Zamanın ruhuna dokunanlar: Şevin ve Seyit
Kadın Haberleri —

Şevin Tetwan ve Seyit Dêrsim
- Şevin Tetwan ve Seyit Dêrsim anısına açıklama yapan Şehit Aileleriyle Dayanışma Komitesi: “Büyük özgürlük yürüyüşünde zamanın ruhuna dokunarak ebediyete akan şehitlerimizin hayallerini demokratik toplumun inşasıyla gerçekleştirme sözümüzü yeniliyoruz.”
Şehit Aileleriyle Dayanışma Komitesi, Kürt Özgürlük Mücadelesi saflarında şehit düşen iki gerillayı andı.
Komite tarafından yapılan yazılı açıklamada 1967 Dêrsim doğumlu Seyit Dêrsim (Ali Kaçar)’ın 2017 yılında Güney Kürdistan’da, 1979 Bedlîs doğumlu Şevin Tetwan (Hayriye Avras)’ın da 1999 yılında Erzurum'da şehit düştükleri duyuruldu. Yapılan yazılı açıklamada, "Şevin Tetwan ve Seyit Dêrsim yoldaşlarımız şahsında saygı, sevgi ve minnet ile anıyor; değerli ailelerine, yurtsever halkımıza başsağlığı diliyoruz.Büyük özgürlük yürüyüşünde zamanın ruhuna dokunarak ebediyete akan şehitlerimizin hayallerini demokratik toplumun inşasıyla mutlaka gerçekleştirme sözümüzü yeniliyoruz” denildi.
Topraklarından koparılış
1979’da Bedlis’in Tetwan ilçesinin Peyndas köyünde yaşama gözlerini açan Şevin Tetwan, yurtsever, kültürüne bağlı bir ortamda büyür. Kürdistan dağlarında başlatılan gerilla mücadelesi Kürt halkının varlık ve özgürlük mücadelesini kesinleştirirken, Kürdistan’da büyük bir toplumsal dönüşüm süreci başlar. Yükselen gerilla mücadelesinin önünü almak, halkın PKK öncülüğünde verilen mücadeleye desteğini kesmek için on binlerce insan Türk devletinin örgütlediği JİTEM, Hizbullah gibi paramiliter güçler tarafından katledilir. Binlerce köy yakılarak milyonlarca insan göçe zorlanır. Şevin Tetwan da bu Türk devletinin uyguladığı bu zulümden Kürt halkının bir üyesi olarak payını alır. Kürdistan topraklarından koparak İstanbul’da yaşamaya başlar.
Kürdistan dağlarına dönüş
1996’da İstanbul’dan yönünü Kürdistan dağlarına dönerek gerilla saflarına katılır. Genç, cesur, kararlı ve sağlam bir iradeye sahip olan Şevin Tetwan yoldaşımız, gerilla yaşamına hızlıca adapte olup aktif bir mücadele sürecine dahil olur. Erzurum gibi iklimi sert bir coğrafyada uzun süre gerilla mücadelesi yürüten Şevin Tetwan birçok eyleme katılarak özgürlük mücadelesinin geliştirilmesinde büyük emeklerin sahibi olur. Özgür yaşamın ancak kadın özgürlüğü ile mümkün olabileceğini mücadeleleriyle ortaya koyan kadınlardan biri olan Şevin Tetwan, 1996’dan 1999’a kadar Erzurum Eyaletinde başarılı bir pratik sergiler.
