Sömürgeci her oluşum hedeftir

19 Nisan 2022 Salı - 17:29

  •  Türk hükümetinin, KDP’nin ortak edildiği, Avrupa ve ABD’nin onayını aldığı çok kapsamlı bir işgal saldırısı planladığını belirten KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, orta ve uzun vadede Kürt halkının tüm kazanımlarını tasfiyeyi, kısa vadede ise seçime gidip iktidarını korumayı amaçladığını kaydetti. 
  •  Böylece orta ve uzun vadede Kürtleri soykırıma uğratma amacına ulaşmayı hesapladığına işaret eden Eşbaşkanlık, şunların altını çizdi: “Türk devletine karşı her yerde mücadele etmemiz, soykırımcı sömürgeci her oluşuma yönelmemiz gerekir. Savaşı her yerde verebilmeliyiz.”

Kürt halkı ve dostlarının, Türk işgalciliğine karşı her yerde ve gece gündüz demeden mücadeleyi yükseltmesini, bunu da sadece Kürdistan’la sınırlı tutmamasını isteyen KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, gerilla ve Kürt halkının ortaklaşa ve bütünlüklü yürüttüğü mücadeleyle saldırıların püskürtüleceğini vurguladı. 

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Türk ordusunun başlattığı yeni işgal saldırısıyla ilgili dün yazılı bir açıklama yaptı. Mesrur Barzani ve MİT Müsteşarı’nın, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında görüşmesinin ardından Türk devletinin Medya Savunma Alanları’na saldırmasının tesadüf olmadığını belirten Eşbaşkanlık, AKP-MHP faşist ittifakının, KDP’nin desteğiyle Kürt halkının özgürlük mücadelesini tasfiye etmek istediğini vurguladı. 

Ortak bir planlama var

KDP’nin, Kürt halkını dinlemeyerek Türk devletinin işgal saldırılarına daha fazla dahil olduğunu kaydeden Eşbaşkanlık, sahadaki pratiğin de saldırıların ortak bir planlamayla yapıldığını gözler önüne serdiğini belirterek, Türk devletinin KDP’nin hakim olduğu alanlardan gerilla alanlarına saldırmasına işaret etti. KDP güvenlik güvencesi vermezse Türk askerlerinin Bamernê, Amediyê, Derelok ve Şeladizê alanlarından gerillaya saldırmasının imkansızlığına dikkat çeken Eşbaşkanlık, “KDP, buralardan saldırıya müsaade edip Türk ordusunun gerillayı çembere almasına destek veriyor. KDP’nin özel askeri güçleri de birçok yerde Türk devletinin saldırılarıyla eşzamanlı harekete geçti. Gerilla alanlarını kuşatarak, gerilla güçlerinin arasına girip ilişkilerini keserek, bazı gerilla alanlarına yerleşerek Türk devletinin sonuç almasını sağlamaya çalışıyor” dedi. 

Tüm Kürdistan halkına zarar

KDP’nin bu politikasıyla orta ve uzun vadede tüm Kürdistan halkına zarar verecek olumsuzluğun ortağı olduğunu kaydeden Eşbaşkanlık, Türk devletinin bu işgal saldırılarının sadece Kürt Özgürlük Hareketi’ne ve fedai gerillalarına yönelik olmadığının altını çizdi. Eşbaşkanlık, şunların ifade etti: “Bu saldırılar, Türk devletinin Bakurê Kurdistan’da irade kırıp soykırım politikasını derinleştirme ve konjonktürün elverdiği ilk fırsatta da Başûrê Kurdistan’daki kazanımları ortadan kaldırma saldırısıdır.”

Başûr halkı ayağa kalkmalı

Türk devlet yetkililerinin her fırsatta dile getirdikleri bu hedeflerini, iç politikaya yönelik söylemler olarak görmenin, tarihi gaflet olduğunu belirten Eşbaşkanlık, Türk devletinin bu saldırılarla Kürdistan coğrafyasının hakim stratejik yerlerini ele geçirmeyi de amaçladığını kaydetti. Başta Başûrê Kurdistan halkı ve siyasi güçleri olmak üzere tüm Kürdistan halkı, demokratik kurumları ve tüm siyasi güçlerinin, Türk devletinin Kürdistan’ı Türk uluslaşmasının yayılma alanı haline getirme saldırılarına karşı ayağa kalkmasını isteyen Eşbaşkanlık, şu hatırlatmayla devam etti: “Başûrê Kurdistan halkımız 2008’de Zap’a yönelik saldırıya karşı Bamernê, Kadişe, Amediyê, Derelok ve Şeladizê’de ayağa kalkarak Türk ordusunun hareketine izin vermeyerek Zap bozgununa önemli katkılarda bulunmuştu. Bugün de başta bu alanlar olmak üzere tüm Başûrê Kurdistan halkı ayağa kalkarak tarihi yurtseverlik görevlerini yerine getirmeli.”

