7 kaleli Şax

Toplum/Yaşam Haberleri —

6 Mayıs 2021 Perşembe - 21:00

  • Şax köyü Kürdistan’ın en bereketli köylerinden biriydi. Ama şimdi herbirimiz bir yerlere savrulduk. Geçmişte kilise çanları ve ezan sesleri iç içeydi. Şimdi kilisi de, cami de sessiz. Köy boşalmış durumda. İnsanların meyve bahçelerinde çalışmalarına bile tahammül gösterilmiyor.

FİRAZ BARAN/VEYSİ IŞIK

MÖNCHENGLADBACH

 

Türkiye Parlamentosu 1998 yılında bir Göç Komisyonu Raporu'nu kabul etti. Milletvekillerinin hazırladığı bu rapora göre, Türkiye devleti 1990'lı yıllarda 4 bine yakın Kürt köyü ve mezrasını boşalttı, yaktı veya yıktı. Köylerden biri Cizre'nin Şax (Çağlayan) köyüydü. Bu köy 1993 ve 1994 yıllarında üç defa uçak ve helikopterle bombalandı.

Cizre'ye 15 km uzaklıkta olan Şax köyü Kürdistan'ın tarihi köylerinden biri. Yedi kalesi olan bu köyün geçmişi Asur İmparatorluğu dönemine kadar gidiyor. Köyün dört bir yanında kaleler, taştan oyma su sarnıçları ve mağaralar, binlerce öncesinden yapıldığı belli olan taştan merdivenler ve kayalara oyulmuş heykeller yer alıyor.

Bu köyü yakından tanımak için Almanya'nın Mönchengladbach kentine gidiyoruz. Burada Şax köyünden olan Botan Hemko ile görüşüyoruz. 40'lı yaşlarda olan Hemko, şöyle diyor: “Devlet 1993 yılında köyümüzü iki kez havadan bombaladı. İlkbaharda uçakla, sonbaharda ise helikopterle. Halkımız iki seferinde de köyü yeniden inşaa etti. 1994 baharında, Newroz'dan önce ise asker köye girdi. Çok sayıda evi yaktı ve insanlarımızı zorla köyden çıkardı. 'Siz gerillaya destek veriyorsunuz' diyerek evlerimizi yaktılar. Ondan sonra aileler dağıldı.”

1994 yılında Şax köyünde 80 aile yaşıyordu. Bunların yarısı Bedîrxanî ailesinin üyeleriydi. Diğer yarısı da Hemko ailesi ve Dêmanî olarak adlandırılan ailelerden oluşuyordu.

Şax köyündeki tarihi yapılarda kayalara oyulmuş heykeller göz dolduruyor.  

Cennetten bir parça

Botan Hemko, Şax köyünün Cudi dağının üzerinde olduğunu, 1994 yılı itibariyle köylülere ait 180 bahçe olduğunu söylüyor ve şu bilgileri aktarıyor: “Köyümüz üzüm bağları, incir ve ceviz bahçeleriyle çevriliydi. Bahçelerde binlerce meyve ağacı vardı. Köyümüz 80 haneydi. Her hanenin ortalama iki bahçesi ve 6-7 evi vardı. Bu evlerin çoğu bahçelerde olurdu. Yazın aşağıdan insanlarımız gelir, bu evleri tatil evi olarak kiralardı. Çünkü yazın Cizre 40 derece sıcaklığa ulaşırdı. Bizim köy serin havası, tarihi dokusu ve zengin bahçeleriyle onlar için bir dinlenme mekanı olurdu. Meyve ve sebzelerini taze taze bahçelerden alırlardı. Çeşmelerde akan tertemiz ve buz gibi suları içerlerdi. Tüm bu nedenlerle köyümüz aşağıdan gelen insanlarımıza cennetten bir parça havası verirdi.”

Botan Hemko, köyün temel geçim kaynağının bahçeler olduğunu, hayvancılık ve turizm gelirlerinin de aileler için önemli kaynaklar olduğunu aktarıyor.

 