Geriye bırakılan mücadele mirası
15 Şubat uluslararası komplosuyla Kürdistan özgürlük mücadelesi açısından da yeni bir süreç başlar. Yeni bir sürecin önünü açmak için Önder Apo’nun perspektifleri temelinde Kuzey Kürdistan ve Türkiye’deki gerilla güçlerinin Başûrê Kürdistan’a geçmesi kararı alınır. Bu temelde ateşkes ilan edilir. Ancak Türk devleti birçok geçiş alanlarında operasyonlar başlatıp pusular atar. ‘Geri çekilme’ için hareketlenen gerilla grupları Türk ordusuyla çatışarak bu süreci tamamlamaya çalışırken yüzlerce gerilla şehit düşer. Şevin Tetwan yoldaşımız da bu süreçte Erzurum Eyaletinden Başûrê Kurdistan’a geçen grupların arasında yer alır. 1999’da güzünde Erzurum’da Türk ordusuyla yaşanan çatışmada ardında büyük bir mücadele mirası bırakarak şehitler kervanına katılır. Şevin Tetwan yoldaşımız şahsında tüm özgürlük şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz.
12 Eylül faşizmine tanıklık
Seyit Dêrsim, 1957’de Dêrsim’in Qişlê ilçesinde ailenin tek çocuğu dünyaya gelir. Dêrsim katliamının tanıklarından duyduğu yaşanmışlıklar bilincinde ve duygularında önemli etkiler yaratır. İlkokulu üçüncü sınıfa kadar köyde okuyan Seyit Dêrsim daha sonra İstanbul’a gider ve orada okumaya devam eder. Ortaokulu tekrardan Dêrsim’de sürdürür. Dêrsim ve İstanbul arasında gelişme kaydeden yaşam serüveni, kişilik ve düşünce gelişiminde önemli sonuçlar yaratır. Alevi inancının doğa ve insan merkezli kültürüyle büyüyen Seyit Dêrsim, erken yaşlarda sosyalist mücadeleye ilgi duymaya başlar. Türkiye sosyalist hareketi içerisinde etkinliklere katılır. 12 Eylül faşist askeri darbesinin işkencesinden o da kurtulamaz. 1985 yılında PKK mücadelesi ve Kürdistan gerçekliği ile tanışır.
Romanya’dan Qendîl’e
1989’da PKK öncülüğünde büyüyen Kürdistan özgürlük mücadelesinin bir sempatizanı olarak siyasi çalışmalara dahil olur. Bu süreçte Önder Apo’nun değerlendirmelerini daha yakından takip etmeye başlar. 1997’ye kadar çeşitli siyasi çalışmalarda bulunarak mücadele içerisindeki yerini alır. Daha sonra Romanya’ya geçer. Belli bir süre Romanya ve Bulgaristan alanlarında çalışmalar yürüttükten sonra Kürdistan’a geri dönerek gerilla saflarına katılır. Xakurkê, Xinêre ve Qendîl alanlarında gerilla mücadelesinin ilk deneyimlerini yaşar.
Büyük bir devrimci
2000’de Mazlum Doğan Kadro Okulunda bir devre eğitime katılarak, Önder Apo’nun özgür yaşam felsefesinde daha da derinleşmeyi esas alır. 2001’de Türkiye çalışmaları için görevlendirilen Seyit Dêrsim, yeniden Bakur alanına geçer. İstanbul’da faaliyet yürütürken Türk devleti tarafından tutuklanıp cezaevine konulur. 2005’e kadar cezaevinde kalan Seyit Dêrsim, 2008’in sonbaharına kadar İstanbul’da kalarak birçok çalışmanın geliştirilmesinde rol sahibi olur. Aynı yılın güzünde yeniden Kürdistan dağlarına dönüş yapar.
Emekçi kişiliği, mütevazi duruşu, PKK ve Önder APO hakikatini temsil düzeyiyle her yoldaşı tarafından sevilen ve büyük saygı duyulan Seyit yoldaş 2015’de sonra ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele etmek zorunda kalır. 2017’de tedavi görürken şehadete ulaşan Seyit Dêrsim tüm yoldaşlarının ve kendisini tanıyanların yüreğinde ve bilincinde yer edinen büyük bir devrimci olarak özgürlük mücadelesinin ölümsüz kahramanları arasındaki yerini alır. HABER MERKEZİ














