Provokasyonlar ve çözüm arayışları

Forum Haberleri —

25 Haziran 2021 Cuma - 23:00

  • KDP’nin isterik savaş girişimlerine, provokasyonlara gelmemek için halkımızın gösterdiği duyarlılık her türlü övgüye layıktır. Ancak iktidar hırsı içinde olan KDP’nin düşmanla olan ilişkisi daha çok teşhir edilmelidir.

RAUF KARAKOÇAN

Nisan ayı sonlarından itibaren Medya Savunma Alanlarına yönelik kapsamlı askeri operasyonlar gerçekleşmektedir. Türk devletinin imha amaçlı saldırıları anlaşılırdır. İçerde dışarıda, nerede bir Kürt kıpırdanması varsa, kırmızıya saldırır gibi saldırmaktadır. Kürt karşıtı politikalar ve uygulamalar, devletin izlediği stratejinin bir gereğidir. İnkar ve imha amaçlı operasyonlar hemen her yerde ve her zaman yapılmaktadır. Kitle katliamlarının devrede olduğu bir dönemden geçmekteyiz. Hem gerillaya ve hem de sivil halka yönelik hiçbir ayrım gözetmeksizin topyekün bir saldırı konsepti devrededir. Bu saldırıların yoğunluk merkezi hiç kuşkusuz İmralı’dır. İmralı işkence sisteminde süre gelen ağır tecrit uygulamaları bütün saldırıların bir özeti gibidir. İmralı yüksek güvenlikli cezaevinde uygulanan ağır tecrit, çürütme ve nihayetinde imha etmeye dönüktür. İmralı uygulamalarının dışa yansıması da bugün Bakur’da Rojava’da ve Başûr’da sürdürülen askeri saldırılarda kendisini göstermektedir.

Medya Savunma Alanlarında ağır bombardımanlar ve yoğun çatışmalar devam ederken, tam da böylesine kader anı diyebileceğimiz bir süreçte, fırsat bu fırsattır diyerek, faşist Türk devletiyle iş birliği içinde, gerilla alanlarına güç yığan KDP’nin tutumuna ne demek gerekir? PKK sanki çok savaş meraklısıdır da ‘iki de bir savaşla sonuç alınmaz, PKK savaşı sonlandırmalıdır’ diyerek, savaşın içine dalmak için her türlü provokatif girişimi sergilemektedir. Kürt sorununun çözümü için en ufak bir belirti yokken, imha amaçlı operasyonlar hız kesmeden devam ederken, İmralı’da ağır tecrit uygulanırken, on binlerce kişi zindanlarda siyasi rehin tutulurken, katliamlar yapılırken, siyasi çalışma alanları ortadan kaldırılırken ve hiçbir yurtsever, devrimci, demokratın can güvenliği yokken, baskı işkence, korku yaşamın bir parçası haline gelmişken PKK nasıl silah bıraksın? Silah bırakmanın koşulları mevcut değilken, bu siyasi ve askeri iklimde silah bırakmak kuzu gibi boynunu bıçağın altına yatırmaktır.

KDP’nin illeri sürdüğü argümanlar PKK’nin teslim olmasına dönüktür! Kürt düşmanı Türk devleti ile dirsek teması kurarak, PKK’nin imhası için askeri gücünü devreye sokarak, çatışma ortamını hazırlamaktadır. Her an provokasyonlara açık hazır bir zemin yaratılmıştır. On yıllardır peşmerge ayağının değmediği, az da olsa sivil halkın yaşadığı alanlara askeri sevkiyat yapmayla KDP ne yapmak istiyor? KDP ile çatışmamak için azami itina gösterilmesine, her türlü provokatif girişimden kaçınılmasına rağmen bela gelip kapıya dayanmıştır. Başka seçenek bırakmayacak şekilde teslimiyet dayatılmaktadır. Düşman dilini kullanarak, düşmanın istemlerini yerine getirerek yöre halkına da büyük zararlar verilmektedir. Hatta yöre halkını, bazı aşiretleri savaşa katmak için toplantılar yapmakta ve baskı kurmaktadır.

KDP ile sıcak bir çatışma içine girilmemişse PKK’nin tek taraflı, sağduyulu yaklaşımından ötürüdür. Sorunun aşılması için de elden gelen bütün çabalar sergilenmiştir. PKK’nin yetkili organlarından sorunun çözümü için çağrılar yapılmaktadır. Sivil inisiyatif girişimcileri devreye girmiştir. Avrupa’dan bile heyetler gelip Kürtler arası çatışmayı önlemek istemektedirler. Halkımız çeşitli eylemler geliştirerek provokasyonlara dikkat çekmiştir, tavrını, tutumunu ortaya koymuştur. YNK ve farklı örgütler sorunun çözümü için arabulucu olmak istediklerini belirtmişlerdir. Peki daha ne yapılması gerekir? Sağduyulu hemen her kesten gelen çağrılar ve beklentiler olası bir çatışmayı önlemeye ilişkindir. Bütün bu çözüm çabalarına KDP nasıl bir yaklaşım gösterdiği aşikardır.

Bilindiği gibi Avrupa’dan gelen heyetler engellenmiş ve geri gönderilmiştir. Halkın gösteri ve yürüyüşleri engellenmektedir. Toplumun kahir ekseni çatışmaya karşı olmasına rağmen görmezden gelinmektedir. Gerek PKK’den gelen açıklamalara ve çağrılara, gerekse halktan yükselen seslere kulak tıkanmıştır. Hatta KDP daha da illeri giderek gerilla alanlarına askeri güç takviyesini daha da hızlandırmıştır.  

KDP’nin isterik savaş girişimlerine, provokasyonlara gelmemek için halkımızın gösterdiği duyarlılık her türlü övgüye layıktır. Ulusal çıkarları önceleyen her kes bu tavrını daha fazla ortaya koymalıdır. Kürtler ve dostları belli bir çaba içine girmişlerdir. Hiç kuşkusuz bütün çözüm çabaları değerlidir. Hatta daha fazla ısrarcı olunması ve eylemlerini yaygınlaştırmaları ve duyarlılığı korumaları gerekmektedir. İktidar hırsı içinde olan KDP’nin düşmanla olan ilişkisi ve iş birliği teşhir edilmelidir. Peşmerge kendi eski sınırlarına geri çekilmelidir, tansiyon düşürülmelidir. Aksi taktirde olası bir çatışmanın vebali altında herkes kalır.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.