Bu semtin adı ‘İşgalevleri’!

Dosya Haberleri —

6 Haziran 2021 Pazar - 23:00

  • Sur’da 6 yıl önce yaşanan çatışmaların ardından TMMOB tarafından hazırlanan raporlara göre aralarında anıtsal değerde tescillenmiş tarihi binaların da bulunduğu 3 bin 569 konut ağır hasar gördü ve çoğu yıkıldı. Hasırlı Mahallesinin yüzde 97’si, Fatihpaşa Mahallesi’nin ise yüzde 92’si yıkılarak yerle bir edildi.  

YILMAZ KAYA

 

Sur ilçesinin 5 mahallesinde yaşanan çatışmalar sonrasında binlerce konut devlet tarafından iş makinaları ile yıkıldı. İçindeki eşyalarla birlikte yıkılan konutların molozları 6 ay boyunca kamyonlarla Dicle Üniversitesi arazisine taşındı. Tapusu olmayanlara herhangi bir hak verilmezken tapusu olanlara ise borçlandırılarak TOKİ‘den ev verildi. Projesini yetkisi olmadığı halde AKP’li milletvekilinin yüzbinlerce liraya çizdiği, TOKİ tarafından bazalt taşların betonarme binalara yapıştırılması ile yapılan evler ise halen boş. Valilik’in iki ay önce Sur’da yasağın kalktığını açıklamasına rağmen halen sivillerin bu alana girişi yasak.

 

3 bin 569 konut

Sur’da 6 yıl önce yaşanan çatışmaların ardından TMMOB tarafından hazırlanan raporlara göre Hasırlı, Fatih Paşa, Cemal Yılmaz, Savaş, Dabanoğlu ve Cevat Paşa mahallelerinde aralarında anıtsal değerde tescillenmiş tarihi binaların da bulunduğu 3 bin 569 konut ağır hasar gördü ve çoğu yıkıldı.

En büyük yıkım, bin 534 hasarlı konut sayısı ile Hasırlı Mahallesi’nde yaşanırken Fatih Paşa Mahallesi’nde bin 26, Cemal Yılmaz Mahallesi’nde 300, Savaş Mahallesi’nde 207, Dabanoğlu Mahallesi’nde 247 ve Cevat Paşa Mahallesi’nde ise 255 yapı hasar gördü.

Hasırlı Mahallesinin yüzde 97’si, Fatih Paşa Mahallesi’nin ise yüzde 92’si yıkılarak yerle bir edildi.

Aynı şekilde sadece Sur içinde açılacak yeni yollar ve Emniyet Hizmet Alanları olarak ayrılan alanlar içinde 17 adet tescilli yapı, 42 korunmaya değer geleneksel yapı olmak üzere toplamda 976 adet yapı yıkıldı.

 

Tüm alan kamulaştırıldı

1983 tarih ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesine (Bu madde, yetkililere, kamulaştırma kararı alındıktan yedi gün sonra kamulaştırılan taşınmazları kullanma hakkı tanıyor) dayanılarak 21 Mart 2016 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından Sur hakkında alınan kamulaştırma kararı, bir anlamda ilçenin yüzde 85’inden fazlasını kamulaştırdı. Kamulaştırılan yapılar arasında iş yerleri, hanlar, tarihi ve kültürel öneme sahip yapılar da bulunuyordu. “Acele kamulaştırma” kararı sonrasında söz konusu arazi ve parsellerin mülkiyetleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na geçmiş oldu.

6 ay boyunca molozlar taşındı

9 Mart 2016 tarihinde çatışmaların sona ermesinden iki hafta sonra “acele kamulaştırma” kararı gerekçe gösterilerek Karayolları ve Devlet Su İşleri’ne bağlı yüzlerce iş makinası ile girilen mahallelerdeki yapılar yıkılmaya başlandı. İş makineleri ile içindeki eşyalarla birlikte yıkılan yapıların molozları, 6 ay boyunca yüzlerce kamyon tarafından Dicle Üniversitesi kampüsü içinde oluşturulan alana döküldü.

