Ramazan’ın öğrettikleri

Ahmet TURHALLI yazdı —

4 Nisan 2022 Pazartesi - 23:30

  • Ramazan’da şirke karşı Tevhid mücadelesi başlamıştır. Ramazan ayında dinler adına sömürü sistemleri inşa edenler deşifre edilmiş ve dini hakikat zuhur etmiştir.

Bir Ramazan ayına daha ulaşmış bulunmaktayız. 1433 yıldan daha fazladır kutsanan ve kutsallaşan Ramazan ayı, Kur’an’ın nazil olduğu ay hasebi ile değerli ve kıymetlidir. Bu ayda vahyin ilk emri “Oku” ile, temiz zihniyet, akıl, bilgi, vicdan, ahlak ve bir tek Allah’a iman etmenin vazife ve sorumluluğu da, Hz. Muhammed’e (sav) tevdi edilmiştir. Bu ay Kur’an ayı olarak da bilinir.

Tarihin o kesitinde, düşürülen o toplumun yeniden din ve insanlık değerlerinin ikame edilmesi, kendi hakiki özleri ile buluşma mücadelesinin başlama noktası Ramazan’dır. İnsanlık ve özellikle bu dine inandığını söyleyenler, Hz. Muhammed (sav) rehberliğinde Ramazan’ı yürüttükleri zorlu mücadele ile değerli ve anlamlı kılmışlardır. Kur’an ve Hz. Muhammed (sav) Ramazan ayının iman ve zihniyet açısından anlam ve önemini, idrak etmenin ve bu idrakin yaşama aktarılmasını, müminlerin bunu sürekli heyecanla karşılamasını istemişlerdir. 

Ramazan ayı dünyadaki insanlığın dahi haberdar olmadığı, isminin bilinmediği, kuru taşlık ve çorak bir arazide ticaretle ve Hac gelirleri ile hayatlarını sürdüren bir toplumu karanlıklardan aydınlığa çıkarma mücadelesinin başlama noktasıdır. 

Ramazan, Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) ve arkadaşlarının düşünce ve iman fırtınasını elde etmek için, yoğunlaştıkları aydır. Ramazan ayında Allah’ın bilinmesini ve ona teşekkürün ibadet biçiminde dışa vurması olmuştur. Bu düşünce yoğunlaşmasının adı itikaftır. Kendini hesaba çekmektir, bir yıl boyunca yaptıklarının muhasebesini yapmak ve kendisi ile yüzleşmektir. Kötü alışkanlıkları terk edebilmektir ve onlara karşı güzel ahlakla yeni ve temiz bir hayata başlamaktır. Mescitlerden dışarı çıkmadan kendini ıslah ederek ve yenileyerek hayata yeniden katılmaktır.

Arap yarım adasında başlayan ve dünyaya yayılan bir dini inkılabın ilk ışıldamaları Ramazan’da yansımıştır. 
Ramazan din adına sömürü ile ayakta kalan Müşrik dini sistemlerin ifşasını gerçekleştiren bir diriliş ve direniş ayıdır.
Ramazan din adına toplumu ve bireyleri manipüle ederek sömürmeye çalışan, tutucu ve gerici sistemlere karşı mücadele etmenin başlangıcıdır.

Ramazan’da putların arakasına sığınarak, insanları aldatma işleri ile meşgul olanlara, din bezirganlığı yapanlara, zulm edenlere karşı ses çıkarma ve itiraz etme ayıdır. 

Ramazan’da şirke karşı Tevhid mücadelesi başlamıştır.
Ramazan ayında dinler adına sömürü sistemleri inşa edenler deşifre edilmiş ve dini hakikat zuhur etmiştir.
Ramazan’da gericilik ve irticaya karşı, ilericilik, akıl ve tefekkür harekete geçmiştir.
Ramazan’da hakikatle yalan, zulüm ile adalet, doğru ile yanlış, hidayetle delalet, doğru dinle sahte dinler, birbirlerinden bariz bir biçimde ayrılmışlardır.
Sıradan ve sahte olan ibadetle, sadece Allah için olması gereken ibadetler birbirlerinden ayrıt edilmiştir.

Kur’an’ın Ramazan anlatımı:
İnsanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir. (Bakara Sûresi 185)

Allah insanlara aydınlığı ve karanlığı birbirinden ayırmak için Ramazan ayında Kur’an’ı indirmiş ve müminlerin Kur’an’ın doğum gününü kutlamalarını istemiştir. Bu doğum gününü oruç ibadeti ile karşılamamızı istemiştir.

Oruç ibadeti ile zorluklara karşı direniş yolu gösterilmiştir. Midelerine söz geçiremeyenlerin, nefislerine yenilecekleri anlatılmıştır. Oruç ve ibadetler ile kişinin arınması ve maneviyatını tekamülü sağlanmıştır.

Oruç ile İslam’ı anlama, hannaslara, zalimlere, münafıklara karşı mücadele şuuru geliştirilmiştir. Oruç ile ahlak ve empati kişinin nefsine derc edilmiştir.

Bu ayda inzal olan Kur’an, kişinin kendi nefsine ve çevresine zulm etmesini yasaklanmıştır. İnsan hakkına girmeyi en büyük günahlardan saymıştır. Yalan konuşmayı, fesadı, fitneyi, gıybeti, iftirayı, fahşayı, uyuşturucuyu, aldatmayı ve katli yasaklamıştır.
Ramazan ayında inen Kur’an’ın inşa etmek istediği kişi ve toplumun ahlaki temel değerleri, bu kötü alışkanlıklardan arınmakla imkan dahiline girecektir. 

Bugün artık kimse Ramazan’da Kur’an’ın inşa etmek istediği ve müminin hedefi olarak belirlediği bu ahlaki prensiplerden bahs etmemektedir. 

Ramazan’da fakiri düşünen yoktur. Saraylarda israf ve gösteriş vardır. 
Artık ibadetler Allah için değil, gösteriş içindir.

Ramazanı karşılayanların kahır ekseriyeti iktidarda olup millete acı yaşatanlarla aynı saflarda namaza durmakta ve onlarla aynı iftar sofralarına oturmaktalar. 

Artık Kur’an’ın ve gerçek müminin izzeti kendilerine müslümanım diyenleri ilgilendirmemektedir. 
Günümüzde Türk İslam sentezi ve iktidar islamcılığı yapanların saflarında duranlar şu hakikatten habersiz midirler? 
İktidar dindarları ve onlarla birlikte hareket edenler, gafillerle, katillerle, yalancılarla, iftiracılarla, uyuşturucu tacirleri ile fuhuş ve insan ticareti yapanlarla, faizci ve tefecilerle, kadın ve çocuk katilleri ile aynı saflarda namaza durmaktalar, aynı iftar sofralarına oturmaktalar. 

Ramazan’da inzal olan Kur’an’ın kesinlikle yasakladığı ve bu yasaklardan kaçınanların ancak dindar olabileceğini bu ayda hatimler indirdiğimiz Kur’an söylemektedir.

Kur’an ahlakından ve vicdanından uzaklaşmış ama kendisini aç ve susuz bırakarak Kur’an’a inandığını sanalar Ramazan’dan istifade edemezler.

Samimi ve dürüst müslümanlara hayırlı Ramazanlar diliyorum.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.