30 yıllık işkence izlerini taşıyor

Kadın Haberleri —

2 Ağustos 2020 Pazar - 13:39

  • Yüzündeki her çizgi işkence, göç, yoksulluk ve baskı izlerini taşıyor. 90’lı yıllarda işkenceyle başlayan sürgün hikayesini anlatan Heybet Akkuş, kendisini en çok parçalı duruşun üzdüğünü belirtiyor ve ekliyor: Yeter artık, birleşin!

HİKMET TUNÇ
JINNEWS/WAN

Kürt halkının varlık, özgürlük, kimlik mücadelesinin yükseldiği 1990’lı yıllarda, yoğun bir şekilde asimilasyon, sürgün, köy boşaltma, kaybetme, gözaltında işkence, taciz, tecavüz politikası uygulandı. Wan’da yaşayan 70 yaşındaki Heybet Akkuş da 90’lı yıllarda göçertilen yüz binlerce Kürt’ten sadece biri. Şehir merkezindeki bir parkta rastladığımız Akkuş, hikayesini anlattı.

Sigara izleri hala duruyor

90’lı yıllarda JİTEM elemanları, Şirnex’ın Bêşebab ilçesinde yaşayan abisini almaya gelir ancak bulamayınca kendisini gözaltına alır. Heybet Akkuş günlerce işkenceye maruz kalır. O günlere ilişkin Akkuş, “Abimi aradıklarını, yerini söylemezsem, beni alacaklarını söylediler. Ben de onlardan korkmadığımı söyledim. Beni darp ederek gözaltına aldılar. Gözaltına alındığım yeri bilmiyordum, çünkü gözlerimi kapattılar. Sonra falakaya yatırdılar. Ellerimi arkadan bağlayıp vücudumda sigara söndürdüler. Günler sonra hiçbir şey bulamayınca beni serbest bırakmak zorunda kaldılar. Aralarında biri vardı, küfrediyordu sürekli. Gözaltından çıktıktan sonra günlerce kendime gelemedim. Vücudumda hala sigara izleri var” diye anlattı. 
 
Devlet, zulmüyle uyandırdı

Gözaltından çıktıktan sonra günlerce uyuyamadığını ifade eden Akkuş, “Bana işkence edenler gözümün önünden bir türlü gitmiyordu. Düşününce o anı hala yaşıyor gibiyim. Çok zulüm işkence gördüm. Hem devlet tarafından, hem amcam tarafından sürekli şiddete maruz kaldım. İşkenceden sonra Kürt olduğum gerçekliğiyle yüz yüze geldim. Daha önce yaşadıklarımıza bilinçli bir şekilde yaklaşamıyordum. Devlet aslında kendi eliyle Kürtleri uyandırdı” ifadelerini kullandı. 
 
Önce Colemêrg’e, oradan Wan’a

Ailesi gördüğü zulüm nedeniyle artık Bêşebab’ta kalamayacak duruma gelir. Colemêrg’e göç ederler, ancak Türk devleti burada da peşlerini bırakmaz. Bu arada eşi vefat ettikten sonra yoksulluk da başlayınca yönlerini Wan’a çevirirler. Kızı evlenince de Tetwan’a yerleşirler.

Parçalı duruş diğer yarası

Wan’da birçok akrabası olduğunu belirten Akkuş, “Arada bir Wan’a geliyorum” dedikten sonra sözü, Kürt halkının güçlenmesinin önünü alan parçalılık sorununa getiriyor.
“Evet, devlet bize zulmetti ama bizim yaşam alanımızı daraltan Kürtlerin içindeki parçalılıktı” diyen Akkuş, bu duruşun kendisini çok üzdüğünü söyledi. Bu kadar zulümden sonra artık herkesin tek yürek olması, birlikte hareket etmesi gerektiğini dile getiren Akkuş, görüşmemizin sonunda, “Yeter artık, birleşin! Daha kaç kişinin işkenceden, baskıdan geçmesi gerekiyor? Daha kaç kişinin ölmesi gerekiyor?” diye sordu.  

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.