Tek pişmanlığım toprağımı bırakmak

26 Nisan 2022 Salı - 17:30

Nefise Bayram

Nefise Bayram

  • Köyü ve anıları 1994 yılında gözleri önünde yakılan ve çocuklarını ellerinden tutarak yollara koyun Nefise Bayram, “Tek pişmanlığım toprağımı bırakmak. Anılarım, çocukluğum orada kaldı” diyor.

MEDİNE MAMEDOĞLU / NÛJINHA

Bakûrê Kurdistan’da 1990’lı yıllarda devlet şiddeti, koruculuk dayatmaları, baskılar yüzünden binlerce insan yerini, yurdunu terk etmek zorunda kaldı. Amed (Diyarbakır), Mêrdîn (Mardin), Şirnex (Şırnak), Colemêrg (Hakkari) gibi kentlerde Türk devletinin yaktığı köylerden göçeden, sürgün edilen, işkence ve zulümden kaçan binlerce insan ya yurtdışına kaçtı ya da büyük metropol kentlere yerleşti. Raporlara yansımasa da kalan binlerce insan baskı, şiddet ve işkenceye maruz kaldı.

Üzerinden yıllar geçmesine rağmen yaşadıkları zulmü ilk günkü gibi hatırlayan kadınlar, doğdukları toprağa duydukları özlem ile yaşıyor hala.

Yapılan zulüm hiç unutmuyor

Nefise Bayram’da 90’lı yıllarda çocukları ile birlikte zorla yerinden edilen binlerce kadından biri. 1994 yılında köyü ve anıları gözleri önünde yakılırken çocuklarının ellerinden tutarak yollara koyulan Nefise Bayram, 28 yıldır köyünden uzakta yaşıyor. Tek isteğinin köyünde bulunan evini inşa ederek oraya yerleşmek olduğunu söyleyen Bayram, kendilerine yapılan zulmü ise hiç unutmuyor.

Köyler ateş ve duman içindeydi

Köyleri yakılmadan önce evlerinden çıkmamak için her şeyi yaptıklarını ve kendilerine işkence yapıldığını söyleyen Bayram, askerlerin köy köy ilerlediğini söyledi. Köylerinden göç etmeden bir gün önce askerlerin köyü basarak kendilerini bir yerde topladığını ve evlerinde arama yaptığını ifade eden Bayram, o gün yaşananları şöyle anlatıyor: Köyümüzü basıp evlerimizi yaktılar. Askerler, bizi zorla, hakaret ederek köyden çıkardı. Bizi düz bir arazide toplayıp silahları ile etrafımızı sardılar, sonra evlerimize girdiler. Akşama kadar köyümüzde kaldılar. O gün yakılan bütün köyler ateş ve duman içindeydi. Her dağ başında bir aydınlık vardı. Bizlere, ‘Biz şimdi gidiyoruz sabah geldiğimizde sizi burada görmeyelim’ dediler. O akşam her yere top attılar. Sabah olup kalktığımızda yakılan köylerden hala duman tütüyordu, bunu görebiliyorduk.

Yakılmadık köy kalmadı

Ertesi günün sabahı askerlerin köye gelerek kendilerine “şehirlere gidin” dediğini söyleyen Bayram, dört yaşındaki oğlunun elinden tutarak çıktığı evinin o sabah yakıldığını kaydetti. Köylerinin yakılmasından sonra Amed merkeze göç etmek zorunda kalan Nefise Bayram, “Bizim köyden Lice’ye kadar yakılmadık köy kalmamıştı” diyerek o gün yaşananları özetliyor.

Keşke köyümden çıkmasaydım

Köyden ayrıldıktan sonra çok zorluk ve eziyet çektiğini ifade eden Bayram şöyle devam etti: Köyümüz yakıldıktan sonra aylarca birçok aile ile tek bir evde yaşadık. Ondan sonra şehre gelmek zorunda kaldık. Burada unu şekeri kilo ile alabiliyorduk. Çocuklarım burada büyüdü, ben burada yaşamak zorunda kaldım. Köyümü özlemeden geçirdiğim tek bir günüm de olmadı. Yıllardır keşke oradan çıkmasaydım, köyümde kalsaydım diyorum.Tek pişmanlığım toprağımı bırakmak. Anılarım, çocukluğum orada kaldı.

Birgün evimi yeniden yapacağım

Tek isteğinin yıllardır uzak kaldığı köyüne yerleşmek olduğunu belirten Bayram, şöyle devam etti: Köylülerin hepsi köyün yakılmasından yıllar sonra köye geri döndü. Yakılan, yıkılan evlerini yeniden yaptı. Bir tek ben kaldım. Ama ben de bir gün gidip evimi yeniden yapacağım. Hem orada hem burada çok zorluk çektik. Bırakmak zorunda kaldığım topraklarımı yeniden ekip eski hayatıma geri döneceğim.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.