Travma sonrası stres bozukluğu
Dersim DAĞDEVİREN yazdı —
- Ağır durumlardan etkilenen kişiler, korku ve savunmasızlık gibi duygular yaşar ve başa çıkma olanaklarının eksikliği nedeniyle çaresizlik ve kontrol kaybı hisseder.
DERSİM DAĞDEVİREN
Travma sonrası stres bozukluğu, aşırı stresli bir olay, olağanüstü bir tehdit veya felaket boyutunda bir duruma karşı gecikmiş bir psikolojik tepki olarak ortaya çıkar.
Bu deneyimler (travmalar) uzun veya kısa süreli olabilir, örneğin ağır kazalar, şiddet, doğal afetler veya savaş eylemleri. Bu durumlarda etkilenen kişiler, korku ve savunmasızlık gibi duygular yaşar ve başa çıkma olanaklarının eksikliği nedeniyle çaresizlik ve kontrol kaybı hisseder.
Hastalık için tipik olan, yaşananların gün içinde travma anıları, geceleri ise korku dolu rüyalar şeklinde kendisini göstermesidir. Buna bir nevi karşıtlık oluşturan kaçınma belirtileri ise çoğunlukla olayı yeniden yaşama belirtileriyle paralel olarak ortaya çıkar; duygusal uyuşukluk, çevreye ve diğer insanlara karşı ilgisizlik ve kayıtsızlık, travmayı hatırlatabilecek etkinlik ve durumlardan kaçınma. Bazen travmatik deneyimin önemli yönleri hatırlanamaz hale gelir. Sık sık uyku bozuklukları, sinirlilik, konsantrasyon güçlüğü veya belirgin irkilme yaşanabilir.
Bu bozukluk, travmatik olayın olası bir sonucu olarak ortaya çıkar. Bu tür tetikleyici deneyimler, neredeyse herkesi derin bir umutsuzluğa sürükleyebilir. Başkalarının travmatik deneyimleri de stres yaratabilir. Bu süreçte beyinde neler olup bittiği henüz yeterince araştırılmadı.
İnsanların yarısından fazlası hayatları boyunca en az bir kez travmatik bir olayla karşı karşıya kalır. Travmatik bir olayın ardından bu hastalığa yakalanma olasılığı, travmanın türüne bağlıdır.
Travma sonrası stres bozukluğu tanısı, belirtilerin dört haftadan uzun sürmesi ve önemli yaşam alanlarında performansın kısıtlanması durumunda konur. Semptomlar, üç aydan uzun sürerse kronik travma sonrası stres bozukluğu söz edilir.
Hastalığın üstesinden gelmek için bir psikiyatrist tarafından erken ve kapsamlı bir tedavi şarttır. Genellikle tedavi ayakta yapılabilir. Hasta buna ek olarak ağır depresif semptomlar da gösteriyorsa hastanede tedavi gerekebilir. Hastanın istem dışı ortaya çıkan anılarını kontrol altına almasına yardımcı olmak, tedavinin önemli bir hedefidir. Korku ve depresyon, uyku bozuklukları, konsantrasyon sorunları vb. belirtileri gidermek önemlidir.
