Transfüzyon riskleri

Dersim DAĞDEVİREN yazdı —

26 Ağustos 2020 Çarşamba - 23:00

  • Transfüzyon alerjik reaksiyonlara da yol açabilir. Kaşıntı ve cilt döküntüsünün yanı sıra ateş, titreme, nefes darlığı ile kalp ve tansiyon sorunu da yaşanabilir.

Tüm çabalara ve önlemlere rağmen bazı durumlarda yaşamı tehdit edebilecek ve ek tedavileri gerektirebilecek komplikasyonlar oluşabilir. Önceden var olan hastalıklar komplikasyon görülme sıklığına etki edebilir. Hastalar istenmeyen durumların çabuk belirlenmesi ve tedavi edilmesi için nakil sırasında ve sonrasında gözlem altında tutulmaktadır.

Enfeksiyon riskini en asgari seviyeye düşürmek için kan bağışı yapan kişiler çok detaylı kriterlere göre seçilmektedir. Bağışlanan kan Hepatit B ve C ile AIDS hastalığına yol açan HIV virüsü içerip içermediğini belirleyen testlere tabi tutulur. Buna rağmen kan alıcısında enfeksiyon olasılığı sıfır değildir, fakat oldukça düşüktür. Bu virüslerin dışında bakterilerle enfeksiyon da mümkündür. Bu enfeksiyon kan zehirlemesine kadar gidebilir. 

Transfüzyon alerjik reaksiyonlara da yol açabilir. Kaşıntı ve cilt döküntüsünün yanı sıra ateş, titreme, nefes darlığı ile kalp ve tansiyon sorunu da yaşanabilir.

Verilen kan hücrelerine karşı bünyenin düzensiz antikor (karşı-hücre) üretmesinden kaynaklı daha sonra yapılan transfüzyonların olumsuz etkilenmesi mümkündür. Bu antikorlar nakledilen kan hücrelerinin hızlıca kaybolmasına veya bozulmasına, hatta karaciğer ve böbrek yetmezliğine neden olabilir. Kan pulcuğunun hızlıca yok edilmesi yaşamı tehdit eden kanamalara yol açabilir. Bu durum transfüzyondan saatler veya günler sonra ortaya çıkabilir.

Hücre içeren her kan ürünüyle, bağış yapan kişinin bağışıklık sistemi hücreleri de (beyaz kan hücreleri) aktarılır. Bağışıklık sistemi zayıf olan veya kan bağı olan kişilerin kanını alan hastalarda nadir durumlarda yoğun tıbbi tedavi gerektiren ve bazı durumlarda ölüme sebep olan, alıcının organlarına zarar veren, yaşamı tehdit eden bir hastalığa yol açabilir. Bu hastalık yoğun bakım şartlarında tedavi edilmelidir. Hastalık belirtileri ciddi cilt lezyonları ve organ bozuklukları (karaciğer ve böbrek gibi), ishal, ateş şeklinde olabilir.

Bu hastalıkları önlemek için hastaya nakledilmeden önce kırmızı kan ve kan pulcuğu konsantrelerine ışın tedavisi uygulanır. Akdeniz anemisinde olduğu gibi sıkça yapılan alyuvarlar transfüzyonu kan ile birlikte aktarılan demirin karaciğer ve kalp başta olmak üzere değişik organlarda birikmesine ve böylelikle organların hasar göremesine neden olabilir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.