Newroz, bedeli ödenen bayramdır

1992 Cizre Newrozu
Kürt Özgürlük Hareketi, Newroz’un Kürtlerin bayramı olduğu gerçeğini devlete kabul ettirdi
- Şirnex’te 1992'deki 'Serhildan Newrozu'nda yaralanan Ahmet Başak, “Bugünlerin hazırlığı 34 yıl önce yapıldı. Bugün milyonlar Newroz’u bir arada kutluyorsa bu verilen bedeller sayesindedir” dedi.
- 'Serhildan Newrozu'nun tanıklarından DEM Parti Şirnex İl Eşbaşkanı Ramazan Uysal, "Botan halkı yasaklara rağmen 34 yıldır kesintisiz Newroz'u kutluyor. Bu kolay olmadı. Çok bedel verildi” diye konuştu.
Kürtlerin 7’den 70’e en güzel giysileriyle kuşandığı, şarkıların söylendiği, halayların çekildiği bin yılların geleneği Newroz, 1990’dan sonra devletin baskı cenderesine alındı. Devlet şiddetinin en sert uygulandığı yıl olan 1992’de birçok Kürt kentinde katliamlar yapıldı. Şirnex kent merkezi, Cizîr (Cizre), Hezex (İdil) ilçeleri ile Mêrdîn’in Kerboran (Dargeçit) ilçesinde 21 Mart 1992'de binlerce kişinin katıldığı Newroz kutlamaları, Türk devlet güçlerinin saldırılarıyla karşılaştı. Kerboran’da Abdurrahim Çiçek göğsünden vurularak katledildi. Şirnex kent merkezinde ise 5 yaşındaki Hatice Katar, 9 yaşındaki Mehdi Güngen, 65 yaşındaki Nebahat Kakuç, Zeynep Uysal ile 70 yaşındaki Ramazan Bayer ve Halil Babek’in aralarında olduğu onlarca kişi katledildi. Cizîr ise silah ve panzerli saldırıyla hafızalara kazındı. Devlete göre 57, tanıklara göre ise yaklaşık 100 kişinin yaşamını yitirdiği 1992’deki Cizîr Newrozu hala belleklerde. Newroz arifesinde medyadan “PKK Şırnak’ı bastı” haberi servis edilerek katliamın hazırlıkları yapıldı. 22 Mart’ta yapılan katliamları protesto etmek için Mêrdîn’in Nisebîn (Nusaybin) ilçesinde yürüyüşe geçen binlerce kişiye asker ve polisler saldırdı, biri kadın 21 kişi katledildi, 106 kişi kalıcı fiziksel mağduriyete yol açacak şekilde yaralandı. Saldırılara rağmen yapılan Newroz kutlamaları, tarihe “Serhildan Newrozları” olarak geçti.
Şirnex kent merkezinde 1992’de gerçekleştirilen 'Serhildan Newrozu'nun tanıklarından Ahmet Başak (60)ve Ramazan Uysal (66), Newroz’un 34 yılda yaşadığı değişimleri MA'ya anlattı.
Cûdî ve Gabar'da ateşler
Çocukluk yıllarında aile arasında yaptıkları Newroz kutlamalarını hatırlatan Başak, “İktidarlar Newroz’u yasaklamıştı. Kürtler buna karşı evlerinin avlusunda ya da yüksek dağ başlarında kutlardı. İktidarın elinin ulaşmadığı Cûdî ve Gabar’ın doruklarında ateşler yakılırdı. Newroz bir güne sığdırılmazdı, bir hafta boyunca sürerdi. Newroz için Cûdî’ye çıkanlar bir hafta orada kalırdı. Dedelerimden duyduğum kadarıyla daha eskiden ise her Newroz bir festival havasında kutlanır, kentte yaşayan herkes bu festivale katılırdı. Şimdi bir günde kutluyoruz, ancak eskidenböyle değildi. 8 yaşlarındayken annemin elimden tutarak beni Cûdî’ye Newroz’a götürdüğünü anımsıyorum” dedi.
