Katil kimin ajanı?

Dosya Haberleri —

Agit Polat

Agit Polat

Fransa Demokratik Kürt Konseyi Dış İlişkiler Sözcüsü Agit Polat, ikinci Paris Katliamı'na ilişkin çarpıcı bilgiler paylaştı:

  • Katilin cezaevi sürecinde kimlerle temasa geçtiğine dair soruşturma hakiminin ifadelerine göre, cezaevindeki tüm yabancı uyruklu insanlar soruşturmadan geçirildi. Fakat o soruşturmalar kapsamında somut bir şeye rastlanılmadığını ifade ediyorlar. Burada da şüphe uyandıran bir durum söz konusu. Bir kişi bile mi bu adam hakkında cezaevinde bir gözleme sahip değil? Bir izlenim edinilmemiş mi?
  • Bu kişi Rusça, İbranice biliyor, uçak pilotu, tren makinisti, keskin nişancı, paraşütçüdür. Özel yetiştirilmiş bir ajan profili var. O zaman bu ajan ise kimin ajanı? Bu Gladyo’nun mu, Fransız askeri birimlerinin mi ajanı, Türkiye’nin ya da Amerika’nın ajanı mı? Rusça bilmesinden kaynaklı Rusların mı ajanı? Ruslar, Türklere bir jest mi yaptı? İbranice bildiği için Mossad ajanı mı? Binbir çeşit soru var.
  • Yaklaşık 7-8 dakika Saint Denis’de kamera açıları dışında kalan ve nerede olduğu bilinmeyen bir zaman dilimi var. Katilin bu 7-8 dakikada ne yaptığı bilinmiyor. Asıl sır perdesi burada. Kamera kayıtlarında üzerinde giderken boş, sporcuların kullandığı siyah bir çanta var. Geriye dönerken kameralara takıldığı noktada bu çantanın dolu ve ağır olduğu anlaşılıyor. Çantayı taşırken zorlanıyor. İki çanta var.

SELMA AKKAYA/PARİS

Fransa’nın başkenti Paris’te 23 Aralık 2022 tarihinde Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi, Kürtlere ait Avesta restoran ve Prestige kuaföre silahlı saldırı gerçekleştirildi. Saldırıda Kürt Kadın Hareketi’nin öncülerinden Emine Kara (Evîn Goyî), sanatçı Mehmet Şirin Aydın (Mir Perwer) ve Kürt yurtsever Abdurrahman Kızıl katledildi. 23 Aralık’taki katliamın üzerinden bir yıl geçti. Fransız otoriteleri olayın hemen ardından ürettikleri senaryoda ısrarını sürdürüyor. Onlar için bu münferit ve adli bir olay. Kürt tarafı ise ilk andan itibaren olayın sıradan bir ırkçılık vakası olmadığını ve konuya soruşturma hakimlerinin değil, terörle mücadele hakimlerinin bakması yönünde ısrarlılarını dile getiriyor. Hukuki süreci yakından takip eden Fransa Demokratik Kürt Konseyi Dış İlişkiler Sözcüsü Agit Polat, katilin profiline işaret ederek “Adam Rusça biliyor, İbranice biliyor, uçak pilotu, tren makinisti, keskin nişancı, paraşütçü. Bu profildeki insan sıradan bir insan olabilir mi?” diye soruyor. Soruşturmanın sıradan ve yüzeysel yürütüldüğünün altını çizen Polat, yakın zamanda soruşturma hakimlerine de bu eleştirilerini ilettiklerini aktarıyor. Soruşturmanın hangi aşamada olduğu ve son bir yılda yaşananları, Agit Polat ile konuştuk.

İlk günden itibaren bu saldırının ırkçı bir saldırı olmadığını ve 1. Paris Katliamı’nı da hatırlatarak derhal dosyanın terörle mücadele kapsamında değerlendirilmesini istediniz. Fransa Adalet Bakanı ise CDK-F yöneticileri ile görüşerek, soruşturmanın başladığını ve gerekli görüldüğü takdirde talebin dikkate alınacağını ifade etmişti. Ne oldu, talebiniz dikkate alındı mı?

