Faile devletten tam koruma

Kadın Haberleri —

18 Temmuz 2021 Pazar - 23:00

  • İHD İstanbul Kadın Komisyonu Üyesi Gülseren Yoleri ve Çağdaş Avukatlar Grubu üyesi Bilge Sayıcı, kabul edilen paketle kadın ve çocuklara yönelik cinsel saldırı suçlarının ve cezasızlığın daha da artacağına işaret etti.  

MELTEM OKTAY

Türk Meclisi’nde kabul edilerek yasalaşan ve kamuoyunda 4. Yargı Paketi olarak bilinen kanun değişikliği Resmi Gazete’de yayımlandı. 14 maddeden oluşan kanun teklifinin birinci bölümünü kapsayan çocuk hakları ve kadına yönelik şiddetle mücadele tepkileri de beraberinde getirdi. Zira cinsel istismar ve kasten öldürme gibi suçlarda tutuklanma için somut delil şartı aranıyor. Kadına yönelik şiddetin, kadın cinayetlerinin ve çocuk istismarlarının arttığı Türkiye’de failler delillere rağmen tutuklanmazken, kabul edilen bu paket ile failler yine devlet tarafından korunma altına alınıyor.

İHD İstanbul Kadın Komisyonu Üyesi Gülseren Yoleri ve Çağdaş Avukatlar Grubu üyesi Bilge Sayıcı, kabul edilen paketle kadın ve çocuklara yönelik cinsel saldırı suçlarının ve cezasızlığın daha da artacağına işaret etti.  

Yükselen tepkiyi bastırma amaçlı

Gülseren Yoleri, yapılan kanun değişikliğinin yaralama suçlarında, kadına yönelik suçlarda eski eşi de dahil ederek bir anlamda toplumda İstanbul Sözleşmesi’nin feshine karşı yükselen tepkiyi bastırmaya yönelik olduğunu söyledi. Gülseren Yoleri, “Eski eşe yönelik şiddet olaylarında da daha ağır cezaların verileceğini taahhüt eden bir yargı paketinden söz ediyoruz. Tutuklama nedenlerine ilişkin 100. Madde’de somut delil arayışı aslında tutuklamanın istisnai bir uygulama olması gerektiğinden yola çıkarsak, prensip olarak doğru bir yaklaşım. Ancak altta özellikle belli suçların sayılmış olması ve bu suçlar arasında çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarının yer alması, çocuklara yönelik gittikçe artan cinsel saldırıların cezalandırılması konusunda caydırıcı olduğu düşünülen tutuklamaya çok daha az başvurulacağı anlamına geliyor” dedi.
 

  • Avukat Gülseren Yoleri: Mevcut düzenleme, cinsiyet eşitsizliğinin ve erkek egemen yapının daha da kuvvetlendirileceğini gösteriyor. Dolayısıyla iktidarın yaklaşımıyla da paralellik gösterdiği için bizi şaşırtmıyor. Tabii ki buna karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.
  • Avukat Bilge Sayıcı: Cinsel saldırı suçları için ‘somut delil’ şartı, bu suçlar ve failleri açısından cezasızlıkla sonuçlanacaktır. Kanunlar, doğru ve medeni davranış biçimlerini belirlemek için düzenlenen metinlerdir ancak uzun bir süredir siyasi bir zihniyetin yansıtılma aracı olarak kullanıldığından geri dönülmesi güç hasarlar ortaya çıkarıyor. 

Mücadeleye devam edeceğiz

Zaten teşvik edildiği düşünülen çocuklara ve kadınlara yönelik cinsel saldırı suçlarının daha da artacağına dikkat çeken Gülseren Yoleri, “Aslında burada devletin tutumunu değerlendirirken İstanbul Sözleşmesi’nden çekilen bir iktidarın çocuklara, kadınlara ya da cinsiyet kimliğine yönelik saldırılara zaten açık kapı bırakması çok da sürpriz değil. Bunlar cinsiyet eşitsizliğinin ve erkek egemen yapının daha da kuvvetlendirileceğini gösteren bir takım çalışmalar. Dolayısıyla iktidarın yaklaşımıyla da paralellik gösterdiği için bizi şaşırtmıyor. Tabii ki bu düzenlemelere karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Bugün bu düzenlemeyi; özellikle kadın ve çocuklara yönelik şiddet ve cinsel istismar olayları konusunda faile yarattığı avantajlı durum nedeniyle tartışmaya devam edeceğiz” diye ifade etti.
 
Değişiklikler tartışmalıdır

Avukat Bilge Sayıcı da kanun teklifi ile İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda bir takım kolaylıklar sağlayarak yürütme erkinin daha etkin çalışmasını sağlayacak unsurlar getirse de bunun dışında oldukça tartışmalı değişiklikler içerdiğine dikkat çekti. Sayıcı, “Örnek vermek gerekirse tutuklama nedenlerinden katalog suçlara da eklenen somut delil kavramı ve kasten yaralama ve kasten öldürme suçlarının eski eşe karşı işlenmesine ilişkin maddelerde yapılan değişiklikler tartışmalıdır” dedi.
 
Şiddeti meşrulaştırma riski Bilge Sayıcı “Her ne kadar eski eşe karşı işlenen kasten yaralama ve kasten öldürme fiilleri, bu suçların nitelikli hali olarak kabul edilmiş ve kadın haklarının savunulmasına ilişkin bir gelişme gibi gösterilmiş olsa da aslında değişiklik ile korunan evlilik ve onun sonucu olan müesseselerdir” dedi. Yeni yasa ile yapılan değişikliklerin evlilik kapsamında olmayan ilişki biçimleri açısından kadına karşı şiddeti meşrulaştırma riski taşıdığını kaydeden Bilge Sayıcı, “Bu değişikliği yapmak yerine İstanbul Sözleşmesi uygulanırsa çok daha geniş kapsamlı bir koruma sağlanmış olur” şeklinde konuştu.
 
Cezasızlıkla sonuçlanacak

Sayıcı, “Katalog suç olarak adlandırılan ve içinde çocuğun cinsel istismarı ve cinsel saldırı suçlarının da yer aldığı suçlar için ‘somut delil’ kavramının ayrıca uygulanması, bu suçlar ve failleri açısından cezasızlıkla sonuçlanacaktır. Tutuklama nedenleri için katalog suçlarda ayrıca somut delil kavramı aranması yerine kanunun olan hali ile doğru uygulanması dahi yeterliydi. Maalesef tutuklama istisnai bir müessese olarak uygulanması gerekirken uzun yıllardır Sulh Ceza Hakimleri’nin iki dudağı arasına bırakılan ve muhaliflere karşı susturma aracı olarak kullanılan bir müessesedir” dedi.

Bilge Sayıcı son olarak, kanunların doğru ve medeni davranış biçimlerini belirlemek için düzenlenen metinler olduğunu, ancak uzun bir süredir siyasi bir zihniyetin yansıtılma aracı olarak kullanıldığından geri dönülmesi güç hasarlar ortaya çıkardığına işaret etti.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.