Yüksek-Dağ Figen

Nubar OZANYAN yazdı —

  • Bu topraklarda zulüm, yası bile görmüyor, tanımıyor ve kabul etmiyorsa sözün değil, duruşun eylemini çoğaltmak gerekir. Figen Yüksekdağ bunu layıkıyla başaran bir kadın devrimcidir.

NUBAR OZANYAN

Ezilenlerin acısını yüreğinin derinliklerine gömerek elini mazlumlara uzatmaktan, zulmün karşısında durup göğüs germekten bir an olsun geri durmayan Figen Yüksekdağ’ın taziye evindeki çekili resmi sayfalarca anlatılacaklardan daha etkili ve ağırdı. Bu topraklarda bazen kısa bir cümle, çok zamanda net bir devrimci duruş, tarihe ve ana düşüp silinmez izler bırakan bir not gibidir. 

Roboskî’de battaniyelere sarılı katırlara yüklü Kürt çocukların resmi, bedeni parçalanmış evladının cenazesini sırtındaki çuvalda taşıyan gerilla babası, delik ayakkabısıyla yere serili Hrant’ın, taziye evinde çekilen Figen Yüksekdağ’ın fotoğrafı bu ülkenin sonlanmayan zulmün kara renkleridir.

Figen Yüksekdağ, her türlü zulme dirençle, acıya hüzünle bakan onurlu bir devrimci kadının duruşunu yansıtıyor. Zindanlarda sayısız özgürlük mahkumunun adaletsizce yargılanmalarını, vicdansızca cezalandırılmalarını yansıtıyor. Vicdanın ve ahlakın kaybolduğu yeri gösteriyor. Düşünmenin, özgürce kendini ifade etmenin, konuşmanın büyük riskler taşıdığını; en temel hak ve özgürlükleri savunmanın bile cesaret gerektiğini; bedeller ödemeye hazır olmayı gösteriyor.

Zulmün olduğu yerde susmak, tarafsız kalmak, kabul edilemez utancın en ağır yükünü taşımak demektir. Zulüm, sadece zulme uğrayanı değil, sessiz kalanı da ezer. Sessiz ve tarafsız kalmak zulmü onaylamaktır. Korkuyla büyütülen sessizlikler, zulmün zamanını çoğaltır, zalimlerin ömrünü uzatır. Her zaman söz tarafı-safı belirlemez, daha etkili ve kalıcı olan devrimci duruştur. Bu topraklarda zulüm, yası bile görmüyor, tanımıyor ve kabul etmiyorsa sözün değil, duruşun eylemini çoğaltmak gerekir. Figen Yüksekdağ bunu layıkıyla başaran bir kadın devrimcidir.

Kürt olmadığı halde Kürtlerin, Ermeni olmadığı halde Ermenilerin, Alevi olmadığı halde Alevilerin acılarını yüreklerinin derinliklerinde hissederek onlara kalkan faşist elleri havada tutanların sayısı az da olsa insanlığın yüz akı, onurun temsilcileri olmaya devam ediyor. 

İnsan olmanın erdemini kuşanarak, hak ve özgürlükler mücadelesinde mazlumların yanında olmayı, dik durmayı başaran Figen Yüksekdağ’ın elleri kelepçeli görüntüsü her vicdan ve onur sahibi insanı derinden etkiledi. Yüzleşme ve sorgulamayı derinleştirdi.

En yakınlarını, en çok sevdiklerini kaybetme pahasına onuruyla dik duran Figen Yüksekdağ, sadece kadın özgürlük mücadelesinin sağlam temsilcisi olmayı başarmadı. Aydın olmanın, sosyalist kimlik taşımanın, Kürtlerin temel hak ve özgürlüklerini savunmak olduğunu; bunun için gerektiğinde büyük bedeller ödemeye hazır olduğunu gösterdi. Zulmün önünde diz çökmedi, sözünü herkesin önünde yüksek sesle söyleyerek, elini Kürt halkının özgürlüğüne uzatmaktan geri durmadı. Devrimci olmanın bir duruş meselesi olduğunu, bunu da doğru yerde ve zamanda göstermek gerektiğini öğretti. 

Muktedirlerin en fazla korktuğu, ürküp ciddi endişe duydukları hakikatten yana, mazlumların tarafında olanların özgür kadınların olmasıdır. Eğer bu onurlu duruşun sahibi bir Türk devrimci ise zulüm katmerli gelir. Ezilenlerin, emekçinin, zulme uğrayan kadınların, Kürt’ün yanında durmak, mazlumların safında yer almak, onlara kalkan zalim elleri havada tutmak. Kürt'e vurulmak istenen prangaların önüne dikilmek. Figen Yüksekdağ, ırkçılığın, şovenizmin her türlü zulmün utancı karşısında durdu. Zindandaki duruş ve tutumuyla emekçi kadınlara, aydınlara, halklara büyük öğretti. Aydınlar, devrimciler nerede, nasıl duracak, kimin yanında olacak? O, bu temel sorulara özgür ve onurlu insan olmanın yanıtını veriyor.

Figen Yüksekdağ, üç gerilla evladını kaybeden Kürt bir ananın üç ateşi, üç yarası oldu. Üç farklı dağ eteğinde mezarsız yatan üç gerillanın gecelerinde yanan mum ışığı oldu. Üç farklı dağ eteğinde esen Kürt özgürlük rüzgarı oldu.

Emeğini savunan, toprağını ve ağacını suyunu koruyan, Kürtçe şarkı söyleyen, Newroz kutlamalarına katılıp tutuklanan, zindana yollananların sayısının fazlasıyla olduğu günlerde muktedirlerin karşısında dik durup adalet, hak ve özgürlük arayanların cesur sesi olmak, özgürlüğün kadın devrimci sözü olmak, Figen Yüksek Dağ olmak, direnişçi onurlu insan olmak...

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.