Bedîrxan Bey ve medreselerin rolü

Botan Hemko, 200 yıl önce Botan miri Bedîrxan Bey'in Şax köyüne özel önem verdiğini, yaz mevsimlerinde burayı tatil evi olarak kullandığını anlatıyor. Söylediğine göre, Bedîrxan beyin ailesi ve kuzenleri zamanla buraya yerleşiyor ve 1994'te köy boşaltılana kadar da Şax'da yaşarlar. Bedîrxan ailesinin okur-yazar, sanatkâr ve yiğit olan insanlarının Şax köyüne yerleştirdiğini söyleyen Botan Hemko, devamla şu görüşleri dile getiriyor: “Köyün sahipleri Bedîrxan ailesiydi. Mesela Mala Hemko savaşçıymış. Onları köye davet ediyorlar ve 50 bahçe veriyorlar. Örneğin çocukları eğitmeleri için öğretmen getiyorlar ve onlara bahçe veriyorlar. Bedîrxan ailesi şöyle düşünüyordu: 'Kimin bu millete faydası varsa korunmalıdır.' Bu fikir ile Seyfo zamanında Keldanileri koruyorlar. Keldanileri aileleri dağıtıyorlar ve sorulduğu zaman 'Bizim kardeşimizdir, oğlumuz, kızımızdır' diyorlar. Yine köyde iki medrese kuruluyor. Onların ihtiyaçlarını da Bedîrxan ailesi karşılıyordu. Medreseler köy boşaltılana kadar eğitimlerini sürdürdü. İki medresede 80 öğrenci (faqî) eğitim görüyordu. Onlar bizim köyün çocukları değildi. Çevre köylerden gelen öğrencilerdi.”

 

Cizre için ilim merkeziydi

Medreselerde yatılı okul sistemi olduğunu anlatan Botan Hemko, medrese öğrencilerine eski bir kale ile 2 bin insanın sığacağı büyüklükte taştan oyma bir mağara tahsis edildiğini aktarıyor. Botan Hemko medreseler için şu ifadeleri kullanıyor: “Şikefta Meydanê isimli bu mağara sadece kütüphane görevi görüyordu. İki medresede Kürtçe diliyle eğitim yapılıyordu. O kale ve mağara Cizre ve çevresi için bir ilim merkeziydi.”

Pirê Aş: Şax köyünün dört bir yanı böyle köprüler, su sarnıçları, kaleler ve taştan oyulma mağaralarla çevrili.  

Yedi kaleli köy

Şax köyü içinde yedi ayrı kale yer alıyor. Bunlar Keyser (Dûşê), Çeko, Keçikê, Kardu (Mangûlî), Bagiyê, Xirabe (Îbrahîm Paşa) ve Bedîrxan Beg ismini taşıyor. Bu yedi kale Asur ve Kürt medeniyetlerinin imzasını taşıyor.

Botan Hemko, Bedirxan Beg'in kalesinde 365 oda olduğunu, kalenin içinde savaşlardan korunmak için yapılan taştan oyma mağaralar olduğunu anlatıyor. Taştan merdivenlerle mağaralara inildiğini söyleyen Hemko, su ihtiyacı için de kalede sarnıçlar (havuz) yapıldığını, sarnıçları içme suyu ile doldurmak için 300-350 metre uzunluğunda, 5 metre yüksekliğinde duvarlar inşaa edildiğini aktarıyor.

Şax köyünün kaleler, surlar çevrili olduğunu, binlerce yıllık tarihe ev sahipliği yaptığını, ancak bilim heyetlerinin bu yapıları incelemediğini söyleyen Botan Hemko, “Bize düşen hep baskı, hep işgal, hep yıkım oldu” diyor. Hemko, Almanya'da yaşadığını, bu ülkede sıradan insandan akademisyenine, medya mensuplarından iş dünyasına kadar toplumun her kesiminin tarihi yapılara önem verdiğini, korumaya çalıştığını söylüyor.

 

Mevki isimleri ne anlatıyor

Botan Hemko ile köyün mevki isimlerini de konuşuyoruz. Öyle ya, mevki isimleri de bir köyün özelliklerini dile getirir. Hemko şu bilgileri veriyor: “Mevki isimlerinden bile köyümüzün ne kadar köklü bir tarihi olduğunu anlayabiliyoruz. Örneğin bir surun çıkış kapısına Deriyê Keyser diyorlar. Keyser İskerder zamanında yaşamış bir komutandır. Onun zamanında kalan bir kapı olduğu için öyle deniyor."

Köydeki iki pınarın hem isim, hem de özellik bakımından enteresan olduğunu anlatan Botan Hemko, “Bu pınarlar Kaniya Şirek ve Kaniya Germav ismini taşıyordu. Birisinden soğuk su, birisinden de sıcak su akıyordu” diyor. Burada yaşayanların kendilerini korumak ve güzel yaşamak için çok şey yaptıklarını söyleyen Hemko, Gorangeh ve Serê Kelhê isimli alanları örnek gösteriyor. “Gorangeh toplanma ve şarkı söyleme alanıydı. Serê Kelhê ise düğünlerin yapıldığı yerdi” diyor.

Köydeki diğer mevkilerin de Şikefta Ajalan, Şikefta Bêxêr ve Şikefta Evînê gibi isimler taşıdığını söyleyen Botan Hemko, “Her mevkinin bir hikayesi vardı. Onların hikayelerini bilen yaşlılarımızla konuşup yazılı hale getirmemiz gerekiyor” diye belirtiyor.