Savaşı her yerde vermeliyiz

Kuşkusuz gerillanın 40 yıldır mücadele ettiği, 2021’de Türk ordusuna tarihi ders verdiği gibi bu saldırıya karşı da büyük bir savaş yürüteceğini vurgulayan Eşbaşkanlık, şunları belirtti: “Kürt halkının kızları ve oğulları, Türk devletinin işgal ve soykırım amaçlarına karşı fedaice direnecek. Kürt halkının özgür ve demokratik yaşamını Kürdistan’ın her parçasında güvenceye almak için Türk devletinin bu saldırılarını kırmak ve püskürtmek gerekir. Bunun için de Kürdistan’ın tüm parçalarında halkımız, gerilla direnişi ile bütünleşen bir tutum göstermeli. Türk devletine karşı her yerde mücadele etmemiz, soykırımcı sömürgeci her oluşuma yönelmemiz gerekir. Türk devleti savaşı bir alanla sınırlamıyorsa biz de savaşı her yerde verebilmeliyiz.”

Avrupa ve ABD onaylıyor

Türk devletinin, bu saldırıların onayını Avrupa ve ABD’den aldığını; son zamanlarda ilişkilerini Kürtlerin üzerinden yürüttüğü pazarlıklar sonucu geliştirmeye çalıştığını anımsatan Eşbaşkanlık, “Ukrayna’da işgale karşı çıkarken Türk devletinin işgal ve soykırım saldırılarına onay vermeleri en hafif deyimle iki yüzlülüklerini ortaya koyuyor. Medya Savunma Alanları ve Rojava’da işgal ettiği yerlerden çekilmesini istememeleri, soykırımcı politikasının ortakları olduğunu gösterir. 

Barış havarisi kesiliyor

Türk devleti tarihin en işgalci, en soykırımcı, en zalim devlet gerçeğine sahipken Rusya-Ukrayna çatışmasında barış havarisi kesilerek tüm dünyayı aldatmaya çalışıyor. AKP-MHP faşist ittifakı kuzu postuna bürünerek bir taraftan bu çatışmadan nemalanmak istiyor, diğer taraftan Kürdistan’ı işgal saldırılarını kamufle etmeye çalışıyor. 

ABD ve Avrupa gibi güçler, siyasi çıkarları gereği halkın soykırımına göz yummuyor. Avrupa’daki tüm halklar, demokratik güçler, ABD halkı ve demokrasi güçleri bu gerçekliği görerek hükümetlerinin Türk devletiyle kurdukları kirli ilişkilere karşı çıkmalı.”

Irak da rehine haline geldi

Irak devletinin bu saldırılardaki sorumluluğuna işaret eden Eşbaşkanlık, şöyle sürdürdü: “Irak’ın parçası olan Başûrê Kurdistan’ın işgaline karşı çıkacağına mazlum Êzîdî halkına saldırması, Irak’ın Türk devleti ve KDP’nin rehinesi haline geldiğini gösteriyor. Türk devletinin faşist şefi Tayyip Erdoğan Başûrê Kurdistan’da şu kadar yere hakim olduk, buralar bizim kontrolümüzde, diyor.  Irak ve KDP’nin, Rêkani ve Nêrvehî alanları dahil geniş bir alanı Türkiye’ye peşkeş çektikleri anlaşılıyor. Irak ve Başûrê Kurdistan halkları, bu toprakların Türkiye’ye peşkeş çekilmesinin hesabını sormalı.”

Kürdistan’la sınırlı tutulmamalı

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, açıklamasını şu tespit ve çağrıyla tamamladı: “AKP-MHP faşist hükümeti, çok kapsamlı bir saldırı ve işgal harekatı planlamış. Bu saldırıyla orta ve uzun vadede Kürt halkının tüm kazanımlarını hedeflerken, kısa vadede seçime gidip yeniden iktidara gelmeyi amaçlıyor. Böylece orta ve uzun vadede Kürtleri soykırıma uğratma amaçlarına ulaşacaklarını hesaplıyor. Kürt halkı ve dostları, her yerde gece gündüz demeden bu işgale karşı mücadeleyi yükseltmeli. Bu mücadele, sadece Kürdistan’la sınırlı tutulmamalı, komşu halklar, dünya halkları ve demokrasi güçleriyle birlikte geliştirilmeli. Gerilla ve Kürt halkının ortaklaşa ve bütünlüklü yürüttüğü mücadeleyle bu saldırılar püskürtülecek, Özgür Kürdistan ve Demokratik Ortadoğu’nun kapıları sonuna kadar açılacak.”  BEHDİNAN

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.