 

Kent dokusuna uymuyor

Sur’daki 5 mahallede yıkım işlemlerinin tamamlanması ardından Fatih Paşa Mahallesi başta olmak üzere yeni konutların yapımına başlandı. Yapımlarının bitmesi ardından kamuoyuna da gösterilen, “tarihi Diyarbakır evlerinin mimarisini uygun” diye reklamı yapılan konutların betonarme üzerine bazalt taş giydirilerek inşa edilen ucube yapılar oldukları ortaya çıktı. Konutların proje çizimleri ise AKP’nin eski Amed milletvekillerinden Mine Lök Beyaz tarafından yapıldı.

Yetkisi olmadan projede yer aldı

Ne var ki Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından 2018-2019 tarihlerinde verilen ruhsatların ve yeni yapılan 181 adet Sur evinin projesini alan Mine Lök Beyaz’ın proje çizme ehliyeti dâhi bulunmuyor. Proje çizimi, 6235 sayılı TMMOB yasası ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Ağustos 2013 tarih ve 25 No’lu genelgesindeki “Yapı denetim kuruluşları, ilgili meslek odalarında büro tescilini yaptırmayan proje müelliflerinin projelerini kabul etmeyecektir. İlgili idareler, bu kontrolü yapacaktır” uyarısına rağmen Mine Lök Beyaz’a verildi.

Mimarlar Odası’nın Fatihpaşa, Hasırlı ve Dabanoğlu mahallelerinde yaptığı incelemelerde 181 adet bazalt makyajlı yapının yapı ruhsatı alma sürecinde de usulsüzlük yapıldığı tespit edildi ve suç duyurusunda bulunuldu; ancak bundan da bir sonuç alınamadı.

 

Su kuyuları ve sarnıçları kapatıldı

Sur’da devlet tarafından yıkım devam ederken, hemen hemen her müstakil evin bahçesinde bulunan su kuyuları ve sarnıçlar da tahrip edilerek kapatıldı. Mahallelerin yıkımı ardından yeni evler inşa edilirken, yapılan temel kazma çalışmaları sırasında ortaya çıkan yer altındaki su sarnıçları da toprakla doldurularak kapatıldı.

 

Mülk sahipleri borçlandırıldı

Kamulaştırma kararı sonrasında evleri yıkılan ancak tapusu olmayanlara herhangi bir hak verilmezken tapu sahibi olanlar ise borçlandırılarak TOKİ‘den kendilerine ev verildi. Yıkılan daire ya da müstakil evlere 20-40 bin arasında değer biçildi ve daha sonra aileler, 40 ile 70 bin arasında borçlandırılarak TOKİ’ye yönlendirildi. Yıkılan konutları için TOKİ’den ev kabul etmeyenlere ise yapılan evler 400-550 bin TL arasında satılmaya çalışılıyor. Birçok konut sahibi bunu kabul etmedi ve mahkemeye giderek dava açma yoluna gitti.

 

‘Yasak kalktı’ girişler halen yasak!

Diyarbakır Valisi Münir Karaloğlu, iki ay önce basın mensuplarını ve bürokratları da yanına alarak Kurşunlu Camisi’nin açılışına götürerek Sur’da yasakların kaldırıldığını açıkladı. Oysa Sur’un Fatihpaşa, Hasırlı, Dabanoğlu ve Savaş mahallerine girişler halen yasak. Yıkılan mahalle aralarına kurulan polis kontrol noktalarından sivillerin girişleri yasaklanırken sadece belediye yetkilileri ve işçilerin geçişlerine izin veriliyor.

 

‘6 yıldır kendi evime giremiyorum’

Bir evi iş makineleri ile yıkılan, bir evine ise 6 yıldır giremeyen Savaş Mahallesi eski muhtarı Lokman Bakır, yıkılan evi için 40 bin TL borçlandırılarak TOKİ’den ev verildiğini söyledi. Sadece 3 yıl kira yardımı alabildiğini kaydeden Bakır, “3+1 evim kiradaydı, yıkılarak yerle bir edildi. Cadde üzerinde olan, ailemle oturduğum evime ise 6 yıldır giremiyorum” dedi. 

