Haydutluğun iktidarı HDP’yi teslim alamaz

- AKP-MHP-Ergenekon iktidarının, HDP şahsında devam eden siyasi soykırım ve diz çöktürme politikası, iktidarın hem bileşen yapısının hem de hükümranlığının devamının temel gıdası olarak görülüyor.
Kürt düşmanlığı motivasyonuyla askeri imha operasyonlarından kayyum atamalarına kadar salgın döneminde bile ara vermeyen iktidar, önceki günkü haydutlukla yeni bir aşamaya geçti.
Ekonomik ve siyasi krizin üstesinden gelmeye ve yitirilen meşruiyetini yeniden tesis etmeye çalışan iktidar, HDP’li iki vekili Meclis’ten cezaevine götürdü. Bir vekilini aldığı CHP’ye de ‘haddini bil’ dedi.
MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin talimatıyla alınan karar sonrası Erdoğan’ın Ankara’ya gelir gelmez ilk yüz yüze görüşmesini yaptığı Yargıtay Başkanını harekete geçirdi. Vekillerin onanan dosyaları Meclis’e gönderildi. Meclis’te hemen okunup vekillikler düşürüldü. Yargı da dava süreçlerini ve devam eden prosedürü beklemeden jet hızıyla vekilleri cezaevine gönderdi. Böylece HDP Eşbaşkanları tarafından hafta başında açıklanan “Demokratik Tutum Belgesi” ve Türkiye toplumuna yapılan “birlik ve ortak mücadele” çağrısına, AKP-MHP-Ergenekon iktidarı tarafından HDP Milletvekilleri Leyla Güven ve Musa Farisoğulları’nın vekillikleri düşürülüp cezaevine atılarak yanıt verilmiş oldu.
Tekçi kodlarını besleyip güncelleyen devlet ve ırkçı-dinci iktidarı, 20 Temmuz 2015’ten beri sistematik bir darbe pratiği sergiliyor. İktidar, 15 Temmuz 2016’daki devlet içi çatışmanın ardından 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL’i gerekçe göstererek seçimlerde kazanamadığı yerel yönetimleri denetimi altında tutmak için kayyum uygulamasını devreye soktu. 11 Eylül 2016’da başlayan kayyum atamaları, Kürtlerin yerel yönetim deneyimlerine, kazanımlarına ve pratiklerine büyük bir darbe olarak tarihteki yerini aldı. 674 Sayılı KHK’ye dayandırılarak HDP’nin bileşeni olan DBP’den seçilen belediyelere kayyum atamaları yapıldı. Kayyum atamaları 3 büyükşehir, 10 il, 63 ilçe ve 22 belde ile DBP’li toplam 95 belediyede gerçekleşti ve seçilmiş bu belediyelere devletin memurları, yerleştirildi. 93 belediye eşbaşkanı, yüzlerce belediye meclis üyesi ve il genel meclis üyesi tutuklandı. Tutuklanan belediye eşbaşkanlarından 15’ine ceza verildi.
4 Kasım’da yapılan darbe
Seçimlerin hemen ardında HDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının düşürülmesi gündeme geldi. AKP, 12 Nisan 2016’da dokunulmazlık teklifini hazırladı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 13 Nisan 2016’da, “Anayasa’ya aykırı ama evet” dedi. Böylelikle süreç kısmen meşrulaştırıldı. Meclis’te 20 Mayıs 2016’da yapılan oylamayla milletvekili dokunulmazlıkları kaldırıldı. HDP Eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın da aralarında bulunduğu 9 milletvekili, 4 Kasım 2016 gecesi; daha sonraki süreçte de gözaltına alınanlarla birlikte 12 milletvekili rehin alındı. Aynı süreçte, 10 bine yakın HDP’li de gözaltına alındı, parti binalarına baskınlar yapıldı.
Kayyum rejiminin kalıcılaştırılması
HDP, 28 Şubat 2019’da kamuoyuna açıkladığı kayyum raporuyla ortaya koyduğu detay ve uygulamalar, Kürt halkının toplumcu belediyecilikle geliştirmeye çalıştığı demokratik-ekolojik-kadın özgürlükçü yerel yönetimler anlayışının hedef alındığını gösteriyor. HDP, kayyum atamalarını, Kürtlere karşı sürdürülen inkâr politikasının bir devamı olarak kodluyor, bu dönemin adını ‘Kayyum Rejimi’ olarak ifade ediyor. Bu rejim, kötülük üzerine kurulmuş ve gaspçıdır; hafıza ve kültür kırımını esas alıyor; kadın düşmanıdır; her türlü rantı, yolsuzluğu ve usulsüzlüğü kendine örnek alıyor. Atanır atanmaz 9 kayyumun yolsuzluktan ötürü görevden alınması, 55’nin Cemaat yapılanmasından açığa alınması, yüzlerce usulsüzlüğün kayda geçmesi ve Sayıştay’ın haklarında 58 suç duyurusunda bulunması son derece açık kanıtlardır.
