Böbrek nakli
Dersim DAĞDEVİREN yazdı —
- Tıp ve araştırma alanındaki büyük ilerlemeler sayesinde böbrek naklinin başarı şansı giderek artıyor.
Böbrek hayati öneme sahip işlevler görmektedir: Kanı atık maddelerden ve ilaçlar gibi vücuda yabancı maddelerden arındırır. Vücudun su ve elektrolit dengesini düzenler ve kan basıncını, kan oluşumunu ve kemik metabolizmasını etkileyen önemli hormonlar üretir.
Böbrek, nakil için en sık ihtiyaç duyulan organdır. Böbreklerin düzgün çalışmaması tüm vücut üzerinde ciddi etkiler yaratır. Yüksek tansiyon veya şeker hastalığı, böbrek hasarının en yaygın nedenleridir. Ağır vakalarda böbreklerin işlevi, kan temizleme (diyaliz) veya böbrek nakliyle yerine getirilmelidir.
En sık görülen nakil
Böbrek nakli, dünyada ve Almanya’da en sık yapılan organ nakli türüdür. 2024'te 2 bin 75 böbrek nakledildi; bunların 632'si canlı organ bağışı kapsamında gerçekleştirildi. Yıl sonunda 6 bin 397 kişi böbrek nakli bekleme listesindeydi; yıl boyunca 2 bin 665 yeni vaka listeye eklendi.
Tıp ve araştırma alanındaki büyük ilerlemeler sayesinde böbrek naklinin başarı şansı giderek artıyor. Günümüzde nakledilen böbreklerin yaklaşık yüzde 89’u bir yıl sonra; yaklaşık yüzde 75’i ise beş yıl sonra hala işlevini sürdürüyor.
Kronik böbrek yetmezliği
Ani böbrek yetmezliği birkaç gün ila birkaç hafta içinde ortaya çıkar (örneğin şiddetli sıvı kaybı, önceden var olan hastalıklar veya ilaçlara karşı tepkiler nedeniyle) ve genellikle tamamen iyileşir. Buna karşın, kalıcı böbrek hasarları (kronik böbrek yetmezliği) yıllar boyunca yavaşça ve genellikle fark edilmeden gelişir.
Tek böbrekle yaşanır mı?
Tek böbrekle de rahatça yaşanabilir. Kanı atık maddelerden arındırmak ve vücudun dengesini korumak için tek bir sağlıklı böbrek yeterlidir. Bu nedenle canlı böbrek bağışı da mümkündür. Kalan böbrek, her iki böbreğin görevlerini neredeyse tamamen üstlenir.
Organın reddedilmesini önlemek için ameliyatın ardından bağışıklık tepkisini baskılayan ve ömür boyu alınması gereken ilaçlar kullanılmalıdır. Bu ilaçlar aynı zamanda enfeksiyonla mücadeleyi veya kanser hücrelerine karşı savaşmayı da zorlaştırır/engeller.