Mahallelerinin yasak bölge ilan edilmesinden sonra evi terk etmek zorunda kaldıklarını ve geri döndüklerinde evlerinin talan edildiğini gördüklerini belirten Bakır, “Bölge yasak olduğu için siviller buraya giremiyordu. Aylar sonra yasak kalkınca gelip evimi görebildim. Evde bulunan buzdolabı, 3 adet klima, ankastre dolaplar, kapılar sökülüp götürülmüştü. Banyoda, mutfakta bulunan lavaboların musluklarını bile söküp götürmüşler. Yaklaşık 80 milyar zarar vardı. Yasak boyunca sivillerin girişi yasaktı ama bir şekilde gelip talan etmişler” dedi.

 

‘En az 5 yıl daha açılmaz’

Sur’da cadde üzerinde bulunan ve ağır hasar görmüş evler için Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yetkililerinin gelip hasar tespiti yaptıklarını ve kendilerine buraların da yıkılacağı bilgisinin verildiğini kaydeden Bakır, “Yaptıkları tespitte baktılar meblağ çok tutuyor, ödeme konusunu açmadılar. Onun için sadece tespit yapmakla yetindiler. Şu anda caddeye yakın evler bir anlamda perde görevi görüyor. İçerideki bazı tarihi evleri onarıyorlar. Bunlar bittikten sonra da büyük ihtimalle bu taraftaki hasar görmüş ya da halen boş olan evler de yıkılacak. En az 5 yıl daha burası açılamaz” şeklinde konuştu.

 

  • “Tarihi Diyarbakır evlerinin mimarisini uygun” diye reklamı yapılan Sur’daki yeni konutların betonarme üzerine bazalt taş giydirilerek inşa edilen ucube yapılar oldukları ortaya çıktı. Konutların proje çizimleri ise hiçbir ehliyeti olmamasına rağmen AKP’nin eski Amed milletvekillerinden Mine Lök Beyaz tarafından yapıldı.

 

Kiliseyi önce okula, sonra karakola çevirdiler 

Amed’in Sur ilçesinde eski kilise olan ve 1932 yılından bu yana okul olarak kullanılan Yavuz Selim İlköğretim Okulu, Sur’da yaşanan çatışmalar sırasında tahrip edildi. Onarılan okul, Sur İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne tahsis edildi. Tarihi binayı Çarşı Polis Karakolu ve İlçe Emniyet Müdürlüğü kullanacak.

Türkiye Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından anıtsal yapı olarak tescillenen Yavuz Selim İlköğretim Okulu, Rum kilisesi olarak inşa edildi. 1915’teki soykırım ardından kentte Rumların izi kalmayınca bir süre boş kalan kilise, cumhuriyetin kurulması ardından, 1927 yılında önce Süryani cemaatine devredildi. 5 yıl boyunca Süryani Katolik Kilisesi olarak kullanılan tarihi yapı, 1932 yılında ise Süryani cemaatinden alındı ve okula dönüştürüldü.

Sur İlçesi Dabanoğlu Mahallesi Bıyıklı Mehmet Paşa Sokağı 69 numarada bulunan ve kesme bazalt taştan inşa edilen, zemin + 2 kattan oluşan yapı, 2015 yılına kadar Yavuz Selim İlköğretim Okulu olarak hizmet verdi. Mülkiyeti Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ait olan yapı, Sur’da çıkan çatışmalarda tahrip edildi.

Sur’da çatışmaların bitmesi ardından Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından tadilat ve onarımdan geçirilen tarihi yapı, bu kez de Emniyet Müdürlüğü’ne tahsis edildi. Gazi Caddesi’nde bulunan Sur İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Çarşı Polis Karakolu, bu binaya taşındı. Önce kilise, ardından ilköğretim okulu olan yapı, şimdi Emniyet Müdürlüğü olarak kullanılıyor.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.