31 Mart ve 23 Haziran’ın intikamı
31 Mart yerel seçimlerine çok gergin bir politik atmosferde gidildi. Bir yanda tüm cezaevlerinde yüzlerce kişi ile devam eden açlık grevleri, diğer yanda etkisi her tarafa sirayet eden ekonomik kriz ve savaş tamtamları, zorlu bir seçim atmosferi yarattı. İktidar, sahip olduğu tüm ideolojik aygıtları, özel savaş uygulamalarını yoğun ve sistematik olarak sahaya sürdü. 31 Mart seçimleri yüksek bir katılımla gerçekleşti. Seçimler sonucunda tüm hile, baskı ve engellemelere rağmen HDP, 3 büyükşehir, 5 il, 45 ilçe ve 12 belde belediyesi olmak üzere toplamda 65 belediye kazandı. Bin 230 Belediye Meclis Üyesi ve 101 İl Genel Meclis Üyesi HDP listelerinden seçildi.
Kendisini tahakküm, disiplin ve denetleme, mikro iktidar ilişkileri, cinsiyetçilik, dar grupçuluk, tekçilik, homojen tahayyül ve kutuplaştırmadan beslenerek var eden AKP-MHP-Ergenekon iktidarı; hile, gasp, yargı yolu ve sorun çıkarmayla belediyeleri çökertemeyince nihai karar olarak yeniden kayyum politikasına dönüş yaptı. Hızlandırılmış modern bir şiddet ve rejim pratiği olarak yaşamı askıya alan kayyum uygulamaları, kötülüğün inşası olarak 19 Ağustos’ta çok daha keyfi olarak geri döndü. Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın devlet aklının çözüme yanaşmadığı, savaşı esas aldığını söylemesinin ertesi günü, üç büyükşehire ‘kayyum darbesi’ gerçekleşti. 500’e yakın gözaltı kararı ve yüzlerce baskına eşlik eden İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasında “Diyarbakır, Mardin ve Van illeri başta olmak üzere toplam 29 ilde PKK/KCK Terör Örgütü’ne yönelik 418 şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Yakalamaya dönük operasyonlar devam etmektedir” denildi. Sabahın erken saatlerinde belediye binalarının kapıları kırıldı ve 31 Mart seçimlerinin ardından belediyelerin etrafından kaldırılan polis bariyerleri ve beton duvarlar yeniden yerleştirildi. Daha sonra üç ilde eş zamanlı olarak internet kesildi, sosyal medya uygulamalarına kısıtlama getirildi. İlk 18 günün sonunda gözaltı sayısı 600’ün üzerine çıktı. Her türlü engellemeye rağmen üç ildeki eylemler 53 gün sürdü. ‘Demokrasi Nöbeti’ valiliklerin kararlarıyla yasaklandı.
Küresel salgında da ara verilmedi
Böylece 19 Ağustos 2019’da yeniden başlayan belediyelerin gaspı ve devlet memurlarının kayyum olarak atanması, küresel salgınının yarattığı olağanüstü dönemde bile toplamda 13 belediyeye kayyum atayarak devam etti. Son olarak 15 Mayıs günü Iğdır Belediye Eşbaşkanları Yaşar Akkuş ve Eylem Çelik, Siirt Belediye Eşbaşkanları Berivan Helen Işık ve Dara Turhan, Kurtalan Belediye Eşbaşkanları Baran Akgül ve Esmer Baran, Baykan Belediye Eşbaşkanı Ramazan Sarsılmaz ve Altınova Belde Belediye Eşbaşkanı Casim Budak gözaltına alındı. 5 belediye binası ablukaya alınarak kayyum atandı.
65 belediyeden sadece 12’si kaldı
31 Mart seçimlerinden bugüne kadar, 45 belediyeye kayyum atandı. 6 belediyeye, KHK bahane edilerek mazbataların iptaliyle el konuldu, 2 belediyeninin de eşbaşkanı devşirildi. HDP’nin 65 belediyesinden sadece 12’si duruyor. İl olarak ise yalnızca Kars Belediyesi kaldı. 28 belediye eşbaşkanı hakkında yargı süreci başlatıldı. 21 belediye eşbaşkanı cezaevinde rehin tutuluyor.
350’den fazla dokunulmazlık fezlekesi
Üçüncü yasama döneminin açıldığı 1 Ekim 2019 ile 23 Nisan 2020 tarihleri arasında dokunulmazlıkların kaldırılması talebiyle toplam 346 fezleke hazırlanarak Meclis’e sunuldu. Fezlekelerin 320’si HDP hakkında. HDP milletvekilleri hakkında salgın sürecinde dahi fezleke hazırlandı. Son olarak 21 Nisan’da HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkanı Saliha Aydeniz’in de aralarında bulunduğu HDP’li 19 milletvekili hakkında, dokunulmazlıkların kaldırılması talebiyle 31 fezleke Meclis’e sunuldu.
