Onuruyla başı dik yaşadı
Toplum/Yaşam Haberleri —

Apê Ali
Fatma Tören biri şehit iki gerilla babası eşi Apê Ali’yi anlattı
- “O benim yoldaşım, cezaevi ve mücadele arkadaşımdı. 50 yıldan fazla birlikte bütün zorluklara göğüs gerdik, mücadele ettik. Onu ülkemizin uzağında kaybettik. O, bugüne kadar onuruyla başı dik yaşadı. Öyle de bu dünyadan gitti.”
ERDOĞAN ZAMUR / BASEL
Apê Ali, İsviçre’ye ilk geldiğim zamanlar takip ettiğim eylemlerde uzun boyu, elindeki uzun bayrağıyla dikkatimi çekiyordu. Her eyleme en önce o gelirdi. Daha sonra hem kendisi hem de eşi ve mücadele arkadaşı Fatma Ana ile tanıştım. Bir süre sonra Apê Ali eylemlerde görünmemeye başladı. Sonradan öğrendim ki hastalanmış. Fatma Ana onun artık yürümekte zorluk çektiğini söylüyordu. Eylemler Apê Ali’siz eksikti fakat onu tanıyan herkes biliyordu ki onun yüreği, bilinci eylemdeydi, ülkedeydi, direnen Kürt halkının yanındaydı.
50 yıllık mücadele
PKK’nin ilk kadrolarından Bozan Tekin’in (Mehmet Tören) abisi, biri şehit iki gerilla babası Kürt siyasetçi Ali Tören, 29 Ocak’ta İsviçre’nin Luzern kentinde yaşamını yitirdi. Cenazesi doğduğu topraklara gönderildi. GAP Havaalanı’nda yapılan görkemli bir karşılamanın ardından memleketi olan Bozova ilçesi Yaylak Köyü’nde toprağa verildi.
Apê Ali’yi eşi Fatma Ana (Tören) şu sözlerle anlatıyor: “O benim yoldaşım, cezaevi arkadaşım ve mücadele arkadaşımdı. 50 yıldan fazla birlikte bütün zorluklara göğüs gerdik, mücadele ettik. Onu ülkemizin uzağında kaybettik. Kendi ülkesinde toprağa verdiler ama ben gidemedim. O bugüne kadar onuruyla başı dik yaşadı. Öyle de bu dünyadan gitti.”
Kardeşleriyle beraber tutuklandı
Apê Ali, 1953 yılında Urfa’nın Bozova İlçesi’ne bağlı Yaylak Köyü’nde 8 kardeşin üçüncüsü olarak dünyaya gelir. Erken yaşta ailesi ile birlikte memleketini terk etmek zorunda kalan Apê Ali, 1971 yılında Mersin’de Fatma Ana ile evlenir. Evliliğinde 3’ü kız, 4’ü erkek 7 çocuğu olur. 12 Eylül faşist darbesi öncesi 1978 yılında Antep’in Nizip ilçesinde politik faaliyetleri nedeniyle gözaltına alınıp 3 kardeşi ile birlikte tutuklanarak Antep Askeri Cezaevi’ne konulur.
Mücadelede asla geri adım atmadı
Kardeşi Bozan Tekin tutuklanarak, idam cezasına çarptırılır. Apê Ali ise tahliye olduktan sonra Antep-Urfa hattında işçi ve köylüler arasında mücadeleye devam eder. Kırmızı bir kamyoneti ile Urfa’nın tüm köylerini gezerek örgütleme çalışması yapan Apê Ali, 1991 yılında itirafçı Abdulkadir Aygan’nın itiraflarıyla tutuklanarak Malatya cezaevine konulur. O yıllarda bir kızı gerillaya katılır, bir oğlu da tutuklanır. Kardeşi Bozan ise zaten idam cezası aldığı için zaten uzun yıllardır zindandadır. O dönemlerde ikizlere hamile olan eşi Fatma Ana ise Antep Emniyet Müdürlüğü 1. Şube’de gördüğü işkence sonucu ikiz çocuklarını kaybeder.