Kentlerde kitlesel kutlama
Cûdî’nin doruklarında kutlanan Newrozlardan 1990’lı yıllarda Kürt Özgürlük Hareketi'nin Botan’daki gelişimiyle kentlerde kitlesel Newrozlara geçildiğini belirten Ahmet Başka, şöyle devam etti: “Mücadele, Kürtlerin gözlerinin önündeki korku perdesini yırttı. Kürtler aydınlandı, kendi gerçeği ile tanıştı. Kürt halkı artık kuytu köşede gizli değil, kendi bayramını herkesin gözleri önünde kendi kentlerinde kutlamaya başladı. 1992’de ise bu bir ilkti. Kürt Özgürlük Hareketi çağrı yaptı ve halk bu çağrıya uydu. Ben de o Newroz’da yer aldım. Şirnex’ın bütün köyleri merkeze aktı. Bütün mahalleler sokağa çıktı. Sanki herkes bu çağrıyı bekliyordu. Devlet de Newrozların kitlesel geçmemesi için hazırlıklar yapmıştı.”
Silahlı saldırı altında
Newroz günü dışarıdan gelen halkın kente girmemesi için kentin ablukaya alındığını anımsatan Ahmet Başak, şunları söyledi: “Ablukaya rağmen halk kente girdi. Kentin içinde olanlar da birlikte yürüyerek halkı karşıladı. Bunu hazmedemeyen devlet güçleri, halka otomatik silahlarla saldırdı. Binalara önceden yerleştirilen keskin nişancılar, Cumhuriyet Meydanı’nda kutlama yapan halka ateş açtı. Bütün saldırılara rağmen silah seslerinin arasında halk ateşini yakarak kutlama yaptı. Halk kutlamaları bütün mahallelere yaydı. Devlet kutlamaların olduğu her yeri tanklardan attığı toplarla bile vurdu. Halk adeta saldırılara karşı göğsünü kalkan yaptı. O ruh, serhildan ruhuydu. Saldırı esnasında bacağıma iki kurşun isabet etti, ancak hastaneye gitmedim. Hastaneye giden yaralılar gözaltına alınarak, işkence ediliyordu. Yaralı bir şekilde kutlamaya devam ettim. Yanımda onlarca kişi yaralandı, çok sayıda kişi katledildi.”
Devlet korkuyu ekemedi
Bu katliamdan sonra devletin bir korku tohumu ekmek istediğini, ancak başaramadığını kaydeden Ahmet Başak, şunları dile getirdi: "Çünkü Kürt Özgürlük Hareketi'nin ektiği tohum daha güçlüydü. 34 yıldır yapılan bütün Newroz kutlamalarına katıldım. Bu yıl kutlanan Newrozların hazırlığı 34 yıl önce yapıldı. Kürt Özgürlük Hareketi, devlete Newroz’un Kürtlerin bayramı olduğu gerçeğini kabul ettirdi. ‘Sen ne kadar engellersen engelle Kürtler bayramlarından vazgeçmeyecek’ mesajı verdi. Bugün milyonlar Newroz’u bir arada kutluyorsa bu verilen bedeller sayesindedir.”
Yasaklara rağmen 34 yıl
“Serhildan Newrozu”nun bir diğer tanıklarından DEM Parti Şirnex İl Eşbaşkanı Ramazan Uysal ise Newroz kutlaması için binlerce kişinin bir araya geldiğini hatırlatarak, şunları söyledi: “Saldırılara rağmen halk Newroz'u kutlamakta ısrarlıydı. Saldırılar sonrası çok sayıda kişi gözaltına alındı, tutuklandı. Buna rağmen Newroz kutlandı. Botan halkı yasaklara rağmen 34 yıldır kesintisiz Newroz'u kutluyor. Bu kolay olmadı. Çok bedel verildi. Kürt halkının mücadelesi Newroz'u bugünlere getirdi. Bugün dünyanın dört bir yanında milyonlarca kişi Newroz'u bayram havasında kutluyorsa bu Özgülük Hareketi'nin verdiği mücadele sayesindedir.” ŞIRNEX










