Toplu mezarlar, tanıklık ve yas

Kadın Haberleri —

Şengal / Foto:AFP

Şengal / Foto:AFP

  • Siba köyünde açılmayan toplu mezarlar halkı ölüleriyle yaşamak zorunda bırakıyor. Tek talepleri toplu mezarların açılması olan kadınlar ise DAİŞ yargılamalarına tanık olarak katılmak istiyor.

DAİŞ çetelerinin 3 Ağustos 2014’te Şengal’de Êzîdîlere dönük gerçekleştirdiği soykırımın üzerinden 9 yıl geçti. Çetelerin köylerde kazdığı toplu mezarlar açılmayı beklerken bu durum halkta derin bir travma yaratıyor.

Jinha’dan Siti Roz’a konuşan Êzîdî kadınlar, “Komşularımız olan toplu mezarları açmayarak bizi ölülerimizle, acılarımızla 24 saat yaşamaya zorluyorlar. Bu ferman son bulmalı” sözleriyle mezarların açılmamasına tepki gösterdi.

3 büyük toplu mezar ve bir dar ağacı

Çoğunluğu Qirani aşiretine mensup olan Siba Şex Xidir köyünde de toplu mezarlar bulunuyor. Köyün ortasında 3 ve girişinde de bir toplu mezar var. Çeteler aynı zamanda köyü ikiye bölen yol ayrımında ise bir dar ağacı kurdu.

Siba köyünde yaşayan Şeme, toplu mezarları şöyle anlattı: “Sefere gidenler dönememişti, köyün tam orta yerine kurulu toplu mezarlara takılmış, yollarını bulamamışlardı. Direnmişlerdi, öylece düşmana boyun eğmeyip atlamamışlarda o çukurlara. Tüm Siba ve Şengal kurtulsun diye saatlerce direnmişlerdi. Zaman bedenlerini yorgun bırakmıştı ve yalnızlıktan kırılan kurşunları sessizliğe boğulmuştu, öyle sere serpe köyün tam orta yerinde vuruldular.”

Fermanın izleri hala canlı

“9 yıl geçti ama fermanın izleri hala köylerimizin her yerinde canlı duruyor” diyen Wethe Mirad ise toplu mezarlardaki çoğu kişinin ailesinin acılarından dolayı Şengal’a dönemediğini söyledi.

Wethe Mirad, bazı ailelerden toplu mezarların açılması için para istendiğini belirterek, bunun sanki onların kaderiymiş gibi yaklaşıldığına işaret etti.

Hiç kimsenin özellikle Siba’daki mezarların açılmasına yanaşmadığını belirten Wethe Mirad, Şengal’de açılıp Bağdat’a götürülen cenazeler için şu bilgileri verdi: “Ailelere ölülerinizin kemikleri için tabut getirin ve gelin kemiklerini alın dediler. Birçok aile tabut alamayacak kadar kötü bir durumda. Devlet tabut götürmeyenlerin ölülerine ait kemikleri, çöp poşetlerine koyarak teslim etti. Bunu hangi vicdan kabul eder. Toplu mezarlarda yatan şehitlerimizin hakkı teslim edilmeliydi.”

Toplu mezarların her aşamasına tanık olduklarını ifade eden Wethe Mirad, “Mevzilerde çocuklarımız ve eşlerimiz direndi. Sonra duvarlara sırtlarını vererek kurşuna dizdiler, o da yetmedi dar ağaçları kurdular. Dar ağacı için astıkları halatların ikisini söktüler ama bir tanesi hala duruyor.  Dar ağacında astıkları insanları daha sonra kepçe ağzına koyarak açtıkları çukurlara attılar. Hatta Şengal’de bazı toplu mezarlara insanlar diri diri gömüldü” sözleriyle DAİŞ vahşetini anlattı.

Ölülerle yaşamak

Geçen 9 yıllık süreçte hataya tutunmaya çalıştıklarını fakat artık komşuları olan toplu mezarlardan dolayı bunun zor olduğunu kaydeden Wethe Mirad, ölülerle yaşamak zorunda kaldıklarını ifade etti.

Konuşmasının devamında Irak hükümetinin hiçbir sorumluluğunu yerine getirmediğini ve şu an köydeki toplu mezarlarda yaklaşık 150 kişinin olduğunu tahmin eden Wethe Mirad, “Êzîdîlere karşı sorumluluk öncelikle toplu mezarların açılmasından geçiyor. Bu konuda sürekli bizi kandırıyorlar. Bize, toplu mezarlarımızı açsınlar başka bir şey istemiyoruz” dedi.

‘Êzîdî kadınlar yargılamaya katılmalı’

Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin cezaevlerindeki DAİŞ çetelerini yargılaması kararına işaret eden Wethe Mirad, onlarca Êzîdî kadının bu yargılamaya tanık olarak katılmayı beklediğinin altını çizdi. ŞENGAL

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.