Karar hükümsüzdür

11 Ekim 2021 Pazartesi - 17:30

Avukat Figen Alp

Avukat Figen Alp

  • Avukat Figen Alp, "Suriye kanunlarına göre 13 yaşındaki çocukla evlenmenin yasal olduğunu ve bu sebeple sanık hakkında ceza verilmesine” yer olmadığına kararını vererek sübyancıyı salan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin aldığı kararın anayasaya aykırı olduğunu belirterek, karar “hükümsüzdür” dedi.

DERYA REN / JINNEWS

Geçtiğimiz aylarda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, "Suriye kanunlarına göre 13 yaşındaki çocukla evlenmenin yasal olduğunu ve bu sebeple sanık hakkında ceza verilmesine” yer olmadığına kararını vererek sübyancıyı salıverdi. 
Konuya dair bilgi veren Avukat Figen Alp, Türkiye Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunması Sözleşmesi’nin imzacısı olduğunu hatırlatarak,  “Çocuk yaşta evliliklere yönelik net bir madde olmamakla birlikte çocukların istismarına ilişkin düzenlemeler mevcuttur. 18 yaşını doldurmamış her insanın çocuk olduğunu kabul eder” dedi. Alp, uluslararası sözleşmelerin iç hukukta uygulama alanının bulunmadığını da aktardı. 

Eğitim olmadan ceza arttırımı suçları önlemez
Çocuk yaşta ‘evliliklerin’ insan hakkı ihlali olduğunu dile getiren Alp, “Ancak ailelerin izniyle 17 yaşında evlenme gerçekleşebildiği gibi 16 yaşında da istisnayı durumlarda hakim kararı ile evlenmelerine izin verilmektedir. Ancak bu durumlar dahi göz ardı edilerek daha erken yaşlarda kız çocukları zorla evlendirilmektedirler” diye konuştu.
Çocuk yaşta “evlilikliklerin’ temel kaynağının ekonomik sorular olduğunu ifade eden Alp, sosyal normlar, eğitim eksikliği ve devlet politikalarının da bunda etkili olduğunu belirtti.
Çocuğu yönelik her tür suçun salt hukuki yollarla çözülemeyeceğini kaydeden Alp, “Toplum eğitilmedikçe ceza oranının artırılması hiçbir surette erken yaşta ‘evlilikleri’ önlemeyecektir” dedi.

Çocuğun durumu gözelitmemiştir
Devletin tecavüze uğrayan çocuk için koruyucu ve destekleyici önlemler alması gerektiğinin altını çizen Alp, 13 yaşında ‘evlendirilen’ Suriyeli çocuğun durumuna değinerek şöyle dedi: “Söz konusu olayla ilgili her hangi bir koruma ve denetim sağlanmamış olup çocuğun üstün yararı gözetilmemiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği karar anayasaya ve Türk Ceza Kanunu (TCK)'na aykırıdır. Zira çocuğun ‘cinsel istismar’ suçunu düzenleyen TCK’nın 103 maddesinde; 15 yaşını doldurmamış ya da 15 yaşını doldurmuş olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamaya yeteneğine sahip olmayan bireye yapılan her türlü cinsel davranışın suç olduğunu ve şahsın hapis cezasıyla cezalandırılması gerektiğini vurgulamıştır” ifadelerini kullandı.
 
Karar anayasaya aykırı
“Türkiye vatandaşı olan bir şahsın 13 yaşındaki bir çocukla evlenmesi durumunda ve sistematik olarak çocuğa tecavüz etmesi durumunda karşılaşacağı ceza en az 16 yıl iken Suriye vatandaşı olan bir şahsın cezalandırılmamış olması Türkiye'de hukukun içler acısı olduğunu göstermektedir” diyen Alp, Türkiye’de adaletin din, dil, ırk vb. ayrımlar yapılarak verildiğini söyledi. Bu durumun ülke içinde kaosa neden olduğunu belirten Alp, şunları kaydetti: “Hukuk düzeni korunmak isteniyorsa adalet işlenecek ise ve iktidarın da sürekli söylediği ama hiçbir zaman gerçekleştiremediği refahı sağlamak istiyorsa, ülkede yaşayan yerli ya da yabancı herkese aynı kanun maddesini uygulayarak cezalandırması gerekir. TCK’nın 3'üncü maddesinde ‘suç işleyen kişiler arasında din, dil, ırk, mezhep, renk vb. ayrım yapılamayacağı ve hiç kimseye ayrımcılık tanınmayacağı’ belirtilmiştir. Ayrıca 4’üncü maddesinde de ceza kanunlarını bilmemenin mazeret sayılamayacağı belirtilmiştir. Eğer ülke için hukuk düzeninin sağlanması isteniyorsa anayasaya ve kanunlara aykırı kararlar verilmemelidir. Verilen karar anayasaya aykırı olduğu için hükümsüzdür.” 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.