Yaptığımız ilk basın açıklamasında, CDK-F olarak pozisyonumuzu ifade etmiştik. Savcının o gün açıkladığı gibi olayın salt aşırı sağcı birinin saldırısı olmadığını, bunun çok planlı bir şekilde uluslararası bağlantılarının olduğunu ve aynı şekilde de bir siyasi cinayet olduğunu ifade etmiştik. Bu vesile ile Fransız makamlarından salt adli bir soruşturma olarak değil, anti-terör hukuku içerisinde ele alınması gerektiğini talep etmiştik. Bugüne kadar bu talebimiz kulak ardı edildi. Bu talep üzerinden bugüne kadar çok ciddi bir şekilde halen bize somut bir gerekçenin olmadığını söylüyorlar. Olayın anti-terör savcılığına intikal etmesi için somut bir verinin olmadığını ve dayanağının olmadığını ifade ediyorlar. Bunun aslında tamamen bizimle alay etmek, dalga geçmek olduğunu belirtmek istiyorum.

William M.

Peki soruşturma nasıl yürüyor, ne aşamada?

Çok gelişi güzel ve yüzeysel bir soruşturma. Somut bir ilerleme yok şu ana kadar. Üç soruşturma hakimi tayin edildi. Bugün istenilen düzeyde somut bir sonuçtan söz edemiyoruz. Kimi ihmallerin de olduğunu vurgulamak gerekiyor. Örneğin; bu anlamda somut bir durum, katilin yaşadığı ev. Ailesinin kaldığı evin yanında bir odadan ibaret. Olay günü bu odaya baskın düzenleniyor. Bir de 2016’da yargılandığında mühürlenen bir evi var. O dönemde ‘yabancılar evime girdi’ gerekçesi ile üç yabancıyı yaralıyor. Aynı dönem o evde 22 değişik silah bulunuyor. Bundan dolayı yargılanıyor. Aynı zamanda o yargılama esnasında bu ev mühürleniyor ama bu katliamdan sonra anında o eve bir baskın düzenlenmiyor. Gerekçeleri ise o evin mühürlü olması.

Daha sonradan baskın yapılıyor mu?

Evet, olaydan bir ay sonra eve bir baskın düzenleniyor. Bu durum da aslında olayın ne düzeyde yüzeysel ele alındığının göstergesi. Soruşturmanın sıradan yürütüldüğünün işareti. “Neden bu kadar geç baskın düzenlendi’’ sorumuza ise “o dönem o ev mühürlüydü, o yüzden çok hızlı bir baskın ihtiyacı duymadık” yanıtını veriyorlar. Tamam da katilin o eve gitmediğini nereden biliyordunuz? Cinayet günü, o sabah saat 06.00’dan sonra Saint Denis bölgesine gittiğini biliyoruz. Hatta görüntüleri Fransız basınına yansıdı bu gidişin. Metro sisteminde kaydolan kamera görüntülerinde 6-7 dakika kameraların görmediği bir süreç var. Saint Denis bölgesi ile söz konusu katilin evi aynı departman (vilayete tekabül ediyor) içerisinde. Ne bilelim silahın bu evde saklanmadığına ya da oradan alınmadığına? Katilin 2016’dan sonra o eve gitmediğini nerden bilelim. Soruşturma hakimi, mührün oynamadığını belirtiyor. Ama o mührün aynı şekilde yapılmadığını kim bilebilir? Katilin eve başka bir pencere ya da camdan girmediğini nereden bilelim. Tüm bunlar da olasılık dahilinde. Bu durum soruşturmanın ne kadar yüzeysel yürütüldüğünü gösteriyor.

Yine katilin cezaevi sürecinde kimlerle temasa geçtiğine dair soruşturma hakiminin ifadelerine göre, cezaevindeki tüm yabancı uyruklu insanlar soruşturmadan geçirildi. Fakat o soruşturmalar kapsamında somut bir şeye rastlanılmadığını ifade ediyorlar. Burada da şüphe uyandıran bir durum söz konusu. Bir kişi bile mi bu adam hakkında cezaevinde bir gözleme sahip değil? Bir izlenim edinilmemiş mi? Soruşturmanın sağlıklı yürütülmediğinin işaretidir tüm bunlar.

Bu saldırıda katilin yalnız olmadığına dair ciddi şüpheler vardı, bununla ilgili yeni veriler var mı?

Evet bir diğer önemli nokta da katilin olası ortakları. Saint Denis semtine gittiğini katil örneğin ilk sorgusunda belirtmiyor. Polisler üzerinde metro bileti bulunca ifade ediyor. Sorguda ilk olarak Saint Denis’den hiç bahsetmiyor ve yalan söylüyor. “Ben uyandığımda silahımı aldım Kürt derneğine gittim” diyor. Polis bileti bulduğunda ise kamuoyunundu bilinen şeyi söylüyor: “Ben önce oraya yabancı vurmaya gittim. Sonra kararımı değiştirip evime gittim. Biraz hazırlığımı yaptım sonra Kürt derneğine geldim”.