Bahçeli’nin kırılmayan talimatı
AKP iktidarının meşruiyeti sorgulanırken, ekonomik kiriz ve artan yoksulluk, Kürt sorununda çözümsüzlüğü yarattığı ağır tablo, Meclis’in yetkilerinin kısıtlanması, yönetimsel sorunlar, iktidarda kan kaybına neden oldu. HDP’nin ise 20 Kasım 2019’da, üzerindeki baskılara karşı, erken seçim çağrısı yaparak cevap vermesi, seçim tartışmaları bir üst aşamaya getirdi. Türkiye’de 11 Mart 2020’de tespit edilen ilk koronavirüsü vakası sonrası süreçte AKP-MHP iktidarına “krizi fırsata çevirme” eleştirisi yapılmaya başlandı. Daha önce meşruiyeti tartışmaya açılan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne dair eleştiriler yapılırken, 11 Ekim 2016’da fiili sistemin yasal olması çağrısı yapan Bahçeli, bu kez de 17 Mayıs günü, “siyasi hayatın üzerindeki kabus bulutlarının dağıtılması” için “milletvekili dokunulmazlığıyla ilgili beklentiler karşılanmalıdır” çağrısı yaptı. Bahçeli’nin açıklamalarına AKP’den olumlu cevaplar geldi.
Erdoğan, Yargıtay Başkanı’nı çağırdı
Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk koronavirüsü vakasının görüldüğü Mart’tan bu yana tüm programlarını yakın kurmaylarıyla İstanbul’daki Huber Köşkü’nde sürdürüyordu. 75 gün İstanbul’dan çalışmalarını yürüten ve dijital toplantılar gerçekleştiren, Erdoğan Ankara’ya gelir gelmez 2 Haziran günü ilk yüz yüze görüşmesini, Saray’a çağırdığı Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca ile yaptı. Yargıtay, HDP Amed Milletvekili Musa Farisoğulları’na ”örgüt üyesi olmak” suçlamasıyla verilen 9 yıl, aynı suçlamayla DTK Eşbaşkanı ve HDP Milletvekili Leyla Güven’e verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasını, 2019’da onamıştı. Yargıtay Başkanı, Erdoğan’ın ‘hemen’ talimatıyla onama kararı örneğini milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasını düzenleyen Anayasanın 84/2 maddesi gereğince Meclis Başkanlığı’na gönderdi. Erdoğan da AKP Merkez Yürütme Kurulu’nu (MYK), 3 Haziran günü topladı. AKP MYK toplantısından bir gün sonra Türkiye siyasi tarihine darbeyle anılan bir sayfa daha eklendi. Yargıtay kararı, 4 Haziran’da Meclis Genel Kurulu’nda okundu. HDP Milletvekilleri Leyla Güven ve Musa Farisoğulları ile CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun vekillikleri düşürüldü.
Hemen rehin aldılar
Vekilliği düşürülen HDP Amed Milletvekili Musa Farisoğulları, önceki akşam Amed’den Ankara’ya giderken Urfa yolu üzerinde bulunan Pirinçlik Karakolu’nda gözaltına alındı. Sağlık kontrolü için hastaneye götürülen Farisoğulları, sağlık kontrolünün ardından Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü TEM Şubesi’ne götürüldü.
Vekilliği düşürülen Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven, yakalama kararı ardından önceki akşam evinden çok sayıda polis eşliğinde gözaltına alındı. Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı davada, KCK ana davası kapsamında aldığı 6 yıl 3 ay hapis cezasından kalan 2 aylık ceza nedeniyle gözaltına alınan Güven, kontrollerin ardından Diyarbakır Adliyesi’ne götürüldü.
İki vekil de tutuklanarak cezaevine gönderildi. CHP Milletvekili Enis Berberoğlu da gözaltına alınıp yeniden tutuklandı.
HDP: Diz çökmedik, darbeciler gidecek
Bahçeli’nin işaretiyle vekilliklerin düşürülmesi sonrası açıklama yapan HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK), demokratik siyaset geleneğini sürdüren bir parti olarak, bugüne kadar dokunulmazlıklar ve milletvekilliğiyle değil, kesintisiz ve sistematik saldırılara karşı halkın meşru iradesini temsil ederek geldiklerini hatırlattı. Saray rejiminin bu saldırısında vermek istediği mesajı aldıklarını belirten MYK, şu net cevabı verdi: “Bütün bu saldırılara karşı Türkiye’nin demokratik geleceğini yaratma çabamıza devam edeceğiz. Bu saldırılar ancak ve ancak bizim mücadele azmimizi ve kararlılığımızı bileyecektir. Bu saldırganlık bizi yıldıramayacak ve kazandığımız demokratik mevzileri terk ettirmeyecektir. Diz çökmedik, çökmeyeceğiz! Darbeciler gidecek, bizler kalacağız!”
HABER MERKEZİ















