkıcılar’ furyasının görünür olduğu yıllarda TRT’nin Diyarbakır’da düzenlediği bir şarkı yarışmasına katılmış ve bu yarışmadan birinci olarak çıkmış. Bu yıllarda ‘Doğulu’ şarkıcılar için Türk müzik piyasasında adı konmamış bir kontenjan vardı ve bunların yapması gereken işlerden biri de Kürtçe halk şarkılarını Türkçeleştirip kendi repertuarlarına katmaktı.

Sonrasını Cewad Merwanî’den dinleyelim: ‘’Sanırım 1982 yılıydı, işte bu TRT hadisesi oldu. Diyarbakır’da bir yarışma vardı. ‘Kazananı TRT’nin kadrolu çalışanı yapacağız, konservatuara göndereceğiz’ diyorlardı. Yani TRT’nin maaşlı çalışanı oluyordun. O zaman daha liseyi bitirmemiş bir gençtim. Bu yarışmaya katıldım ve birinci oldum. Bana bir kalem ve saat hediye ettiler, ‘Kimliğini getir, radyoda kaydını yap’ dediler. Sonradan kaydımı yaptım, bir iki gün radyoda kaldım. Bana bir teyp ve birkaç kaset verdiler, ‘Gidip köylerde, düğünlerde dolaşıp şarkılar derleyeceksin ve onları repertuarın yapacaksın’ dediler. Bir kopyasını onlara verip bir kopyasını da yanımda tutacaktım repertuarım olması için. Ben de o yaşlarda bundan daha güzeli olamaz diye düşünüyordum. 5-6 ay kadar bu işi yaptım, 53 kaset biriktirdim. Dengbêjlerden, köylerden, düğünlerden topladığım yüzlerce şarkı vardı bu kasetlerin içinde.’’           

Bir tane bile vermedim!

Cewad Merwanî’ye ‘’Peki o kasetleri TRT’ye de verdin mi?’’ diye soruyorum: ‘’Bunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim; hayır, bir tane bile vermedim. O yıllarda Kürt kökenli bazıları için özel bir konsept vardı, onların eliyle Kürt kültürünü talan etmek başlıca işiydi devletin. Bende Kürtlük duygusu vardı ancak biraz toydum. Ama bazı arkadaşlarım vardı, onlar meseleyi biliyorlardı. Kavrama gücüm iyiydi, onların uyarısıyla bu işten vazgeçtim. Hâlâ da onları minnetle anıyorum. Hatta bana ağır sözler de söylediler; ‘Kürt kültürünü düşmana satıyorsun’, ‘Hırsızlık bu yaptığın’ dediler, hatta daha ağır eleştirdiler. O zaman bu sözlerden biraz incinmiştim de. Zaten ailem de pek razı değildi bu işten; ne TRT’ye kaset verdim ne de konservatuarlarına gittim. Götürüp teyiplerini onlara verdim, kasetleri yanımda tuttum.’’

Binlerce kaset

O yıllarda epey kasedi varmış Cewad Merwanî’nin ki hâlâ da arşivinde saklı. Günümüze kadar ulaşan o kaset arşivinin serüvenini de anlatıyor:

“75 veya 76 yılıydı. Koma Azadî adında bir müzik grubu vardı. O zaman daha yeni ortaokula başlamıştım. Silvan’dan bir grup arkadaşla Diyarbakır’daki Dilan Sineması’nda düzenlenen bir geceye gittik. O gecede ben de koro ile sahne aldım, neredeyse kanatlanıp uçacaktım o kadar sevinmiştim. Hatta o gece İsveç’ten bir kazak getirmişlerdi, yeşil, kırmızı ve sarı renklerle Roja Welat yazıyordu üzerinde. Kimseye uymadığı için bana giydirdiler.

Sonrasında ben de bir müzik grubu kurdum. Darbeden 2 yıl önceydi. Bazen düğünlerde çıkıyorduk. Silvan’da bizim bir kahvehanemiz vardı. Orada yaklaşık 500 kaset saklamıştım ki bunların hemen hemen hepsi Kürtçeydi. Darbe olduğu günün ertesi bizim kahvehaneyi de bastılar, o kasetlerin hepsini askeri kamyonun altına koyup parçaladılar. Ben de gidip o parçalanan kasetlerin hepsini topladım, bantlarını başka kasetlere aktardım. Bu yöntemle yüzlerce kaset kurtarabildim.

Ayrıca, mesela Irak’a giden şoförler  vardı, onlara diyordum bana kasetler getirin. Kawis Axa, Hesen Cizîrî, Mihemed Arif Cizrawî, Meryem Xan’ın kasetlerini de getiriyorlardı. 300’e yakın kaset biriktirmiştim. TRT için de derlediğim kasetler vardı, onları da getirdim, hepsini bir torbaya koyup tekerleğin içerisine yerleştirdim. İçini de samanla doldurdum ki yağmurda ıslanmasın. Hepsini evimizin bahçesinde yerin altına gömdüm. Avrupa’ya gelince de o kasetlerin hepsini getirttim.

95 sonu ve 96 başında da Erivan’a gittim, ora üzeri de epey kaset getirttim. Hozan Şemdin’den, Zarife’den, Merdan’dan da kasetler aldım. Şimdiye kadar yaklaşık 4 bin küsür kaset biriktirdik.  Bunların içinde yaklaşık 42 bin şarkı var, 10 bini tekrar diyelim, yine geriye 30 bin Kürtçe şarkı kalıyor. Bu arşiv benim veya başkasının kişisel arşivi değil hepimizin arşivi, Kürtlerin ortak arşividir.’’

Bir yıl sonra biter Bağdat Radyosu

Cewad Mervanî dört ciltlik kitap çalışmasından önce Avesta yayınlarından ‘Kilam § Stranên Kurdî’ ve Aram yayınlarından ‘Stranên Rîtmîk Ên Radyoya Erîvanê’ kitaplarını çıkarmıştı. Bu kitaplarından sonra Deutsch-Kurdisches Kulturinstitut aracılığıyla dört ciltlik ‘Stranên Arşîva Radyoya Erîvanê’ çalışmasıyla Erivan Radyosu’nun arşivi kendi deyimiyle ‘’temizlendi, bitti’’.

‘’Şimdi Bağdat Radyosu arşivi üzerine çalışıyoruz’’ diyen Cewad Merwanî yeni çalışmaları hakkında şunları söylüyor: ‘’Bu 4 ciltlik çalışmada çok kişinin emeği var. Bu bir ekip işiydi. Şimdi elimizde olan Bağdat Radyosu arşivi üzerine çalışıyoruz. Notasyonunu bitirdikten sonra basımını yapacağız. Tahminen bir yıl sonra biter. Yine dengbêjler üzerine olan çalışmamız var. Binlerce şarkının tekstini hazırladık. Notasyonundan sonra yayımlayacağız onu da. ‘’

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.