Gerilla ile yeniden ilişki kurar
1993 yılında abisi Mustafa’yı elim bir kazada kaybeden Apê Ali, ailesiyle beraber Osmaniye’ye taşınır. Burada da mücadeleden kopmaz. Toroslar ve Amanoslar’da gerilla ile ilişki kurar. Burada da tutuklanarak, Konya Cezaevi’ne gönderilir. Bu arada oğlu Murat (Kemal Yılmaz) ise cezaevinden çıktıktan sonra Osmaniye’de gerillaya katılır.
Cezaevinden özgür dağlara
Cezaevinden çıktıktan sonra Apê Ali, 1997 yılında, Rojava Kürdistan’ına geçerek Önderlik sahasına gider. Burada çeşitli bölgelerde faaliyetler yürüten Apê Ali, 1999’da oğlu Murat’ın fedai bir eylemde şehit düştüğünden habersiz, 2002 yılına kadar bu alanda faaliyetlerine devam eder. 2002 yılında Rojava’da tutuklanarak bir yıl Şam yönetiminin zindanında kalır, çıktıktan sonra gerilla faaliyetlerine Kandil’de kaldığı yerden devam eder.
Kızı ve kardeşiyle tekrar buluşur
2005 yılında Mexmûr Kampı’na geçen Apê Ali, burada da çeşitli alanlarda görev alarak, aktif mücadele hayatına devam eder. Oğlunun şehit düşmesi sonucu, kızı Gülistan Tören (Tekoşin Riha) abisinin silahını devralarak, gerillaya katılır. Apê Ali, Güney Kürdistan’da kızı ve 23 yıl cezaevi yattıktan sonra gerillaya katılan kardeşi Bozan Tekin ile bir araya gelir.
Dağlardan geri dönüş
Gördüğü işkencelerden dolayı sağ kolunu artık kullanamayan Apê Ali, ülkeye gönderilir. 2006 yılında ülkeye döner ve faaliyet yürütürken tekrar gözaltına alınarak eşi Fatma Tören, oğlu İbrahim Tören ile birlikte tutuklanarak Adana Kürkçüler Cezaevi’ne konulur. 2007 yılında ‘örgüt üyeliği’nden ceza verilen Apê Ali, tahliye edilmesine karşın, Manisa’da kızı Zeynep Tören’in yanında iken yapılan bir operasyon ile gözaltına alınarak tekrar cezaevine konulur.
7 yıl zindandan sonra İsviçre’ye
Örgüt üyeliğinden 7 yıl civarı çeşitli cezaevlerinde kalan Apê Ali, daha sonra Elbistan Cezaevi’nden tahliye edilir. Artık Türkiye’de faaliyet yürütme şansı kalmamıştır. Avrupa’ya çıkmaya karar verir. İsviçre’ye gelip iltica başvurusunda bulunur ve kısa bir süre sonra oturum alır. Luzern kentine yerleşen Apê Ali, siyasi faaliyetlerine buradan da devam eder. Farklı alanlar da faaliyet gösterir. Kendisine verilen görevleri her zaman disiplin ve kararlılık ile sürdürür.
Evi gibi gördüğü dernekte ona son veda
Apê Ali’ye demans ve parkinson hastalığı teşhisi konulur. Fakat o hastalığına rağmen son nefesine kadar, mücadele etmekten bir an bile geri durmaz. 29 Ocak 2026’da tedavi gördüğü Luzern’deki hastanede hayatını kaybeder.
4 Şubat’ta dernekte geniş katılımlı anma töreni ile Apê Ali, Luzern’de son yolcuğuna uğurlandı. Sağlığında evi gibi gördüğü dernekte bu kez cenaze töreni vardı. Apê Ali’yi ülkeye uğurlama töreninde konuşan Kürt siyasetçi Mustafa Sarıkaya onun cesaretini ve kararlılığını şöyle anlattı: “Mücadeleden bir an bile yılmayan, 1990’lı yılların en şiddetli dönemlerinde insanlar birbirine selam bile vermeye korkarken, o en zor bölge olan GAP Bölgesi’nde gerilla faaliyetleri yürütüyordu.”
Oxir be Apê Ali!















