Son parasıyla Kobanêli çocuklara oyuncak aldı

Dosya Haberleri —

19 Temmuz 2022 Salı - 20:00

Suruç şehitleri

Suruç şehitleri

  • Kobanê'deki çocuklar için yola çıkan 33 düş yolcusu 20 Temmuz 2015 yılında DAİŞ'in bombalı saldırısında katledildi. Katliamda yaşamını yitirenlerden Vatan Budak'ın babası Murat Budak, "Şimdi bu misyonu yüklenme görevi bana düştü. Mücadele ediyoruz, hem de epey bir mücadele ediyoruz" dedi.
  • Cebindeki son parasıyla Kobanêli çocuklara oyuncak aldı. Bende de para yok. Cebinde sıfır para ile yola çıktı. 'Akbilim var, zaten herkes ne yiyorsa biz de onu yeriz' dedi. Orası biraz sıkıntılı, istiyorsan gitme’ dedim. 'Baba biz oraya eylem falan yapmaya gitmiyoruz, oyuncak götürüyoruz. İnşaatlarda ben elektrik işlerini yapacağım.'

ERDOĞAN ALAYUMAT /İSTANBUL

DAİŞ 13 Eylül 2014 tarihinde tarihin de Kuzey-Doğu Suriye kentlerinden Kobanê’ye 3 koldan saldırı başlattı. Kobanê'ye saldıran DAİŞ kenti kısa sürede ele geçireceğini sandı. O güne kadar Musul, Reqa, Şengal ve daha bir çok kentte giren DAİŞ karşısında bir direniş görmezken, Kobanê’ye geldiğinde karşısında tarihin en büyük direnişlerinden birini görecekti. İlk önce Kobanê kırsalına saldıran DAİŞ adım adım yüzlerce köyü ele geçirdi. Kobanê kapılarına kadar gelen DAİŞ hiç görmediği bir direnişle karşılaştı. O güne kadar girdiği tüm kentlerden elde ettiği ağır silahlarla Kobanê’ye ağır bir saldırı başlatan DAİŞ’e karşı ferdi silahlarla ve çelikten bir iradeyle genci, kadını ve yaşlısıyla tüm Kobanê halkı karşı koydu.

Direniş hayranlık uyandırdı

Aylarca süren saldırılar DAİŞ için sonun başlangıcı olurken, tüm dünya Kobanê’de yaşanan direnişe hem şaşkınlıkla hem de hayranlıkla izliyordu. Direniş karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen Türkiye gibi egemen güçler Kobanê’nin düşmesi için avuçlarını ovuştururken, direnişi hayranlıkla izleyen dünya halkları ise YPG ve YPJ savaşçılarına destek olmak ve DAİŞ karanlığını yenmek için her yerde Kobanê’ye akın etmeye başladı. 

Tüm dünyaya DAİŞ’in yenilmez olmadığını gösteren YPG ve YPJ savaşçısı canları pahasına kenti savundu ve adım, adım Kobanê kentini DAİŞ barbarlarından temizledi. Takvim yaprakları Mart 2015’i gösterdiğinde ise DAİŞ Kobanê’de tarihin en büyük yenilgisi yaşamış ve geri püskürtülmüştü. 

Yeniden inşa için seferberlik

Kentin yüzde 70 harbeyi andırmazken Kobanê’yi savunmak için dünyanın birçok yerinden kente gelenler bu kez kenti yeniden inşa etmek için kolları sıvadı. Kobanê’nin inşası için destek sunanlar ise Türkiye’nin her tarafından Kobanê’li çocuklara oyuncak toplayan ve Kobanê’nin inşası için kampanya yürüten Sosyalist Gençlik Dernekler Federasyonu (SGDF) oldu. “Birlikte savunduk birlikte inşa edeceğiz” şiarıyla yola çıkan SGDF üyelerinin başlattığı kampanyaya Türkiye’nin her yerinden destek geldi. 19 Temmuzu 20 Temmuz'a bağlayan gece aynı anda Kürdistan ve Türkiye’nin her yerinden yola çıkan onlarca genç 20 Temmuz sabahı Urfa’nın Suruç ilçesine vardı. O dönem Suruç Belediyesine bağlı Amara Kültür Merkezi bahçesinde bir araya gelen gençler diğer arkadaşlarının da kendilerine katılmayı beklemeye başladı. Kahvaltılarını yapan gençler yanlarında getirdikleri oyuncaklar ve yardım malzemeleri ile yola çıkmadan önce amaçlarının ne olduğunu Kobanê’nin inşa sürecini anlatmak için kısa bir açıklama yapmak için Kültür Merkezi bahçesinde toplanan gençlerin açıklama yaptığı sıra Türkiye tarihinin en büyük katliamlarından biri yaşandı. 33 düş yolcusu yaşamını yitirdi.

Vatan Budak

Vatan Budak 22 yaşındaydı

Katliamda yaşamını yitirenlerden biri de Vatan Budak, henüz 22 yaşındaydı. Devrimci fikirlerle liseli yıllarında tanışan Budak, üniversiteye başladığı yıllarda devrimci mücadele içinde aktif yer alır. Ülkenin içinde bulunduğu koşullar, Kobanê ve Gezi direnişleri de eklenince ön saflarda mücadelede yerini alan Budak, her haksızlığa karşı hep en önde olur. Kobanê’nin inşa süreci başladığında ise inşanın dışında “kalamam” diyerek Suruç’a giden Budak bir daha geri dönmedi. Gencecik yaşına çok şey sığdıran Vatan Budak, çevresine duyarlı ve yaşına göre çok olgun bir genç olduğunu Budak’ı babası Murat Budak, katliamdan sonra yaşamlarının nasıl değiştiğini, oğlunu ve dava sürecini ve 7 yıldır sürdükleri adalet mücadelesini gazetemize anlattı. 

Baba oğul değil yoldaştık

Oğlunu anlatmakla başlayan baba Budak, oğluyla arasındaki ilişkiyi şu sözlerle anlatıyor: "Vatan bana hiç baba demezdi, ağabey derdi, ben de ona ağabey derdim, yoldaştık, hep arkadaştık. Hayat felsefesini kendisi belirlerdi, o iyi bir yoldaştı. 1 Mayıslara, Newrozlara beraber katılırdık" diyor.